FİLİZ DENİZ HABER MERKEZİ Amed Newroz kutlamasında üniversite öğrencisi Kemal Kurkut’u öldüren polis hakkında açılan davanın üçüncü duruşması yarın görülecek. Anne Sincan Kurkut, “Her mahkemede yaramız yeniden kanıyor. Her defasında aynı acıyı yaşıyoruz. Adaletin geleceğine inancım yok. Oğlumu, Kemal’imi unutmayın” diyor. Anne Sincan Kurkut ile oğlu ve torunlarını ziyarete geldiği Almanya’da görüştük. Dünyaya gelen 8 aylık torunu “Kemal”i sarıp koklarken, yüreğindeki acı ve keder gözyaşına dönüşüyor. Torununun adının Kemal konulmasına sevinen ve aynı zamanda da kaderinin benzemesinden endişe eden Sincan, “Kemal’im gitti bir tek adı kaldı“ derken; torunu Kemal’i kucaklayarak bir parçada olsun avunmaya çalışıyor.   ‘Artık boş bir zindandayım’ Oğlunun katledilmesi ardından yaşadıklarını anlatırken “Benim için hayat bitti, artık boş bir zindanda yaşıyorum” diyen Sincan Korkut, o günleri şöyle anlatıyor: “Kemal bana Newroz’a gideceğini daha bir ay önceden söylüyordu. Ben de ‘Oğlum gitmesen iyi olur, ortalık çok karışık, bak abin Ercan sürgün oldu, Ferhat ihraç oldu’ dedim ama cevap vermedi. Gitmez diye düşünmüştüm.” Her sene Newroz yaklaştığı zaman aile arasında kimin kutlamalara katılacağının konuşulduğunu belirten acılı anne şöyle devam ediyor: “O yıl Newroz’a kim gidecek diye konuşurken hepimize derin bir sessizlik çöktü. Newroz gününün denk geldiği pazar günü Kemal evdeydi, ben gitmediği için sevindim. Meğer Newroz bir başka güne alınmış.” Sincan Korkut, Kemal’in katledildiği güne ilişkin yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Salı günü her zamanki gibi kalkıp işime gittim. Ben çalışırken telefon gelmiş. Arkadaşlar cevapsız aramaya baktılar ve kim olduğu belli değil dediler. Akşam eve geldiğimde ise dünya bir başka geldi bana. Kemal’in abisi Cihan, ‘Çarşıya gideceğim, işimiz var dedi ve gitti. Sonra eve gelip acı haberi verdiler…” Cenazeye saygı göstermediler Oğlunun ölüm haberiyle dünyası yıkılan Sincan Korkut’u oğlunun vahşice öldürülmesi kadar sonrasında yaşananlar da derinden sarsmış. “Oğlumu öldürdükleri yetmiyormuş gibi cenazesinde bize yapmadıklarını bırakmadılar” diyor ve şunları anlatıyor: “Kemal’i babasını yanına gömmek istedik ama izin vermediler. Cenazede suyu kestiler, elektriği kestiler. Biz kime ne yaptık? Benim oğlum kime ne yapmıştı ki bize bunu reva gördüler?” Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada davada yaşadıklarını da unutmayacağını söyleyen anne Kurkut, “Mahkemede oğlumu vuran katilin sesini duymamak için dışarı çıktım. Son duruşmada da dayanamayıp elimi masaya vurdum. Nerede adalet diye isyan ettim. Niye bizi süründürüyorsunuz dedim. Hakim, ‘Elini masaya niye vuruyorsun’ diye beni ikaz etti. Ben de ‘Siz benim oğlumu öldürdünüz, bu zorunuza gitmiyor da benim elimi masaya vurmam mı zorunuza gidiyor’ karşılığını verdim” dedi. Her mahkemede aynı acı Sincan Korkut, şimdiye kadar tutuksuz yargılan polis hakkında verilecek karar ile ilgili olarak adaletin gerçekleşeceğine inanmıyor. “Bu yüzden davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyacağız” diyor ve şöyle devam ediyor: “Her mahkemede bizim yaramız yeniden kanıyor. Her defasında aynı acıyı yaşıyoruz ve durmadan aynı şeyleri yaşamak çok üzüyor ve yıpratıyor. Ne zamanki bu topraklara adelet gelir, o zaman acımız hafifler.” Acılı anne Korkut’un son olarak bir de dileği var: “Oğlumu, Kemal’imi unutmayın.” Üçüncü duruşma yarın Amed Newrozu’nun kutlandığı Newroz Parkı’na gitmek isterken üzeri yarı çıplak olmasına rağmen ‘canlı bomba şüphesi’ iddiasıyla polisin açtığı ateşle vurularak öldürülen Kemal Kurkut davasının üçüncü duruşması, yarın (20 Eylül Perşembe) görülecek. Kurkut’u öldüren polis Y.Ş. hakkında “olası kastla insan öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle açılan dava Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.