
Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili resmi açıklaması ise, „Tesisten geçmişte de benzer amaçla istifade edilmişti“ şeklinde oldu.
Türkiye’de dış politika konuları öteden beri siyasal tartışma konusu yapılmaz ve kamuoyunu bilgilendirme gayretine hiç girilmez. Bu iş gündeme geldiğinde de bu gelenek yine bozulmamış ve konu bu kısa açıklamayla geçiştirilmişti.
Halk tepkili
Füze Savuma Sistemi ya da Füze Kalkanı olarak adlandırılan sistemin parçası olarak, Türkiye’ye erken uyarı radarlarının yerleştirilmesine ilk tepki ise Kürecik halkından geldi. Bu çerçevede Kürecikte Füze Kalkanı‘na Hayır Platformu etrafında örgütlenen yöre dernekleri, çeşitli sivil toplum örgütleri, sendika ve siyasi parti temsilcileri, İstanbul ve Kürecik’te çeşitli protesto eylemleriyle tepkilerini ortaya koydu.
Kürecikte Füze Kalkanı’na Hayır Platformu’nun İstanbul’daki sözcüleri, Kürecik halkının kalkanı neden istemediklerini anlattı.
Bölge hedef haline gelecek
Öncelikle konunun gündeme gelmesiyle beraber kimsenin kendilerine tatmin edici bir açıklama yapmadığını belirten Kürecikte Füze Kalkanı’na Hayır Platformu üyelerinden İbrahim Duman, kurulacak füze kalkanı erken uyarı radar sistemiyle ilgili tüm bilgileri basından öğrendiklerini ifade ediyor. Kurulacak sistemle ilgili söylenti boyutunda bilgilere sahip olduklarını dile getiren Duman, „Kurulacak sistemin adının ne olduğu önemli değil. Önemli olan bölgenin hedef haline getirilmesi“ sözleri ile tepkisini gösterdi.
Barıştan yanayız
„Esas olarak, Bu sistem ne amaçla kuruluyor? Neden böyle bir ihtiyaç duyuldu? Niye böyle bir bölge seçildi? Bizim içinde bulunduğumuz bir savaş yokken biz durup dururken orada niye bir hedef haline geldik“ sorularının sorulması gerektiğini belirten Duman, „Füzeler Romanya’da burayı vurmayacaklar deniyor, ama kimse bunun garantisini veremiyor. Zira İran’ın bu konudaki açıklamaları çok net, ‘Bizim için tehlike olan her yer hedeftir’ diyor, durup dururken biz niye hedef haline getirildik? Soruyoruz“ diye sürdürüyor konuşmasını. Her şeyden önce insan öldürmeye odaklı böyle bir sistemi kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirten Duman, „Her ne kadar bu sistem Kürecik’e kurulacaksa da biz aslolarak Türkiye’nin veya dünyanın herhangi bir yerine böyle bir sistemin kurulmasına karşıyız. Sonuç olarak bu sistemler haksız savaşlara hizmet eden, insanlığa karşı sistemler. Duyarlı, dünyaya demokrat bir gözle bakan, barıştan yana olan bir kesim olarak bu sisteme karşıyız ve istemiyoruz. Sadece Kürecik halkı olarak değil ama madem burada kurulacağı ilan edildi, öncelikle Kürecik’te yaşayanlar olarak biz buna karşıyız“ sözleriyle devam ediyor.
‘Malatya bilinçli seçilmiştir’
Türkiye’nin Ortadoğu’da sürdürdüğü politikayı da eleştiren Duman, bir yandan Müslüman kardeşliğini savunan Türk Başbakanı’nın öte yandan da ‘kardeşim’ dediği liderlerin emperyalizm tarafından ezilmesine destek olduğunu belirtiyor.
