Son tabloda ortaya çıkan şu: Erdoğan ya Türkiye tarihi açısından paradoks bir adım atacak;

Ya da Erdoğan'ı bitirecek güçler harekete geçecekler.
Nasıl bir paradoks?
Sözün kıymetinin tükendiğini gözlemliyoruz.
Sıralamak istemiyorum ama, Erdoğan çok şey söyledi!
Türkiye için, ordunun manevra alanını kıstı, polisiye bir devlet aygıtı yükseldi.
Kürdistan'da ise ordu ve jandarmanın işgalci rolü kurumsallaştı.
Artık askeri harekatlar, normal haberler olarak yansıtılıyor.
Herhangi bir ordu gücünün Kürdistan'daki hareketliliğinin haberiyle, bir tiyatro oyununun sahneye konması haberi arasındaki uçurum kapanıyor.
Kürdistan'da "katl" sosyal bilinçte kanıksatılıyor.
Bundan dolayı da Erdoğan hızlı bir biçimde "tükeniyor".
Kürdistan yolunda testilerin tümü kırıldı.
Yakın tarihte Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz'ın kolonyal faşist yönetimleri düştü.
Baykal'ın siyasal ömrünü bir haftada tükettiler.
Onlar tarihi kırmadılar.
Türkiye'nın Kürdistan'daki ömrünü uzatmak için yola devam ettiler.
Erdoğan da bunu yapıyor.
Bundan dolayı da, işgalci tarihi kıracak adım atmazsa, o da gidecek.
Nasıl mı?
İki video yayınlanarak;
Erkek çocuğunun nasıl milyonerleştiğini ortaya koyacak yolsuzluk belgeleri yayınlanarak;
Ya da, olması tahmin edilmeyen bir görüntünün basına yansımasıyla…
Bunları kim yaptıracak?
Kürdistan'ın gücü.
Ve O'nu Türkiye'yi Kürdistan yükünden kurtarmak için görevli kılan, güçlerin toplamı.
Ve önemlisi, Kürt halkına karşı kışkırtılan ve Türk ırkçılığına mahkum edilerek, savaş psikolojisine hapsedilen Türk emekçilerinin "gizli kızgınlığı".
Böylece Erdoğan kalmak için sadece paradoksal bir yol izlemek zorunda kalıyor.
Konuşarak değil.
Türkiye tarihine ters bir tablo ile ortaya çıkarak;
Cemil Bayık'ı Ankara'ya davet edip, onu devlet töreniyle karşılayarak;
Demirtaş'ı Kürdistan'ın siyasi temsilcisi olarak kabul ederek;
Bir helikopterle Kandil'e uçarak;
Ya da bir basın toplantısına Öcalan ile çıkarak;
Bir gecede, Mustafa Kemal'in tüm büstlerini kırdırıp, Kürdistan dağlarındaki "Ne mutlu Türküm diyene" sloganlarını sildirerek;
Kürt dilini Kürdistan'da "resmi dil" olarak kabul ederek…
Bunlar ve benzeri keskin bir viraj Erdoğan'ın kalması için"yeni bir başlangıç" olabilir.
Beyanatlar değil.
"Paketler"le ilgili sürprizler hiç değil.
Biliniyor:
Kürdistan'daki travmanın sona ermesi için aktif rol almayanlar diskalifiye edildiler. Kürdistan'da da öyle oldu.
Türkiye'de de.
Teorik sığınakları korunak edinenler yolda kaldılar.
Biliniyor, "Teori gri, hayat yeşildir." (Lenin)
Aslında yazmak istediğim: Kürdistan'daki tarihi çarkın insafsız olduğu.
Kürdistan'da toplumsal kurtuluşa ayak uydurmayanlar, yolda kaldı.
Türkiye'de Kürdistan'a ayak uydurmayan yönetimlerin sonu  geldi.
Ya Erdoğan'ın "sonu"?