Uluslararası yasalara uyun ve BM Kayıplar Sözleşmesi'ni imzalayın" çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nin Perşembe günkü oturumlarında Zorla Kaybedilenler Çalışma Grubu Türkiye’deki incelemelerinden tespitleri ve gözlemleri içeren raporunu sundu. BM Çalışma Grubu Başkanı Houria Es-Slami tarafından açıklanan rapor dikkat çekici tespitler içeriyor.
Bakanlar heyetle görüşmedi
Houria Es-Slami, 14-18 Mart tarihleri arasında Türkiye’ye yaptıkları ziyaret sırasında hükümet yetkilileri ile de görüşmek istediklerini ancak bakanların kendileriyle görüşmediğini söyledi.
90'lı yılların Türkiye'sine benziyor
Ziyaretleri boyunca bölgede yürütülen askeri operasyonlara tanık olduklarını ve sokağa çıkma yasaklarına dikkat çeken Slami, ülkede son dönemde yaşananların 1998 yılındaki raporlara taşınan durumla benzerlik taşıdığını söyledi.
Onlarca insan gözaltında kaybedildi
Gözaltında yaşanan kayıplara da değinen Slami, geçmişte yaşanan 202 kayıp iddiasını ve güncel olan 79 kaybın akıbetini Türk yetkililere sordukları bilgisini paylaştı. Gözaltında kayıp edilenlerin çoğunun PKK’ye üye olduğu ileri sürülerek evlerine düzenlenen baskın sonrası gözaltında alınan kişiler olduğunu söyledi. Slami, bu kişiler arasında muhalif gazeteciler ve partilere üye insanların da olduğunu ekledi.
Cenazeler teslim edilmiyor
"Terörle mücadele kayıplara ve infazlara gerekçe olamaz" diyen Slami, ziyaret esnasında bölgede gördükleri manzaradan ciddi bir şekilde rahatsız olduklarını belirtti. Slami, insanların çatışmalar esnasında kaybettikleri yakınlarının cenazelerine ulaşmadıklarının altını çizdi.
Türkiye yasalara uymalı
BM uzmanı, güvenlik ve terörle mücadele adı altında yaşanan ihlallerin görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’yi uluslararası yasalara uymaya çağırdı.
Türkiye’nin yaşanan kayıplara ilişkin sorumluluk alması gerektiğini ve bu konuyla yüzleşmesi gerektiğini ifade eden Slami, "Gelecekte bu durumlar bir daha karşılaşmak için bugünden başlayarak bu konuyla yüzleşmek gerek” dedi.
Kayıplar Sözleşmesi imzalamalı
Kürdistan’da yaşanan askeri operasyonların insan hak ihlallerine zemin hazırladığını belirten Slami, Türkiye’yi BM’nin Zorla Kayıplar Sözleşmesi'ni imzalamaya çağırdı.
Êzîdî kadınlar Türkiye’de satılıyor
İnsan hakları temsilcisi ayrıca DAİŞ tarafından esir alınan Êzîdî kadınların Türkiye’de satıldığına dair belgelere ulaştıklarını da açıkladı. Yine Şengal saldırısının ardında Türkiye’ye sığınan insanlar üzerinden insan ticareti yapıldığına dikkat çekti.
Türkiye aynı savunmada ısrarlı
Ancak Büyükelçi Mehmet Ferden Çarıkçı başkanlığındaki Türk heyeti, 'terörle mücadele ediyoruz' yalanına sarılarak yapılanları savunmaya devam etti. Türk devletinin resmi tezlerini ortaya koyan Çarıkçı, sivillerin diri diri yakıldığı, çocukların acımasızca öldürüldüğü, kentlerin tümden yok edildiği askeri operasyonların 'tamamen sivillerin korunması için yapıldığını, kamu düzenini sağlamayı ve terörle mücadeleyi hedeflediği'ni ileri sürdü.
Çarıkçı ayrıca BM Çalışma Grubu'nun raporlarında PKK'den 'terör örgütü' olarak söz etmemesine oldukça içerlemiş (!). Çarıkçı, PKK'nin siyasal ve toplumsal bir özgürlük hareketi olduğunun artık daha fazla kabul edildiği gerçeğine karşı 'esefle kınıyorum' demeyi tercih etti.
Ayrıca OHAL'in de Anayasa'ya ve tüm uluslararası yükümlülüklere uygun olduğunu söyleme gafletini gösterdi.
Cenazelere yapılanları savundu
Çarıkçı, cenazelere yönelik insanlık dışı uygulamaları muameleleri ise "cenazelerin kalkan olarak kullanılması" iddiasıyla savundu.
CENEVRE