
ANF’ye konuşan PAJK Koordinasyon Üyesi Zilar Sterk, Türk devletinin soykırımcı, inkar imha siyasetine Kürt halkının “Bu siyasete artık boyun eğmeyeceğim” dediğini belirterek, Kuzey Kürdistan’da ilan edilen öz yönetimlerin bir dönüm noktası olduğunun altını çizdi.
“Aslında Kürt halkı kendi demokratik çözümünü geliştirmeye karar verdi” diyen Sterk, “Bu bir haktır ve bu karara sonuna kadar sahip çıkacağız, öncüsü ve fedaisi olacağız” dedi.
Gerçek demokrasi örneği
Öz yönetim modelinin gerçek demokrasiyi ifade ettiğini söyleyen Zilar Sterk, öz yönetim modelini şu sözlerle anlattı: “Demokratik yerel öz yönetim sistemi, gerçek bir demokrasi, radikal bir demokrasi örneği oluyor. Temsili değil, birilerinin aracılığıyla değil, direkt kendisinin günlük politika belirleyerek, kendisini yöneteceği bir demokrasi örneği oluyor. Yeni bir demokratik toplumsal doku olarak, köy ve mahallelerde komün sistemlerini geliştiriyor. Demokratik halk meclislerini, kadın meclislerini oluşturuyor. Oluşturduğu komün ve meclislerde, isteyen herkese yer veriyor. Rengarenk bir halk demokrasisi gelişiyor. Bu anlamda hem Kürdistan hem bölge, giderek dünya için, yeni bir uygulama deneyimi; Kürdistan tarzı bir demokrasi anlayış ve uygulaması oluyor.”
DAİŞ vahşeti Kuzey’e taşındı
Devletin böyle bir demokrasi adımına 90 yıllık inkar ve imha siyaseti ile cevap verdiğini, inkarcı ve intikamcı yaklaştığına dikkat çeken Sterk, “Devletin şu anda yaptıkları, faşist DAİŞ çetesinin Kobanê’de yaptıklarına doğru evriliyor. Aynı uygulamalardır. Zaten Kobanê’de de DAİŞ-AKP ortaklığı vardı. Orada başaramayınca, şimdi de Kürdistan’ın Bakur’una bu vahşet savaşını taşıdı” dedi.
Gerilla Ekin Wan’ın cenazesine yapılan işkenceye de sert tepki gösteren Sterk, yaklaşık bir aydır YPG/YPJ savaşçılarının Kobanê sınırında bekletildiğini de anımsatarak, “Bu insanlık dışı vahşi uygulamaların karşılığını pahalı ödeyecekler. Değerlerimize böyle hunharca yaklaşanlardan intikamımızı alacağız” ifadesinde bulundu.
Referandum önerisi
Erdoğan ve AKP’nin 7 Haziran’da iradesini ortaya koyan halkı cezalandırdığına dikkat çeken Sterk, “Türkiye ve Kürdistan’da herkes bu cezalandırmaya karşı çıkmalı, herkes isyan etmelidir. Türkiye kamuoyunun, genel seçimler için değil de, tartışmaya giren cumhurbaşkanının meşruluğu için, acilen bir referanduma gitmeyi gündemine almasına ihtiyaç doğmuştur. Halk, bu zıvanadan çıkmış yönetimin kahrını daha fazla çekmek zorunda değil” diye konuştu.
Türkiye’nin diktatör kanunlarına değil de demokrasi ilkeleri çerçevesinde yönetilmesi için Türkiye’de yerel, özerk yönetimlerin geliştirilmesi önerisinde bulunan Zilar Sterk, başta kadınlar ve gençler olmak üzere Türkiye halklarını kendi demokratik sistemini kurmaya, öz yönetim ilan edilen merkezlerdeki direniş tutumuna katılmaya ve sahip çıkmaya çağırdı.
ANF/BEHDİNAN