29 Şubat 1959 yılında, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) Bilimler Akademisi Ortadoğu Bilimi Enstitüsü Leningrad Bölümü Başkanı Iosif Abgaroviç Orbeli, bir kararname çıkarır. Bu kararnameye göre 1959'un 1 Mart'ında Kürdoloji Grubu, İran Çalışma Grubu'ndan ayrılıştırılıp Ortadoğu Bilimi Enstitüsü bünyesi altında kendi başına bir çalışma merkezi haline getirilir. Bu gelişme, Rusya'daki Kürdoloji çalışmaları açısından bir milat niteliğindedir.
Tarih, kültür, dil, etnografya gibi konularda araştırma ve incelemeler yapmak, bu merkezin başta gelen çalışmaları olarak belirlenir. Grubun başkanlığını da bilim dalında altın madalyalara sahip olan ünlü Sovyet akademisyen Orbeli üstlenir. Orbeli, Kürt akademisyan ve araştırmacıları, kendi denetiminde bir araya getirir.
1 Mart 1959'dan itibaren...
Prof. Zera Yusûpova, Qanatê Kurdo'nun 90. yaş günü nedeniyle derlenen kitaba yazdığı önsözde Orbeli'nin Kürdoloji Bölümü'nün kurulması için verdiği emirnameyi şöyle ifade etmektedir: "Bir Kürt bölümünün kurulmasına ihtiyaç vardır. 1 Mart 1959'dan itibaren Kürtlere ilişkin çalışmaların diğer bölümlerden ayrılıp özgür bir bölüm olmasını emrediyorum. Yeni oluşturulacak Kürdoloji bölümü, kurumsal olarak benim sorumluluğum altına girip şu Kürdologlardan oluşacaktır: Qanatê Kurdo, I.I. Tsukêrman, M.B. Rudênko, J.S. Musaêlyan, Z. A. Yusûpova, K. R. Eyûbî, Celîlova C. Bu grup, Kürt tarih, kültür ve dili ile ilgili bütün sorunları araştırıp incelemeli ve bu konularda çalışmalar yürütmelidir."
İlk Bölüm Başkanı
Iosif Abgaroviç Orbeli, 1887 Mart ayında Gücistan'ın Kutaisi kentinde dünyaya gelir. 1911'de Petersburg Üniversitesi'ni bitirir. Aynı üniversitede 1914'ten 1931'e kadar doçentlik ve profesörlük yapar. 1920'de, dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Ermitaj Müzesi'nde çalışmaya başlar ve burada Doğubilimi Bölümü'nü kurar. Kurduğu bölüm, o dönemde SSCB'deki en büyük doğubilimi merkezidir. Orbeli aynı zamanda, 1934'ten 1951'e kadar Ermitaj Müzesi'nin başkanlığını da yürütür. İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Leningrad'ın kuşatılması döneminde, Ermitaj'ın paha biçilmez eserlerini korumak için tedbirler alıp bütün ürünleri Sverdlovski kentine taşıtır. Savaş sonrası ise Ermitaj'ın yıpranan ve bozulan kısımlarını yaptırıp müzeyi yeniden kurar.
Araştırmayla geçmiş bir ömür
1955 ve 60'larda Leningrad Devlet Üniversitesi Doğu Bilimi Fakültesi'nin dekanlığını yapan Orbeli, 1956 ve 61'de ise SSCB Bilim Akademisi Asya Halkları Ensitüsü Kürsüsü'nün başkanlığını yürütür. Kafkas bilimi ve Ortaçağ'da Ortadoğu kültürü konularında çalışmalar yapar. Sasani ve Selçuklular'la ilgili değerli eserleri gün ışığına çıkarır.
Orbeli, öğrencilik yıllarında N. Y. Marra'nın en büyük destekçilerinden biridir. O dönemde, şu anda Kürdistan'ın kuzeyindeki Kars sınırları içinde bulunan Ani'de arkeolojik araştırmalar yapar. Ermenilerde Ortaçağ, Ermenilerin eski yazı bilimi ve Gürcü tarihine ait arkeolojik eserlere dair çalışmalar yürütür.
Orbeli aynı zamanda pedagoji alanında da ün yaparak Sovyet Kafkas Bilimi Okulu'nu kurmuştur. 1943-1947 arasında Sovyet Ermenistan Bilimsel Akademisi Başkanlığını da yapmıştır.