Bunun dışında neden Kürecik’in seçildiği konusunun da çok önemli olduğunu vurgulayan Duman, „Bugün bu bölgede gerçekten kirli bir savaş devam ediyor ve bu savaştan kimin beslendiği ve yararlandığı da çok açık. Her gün insanlar ölüyor. Kürecik sol, sosyalist kökenden gelen ve genellikle Alevi- Kürt yoğunlukta insanlarımızın yaşadığı bir bölge. Ayrıca bu bölgeden hem Ortadoğu hem de Kürdistan coğrafyasına istedikleri gibi müdahale etme imkanı var. Malatya’dan sonraki hareketliliği biliyoruz, Malatya bir anlamda son noktadır ve bilinçli olarak seçilmiştir“ sözleriyle Malatya’nın stratejik önemde bir bölge olduğunu ifade ediyor.
Kürecik kanserle iç içe
Platform sözcülerinden İbrahim Polat ise, 60’lı yıllarda aynı yerde yine NATO’nun bir radar üssü olduğunu belirterek, „Biz bu olayı biliyoruz ve Küreciklilerin daha önce kurulan radar sisteminden edindiği zengin deneyimleri var! Bugün Kürecik halkı kanserle iç içe yaşıyor. Son yıllarda Kürecik’te hayatını kaybeden 4 kişiden 2’sinin ölüm nedeni kanser“ sözleriyle kurulacak radar sisteminin yaydığı radyasyon tehlikesine dikkat çekiyor.
Olayın siyasi, sosyal ve ekonomik birçok boyutu olduğunu belirten Köse Akgül de, radarların çevreye verdiği zararları şu şekilde ifade ediyor: „Bizim için en önemli boyutu siyasidir. Ama ekonomik boyutunu da görmezden gelemeyiz. Kanser vakalarındaki artışla beraber bölgedeki bazı bitki ve hayvan türleri de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Mesela, yöreye özgü bal armutu artık kuruma aşamasında, yine bazı kuş çeşitlerinde de azalma başladı.“
İstemiyoruz!
Diğer bir sorunun da radarları işletecek insan kaynağının yaratacağı olumsuzluklar olduğuna dikkat çeken İbrahim Dere ise, „Bu sistem doğal olarak insanlar tarafından işletilecek. Dolayısıyla bölgeye birçok ABD ve işbirlikçi asker, ajan vs. türünden insanlar yerleşecek. Biz bu insanların da bölgemizde olmasını istemiyoruz“diyor. Malatya ve çevresi yöre derneklerinin yer aldığı Füze Kalkanı’na Hayır Platformu, birçok sivil toplum örgütü, sendika ve siyasi parti temsilcilerinin de katılımıyla İstanbul ve Kürecik’te düzenledikleri eylemlerle kamuoyunu Füze Kalkanı hakkında duyarlı olmaya çağırıyorlar. Bu amaçla Malatya’da kitlesel bir miting düzenleyen platform, İstanbul’da da düzenledikleri basın açıklamalarıyla seslerini duyurmaya çalışıyor. Bu amaçla bu tür eylemlerinin devam edeceğini bildiren Platform sözcüleri, kamuoyunun konuya duyarlılık göstermesini bekliyorlar.
BETÜL KILIÇ/İSTANBUL
Füze kalkanına karşı yürüyüş
Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi yüzlerce kişi, Küreciklilerle birlikte füze kalkanına karşı çıkmak için radarın yapılacağı alana yürüdü. Yürüyüşte Türkçe, Kürtçe „Füze kalkanı istemiyoruz“ pankartı taşıyan kitle, „Füze kurma boşuna, yıkacağız başına“ ve „Kürecik halkı yalnız değildir“ sloganları attı. Yürüyüşün ardından, SGDF Başkanı Ali Tektaş açıklama yaptı. Tektaş, füze kalkanı projesinin coğrafyayı savaş sahası haline getireceğini söyledi. AKP Hükümeti’ne tepki gösteren Tektaş, „Füze kalkanı kurulması halklara kan, gözyaşı ve savaştan başka bir şey getirmeyecektir“ dedi. Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı. Gençler, eylemin ardından füze kalkanının kurulacağı radar üssünden Kürecik’e hareket etti.
DİHA/MALATYA