DENİZ TEKİN/MA

Sosyal medya hesabından 'Kürdistan' yazılı bir kalp fotoğrafı paylaşan üniversite öğrencisine “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. 

Erzincan Üniversitesi’ne bağlı Kemaliye Meslek Yüksekokulu’nda okuyan S.B. (22) isimli öğrenciye sadece sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım nedeniyle 15 ay hapis cezası verildi. Söz konusu paylaşım ise çözüm sürecinin henüz devam ettiği 2013-2015 yıllarında kendi adına kayıtlı Facebook hesabından Kürt şair Cegerxwîn’e ait "Kurdino! bibin yek; eger hûn nebin yek, hûn e herin yek bi yek" (Kürtler! birlik olun; eğer birlik olmazsanız, tek tek gidersiniz” sözü ile birlikte paylaştığı içerisinde 'Kürdistan' yazılı kalp şeklindeki bir görsel.

 2017 yılında kaldığı KYK Kemaliye Kız Öğrenci Yurdu müdürünün, kullandığı sosyal medya hesabını incelemesi sonrasında S.B. hakkında 'Kürdistan' geçen paylaşımlarıyla ilgili disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma kapsamında ifadesi alınan S.B.’nin yurt ile ilişiği kesildi. Bununla yetinmeyen yurt müdürü, hakkında tutanak tuttuğu S.B.’nin paylaşımlarına ait ekran görüntüsü ile birlikte Kemaliye ilçe Emniyet Müdürlüğü’ne ihbarda bulundu.

5 yıl hapis istemiyle dava

Bu ihbar üzerine Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı, S.B. hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında polis ifadesi alınan S.B., her iki paylaşımı da kendisinin yaptığını ancak bunun suç olduğunu bilmediğini belirtti. Yine S.B., hakkında geçtiğimiz Şubat ayında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 1 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İddianamede S.B.’nin 'Kürdistan' ifadesini içeren paylaşımlarla örgütün eylemlerini meşru gösterdiği, böylece basın ve yayın yoluyla “örgüt propagandası yapmak” suçunu işlediği ileri sürülerek, cezalandırılması istendi.

Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyen S.B. beraatını istedi. Davanın Mayıs ayında görülen duruşmasında kararını açıklayan mahkeme, “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla S.B.’yi 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ancak duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildi.

'Şiddete çağrı' olarak gösterildi

S.B.’nin 'Kürdistan' yazılı görseli paylaşmasını suç unsuru olarak kabul eden mahkeme, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: “Sanığın ülkenin bir kısmından ‘Kürdistan’ olarak söz ederek bölücülük yaptığı, halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı kışkırttığı, PKK örgütünün Türkiye’nin bir kısmında ‘Kürdistan’ devleti kurma nihai hedefinin sanık tarafından benimsediği. Bu örgütün ve aynı amacı taşıyan bu örgütün uzantısı diğer örgütlerinin Türkiye'ye yönelik eylemlerinin açık ve yakın tehlike teşkil etmeye devam ettikleri, bu örgütlerin silahlı mücadeleyi benimsedikleri ve bu amaçla siyasal hedeflerine ulaşmak için silahlı terör faaliyetlerinde bulunduklarının sabit olduğu. Bu nedenle sanığın paylaşımlarının; aleni bir ortamda terör örgütünün cebir, şiddet içeren yöntemlerini meşru gösterdiği ve övdüğü ayrıca bunlara başvurmayı teşvik edici nitelikte olduğu.

 Sanığın kastının ifade özgürlüğünü aşacak biçimde örgütünün zarar verici, cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru göstermek ve övmek olduğu.  Paylaşılan yazının şiddete çağrı, tahrik, teşvik edici ve silahlı direnişe davet şeklinde, saldırgan davranışlar ve duygular oluşturacak bir nefret söylemi ve doğrudan ya da dolaylı bir şekilde şiddete çağrı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sanığın bu şekilde örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği kanaatine varılmış”.

Kürdistan demek suç değil

S.B.’nin avukatı Mehdi Özdemir, 'Kürdistan’ın suç teşkil edecek şekilde mahkûmiyet kararına dayanak olarak gösterilmesinin düşünce ve ifade hürriyetinin açık bir ihlali olduğunu söyledi. Özdemir, "Kürdistan sözü şiddet içerecek, yasadışı örgüt propagandası olabilecek, bu anlamda risk,  oluşturabilecek, şiddetin göstergesi olarak değerlendirilebilecek bir ifade değildir. Bu nedenle müvekkilimin paylaştığı Kürdistan’ın sözcüğünün suçlama konusu yapılmaması gerekiyor” dedi.

Yerel mahkemenin müvekkili hakkında verdiği karara karşı bir üst mahkeme olan Erzincan 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduklarını ifade eden Özdemir, itirazın sonucuna göre dava dosyasını Anayasa Mahkemesi’ne (AYM), gerektiği durumda da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını belirtti.

ERZİNCAN