Moksê gezisi ve Kürtlerle tanışma
Orbeli, Kürtlerle ilgili araştırmalarına ise daha öğrenciyken, 1911 yılında başlar. O dönemde Petersburg Doğu Dilleri Fakültesi'ni yeni bitirmiştir. Van'ın Moksê (Gevaş) ilçesine, Ermeniler arasında araştırmalar yapmak amacıyla gider. Ordixanê Celîl Hoca, Orbeli'nin bu gezisini şöyle anlatır: "Başkanım, akademi hocam I. A. Orbeli'dir. O, kendi dalında erişilmez bir birikime sahipti. 1911-12'lerde Kürdistan'a, Van kentinin Moksê ilçesine gitmiştir ki Ermeni dili ve şiveleriyle ilgili çalışma yapabilsin. Fakat Moksê'ye vardığında görüyor ki, Ermenice'den daha çok Kürtçe konuşulmaktadır. Bunun üzerine Rusya Bilimler Akademisi'nden burada kalmak için izin alır. Fakat o yıl Van'a döner, daha sonra yaz mevsiminde yeniden Moksê'ye gidip orada Kürtler ve Ermenilerle ilgili çalışmalar yürütmeye devam eder..."
Mamoste Ordixanê Celîl, Orbeli'nin bu derece Kürtlerle ilgilenmesini şöyle yorumlamaktadır:
"Doğrusunu söylemek gerekirse, o insanın kanında Kürt kanı vardı. Zaten annesi Argûtsiyanlarlardanmış. Argûtsilerin de kökü Îvanê Zakarê Çepildirêj'lere kadar uzanır ve Gürcistan Kraliçesi Tamara Hanım döneminde Gürcistan Krallığı'nın en büyük komutanlarındandırlar. Fakat hiç kimse bundan bahsetmez. Bu konuşma bir sohbette kendisi tarafından dile getirildi; bir seferinde de eşi Kanilya Vasilevya, Orbeli'nin ölümünün ardından bana onun Kürt soyundan geldiğini söyledi. Bunlar bir tarafa ama önemli olan, Orbeli'nin Kürtlerle ilgilenmesidir. O dönemde İranoloji Birimi içerisinde olan Kürdoloji Grubu, onun çalışmalarıyla kendi başına bir grup haline getirilir. Kürdoloji'nin ilk başkanı da 1961 yılında ölümüne kadar oydu, fakat işlerin büyük bir bölümünü Mamoste Qanatê Kurdo yürütüyordu."
'Doğu'da üç büyük şair biliyorum...'
Orbeli, Moksê'de sadece Ermeni kültürüyle ilgili araştırma yapmaz, aynı zamada Kürtçe öğrenmeye başlar. Kürt diliyle ilgili araştırmalar yapıp birçok Kürtçe efsane, hikaye, kilam (şarkı), masal, bulmaca ve tekerleme toplar. Orbeli, Moksê'de geçirdiği üç aylık sürede Kürt halk edebiyatıyla ilgili birçok metin hazırlayıp daha sonra bunları birkaç ciltte, Kürt Dili Sözlüğü ve Kürt Halk Edebiyatı adı altında yayımlar. Aynı zamanda Kürtlerle ilgili birçok kapsamlı yazı ve makale de yazmıştır. Ordîxanê Celîl, bu konuda da şunları söylemektedir:
"Birçok yazısı bulunmaktadır. Büyük şair Nizami Gencewî'nin yaş gününde uzun bir yazı yazmıştı. Yazısında şunları diyordu: 'Ben Doğu'da üç büyük şair biliyorum. Biri Şota Rustavelli, biri Nizamî Gencewî, biri de Ehmedê Xanî.' O yazısında, 'Kürt halkı en akıllı ve değerli evlatlarından Nizami Gencewî'yi yitirmiştir' diyordu..."
1961'de veda etti
Iosif Abgaroviç Orbeli, 2 Şubat 1961'de hayata veda eder. Dilbilimci Zara Yusûpova, Orbeli'nin ardından şöyle yazar: "O Kürtleri çok severdi, her zaman bize büyük destek verirdi. Kürt gençleri geldiği zaman onlara yardım ederdi ve onların okumasını isterdi. Ayrıca Kürtlere ilişkin çok kapsamlı çalışmaları da vardı."