- DAİŞ’in 2014’te Kobanê’yi işgal saldırıları sonrası başlayan protesto eylemleri sırasında Mardin’in Dargeçit ilçesinde katledilen ağabeyi Bilal Gezer için Dargeçit Polis Merkezi’ne giden Mehmet Emin Gezer sırtından vuruldu; belden aşağı felç kaldı.
- Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan 4 Polis Özel Harekat (PÖH) elemanı, “ceza verilmesine yer olmadığı” yönünde kararla aklandı. Avukatları, aslında suç da işlemediklerini söyleyerek Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay da suçsuz bularak ikinci kez ödüllendirdi.
AHMET KANBAL - MA/MARDİN
Kobanê eylemlerinde katledilen ağabeyinin faillerini sormak için karakola giden Mehmet Emin Gezer’i ağır yaralayan polislerden 4’ü hakkında “cezaya yer yok” kararını bozan Yargıtay, beraat istedi.
DAİŞ’in 2014’te Kobanê’yi işgal saldırıları sonrası başlayan protesto eylemlerinde 50’yi aşkın kişi yaşamını yitirdi, binlerce kişi gözaltına alındı. Bilal Gezer de tarihe ‘6-9 Ekim Kobanê Serhildanı‘ olarak geçen eylemlerde sırasında Mardin’in Dargeçit ilçesinde 7 Ekim’de katledildi. Bilal Gezer’in failleri etkin bir soruşturma yürütülmediği için ortaya çıkarılmadığı gibi, dosyası da gizli tutuluyor. Ağabeyinin faillerinin bulunmasını isteyen Mehmet Emin Gezer ise gittiği Dargeçit Polis Merkezi’nin önünde sırtından vuruldu. Kardeş Gezer, belden aşağı felç kaldı.
Olaya dair başlatılan soruşturma kapsamında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla haklarında Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılan 4 Polis Özel Harekat (PÖH) elemanı, savunmalarında “havaya ateş açtıklarını” iddia etti. Yargılama sırasında polislerin kaç adet ve hangi mermileri kullandığı tespit edilmesine rağmen Gezer’in vücudundaki merminin hangi silahtan çıktığının tespit edilemediği öne sürüldü. Yargılamayı 2016’da tamamlayan mahkeme, PÖH elemanları O.A., M.K., M.Ç. ve A.T. hakkında “ceza verilmesine yer olmadığı” yönünde karar verdi.
Cinayete gerekçeler sıralandı
Kararın gerekçesini olay öncesi ilçede olayların olması ve karakola dönük bombalı araçla saldırı yapılacağı yönünde istihbari bilgiye dayandıran mahkeme, “bölgenin özelliklerini” göz önünde bulundurarak, “meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş ile aşıldığının vicdani kanaatine ulaşıldığını” savundu. Kararın devamında, Dargeçit’te 1993’ten 2014’e kadar yaşanan çatışmalarda ölen polis ve askerlerin isimlerine yer verilerek, “bölgede yaşadıkları, tanık oldukları, çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle içine düştükleri psikolojik hal nedeniyle heyecanlanmaları, paniğe kapılmaları ve hatta korkmaları, bunun sonucunda da meşru savunma sınırını aşması beklenebilecek bir durum” olarak değerlendirdi.
Yargıtay ‘kaçınılmaz hata’ dedi
Karar sonrası Gezer ve avukatlar, kararın bozulup faillerin cezalandırılması talebiyle dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Faillerin avukatları ise beraat talebiyle Yargıtay’a başvurdu. Dosyaya dair kararını açıklayan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, fail avukatlarının talebini “yerinde” bularak, olayın “kaçınılmaz hata” sonucu yaşandığını belirtti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararında, “(…) sanıkların bölgede yaşadıkları, tanık oldukları, çatışmalarda ve bombalı eylemlerde arkadaşlarını kaybettikleri, yaşanılan olayların etkisiyle kendilerine yönelen saldırıları def etme amacıyla meşru savunma koşullarının oluştuğuna ilişkin kaçınılmaz bir hataya düşülerek işledikleri anlaşılmakla” değerlendirmesi yaptı.
Kararın devamında da faillerin meşru savunma nedeniyle beraatlarına karar verilmesi gerektiğini savunularak, şu ifadelere yer verildi: “(…) meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeni ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafisinin temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğü.”
Fail avukatlarının itirazını kabul edip mahkemenin “cezaya yer olmadığı” kararını bozan Yargıtay, dosyayı beraat yönünde karara bağlaması için tekrar yerel mahkemeye gönderdi.
Faillere çifte ödül
Mahkeme ve Yargıtay kararlarını değerlendiren avukat Ahmet Arıkan, Emin Gezer’e dönük “öldürülmek kastıyla” ateş açıldığını ve yaralanarak felç kaldığını belirtti. Olay yerinde uzun namlulu silahlardan çıkan 30’un üzerinde merminin tespit edildiğini ifade eden Arıkan, mahkemenin “cezaya yer olmadığı” kararının zaten ödül mahiyetinde; Yargıtay’ın kararının ise ikinci ödül olduğunu söyledi. Kararın hukuken açıklanamayacağını kaydeden Arıkan, ”mahkemenin kararının sanıkların eyleminin suç olduğu ancak içinde bulunduğu koşullar nedeniyle ceza verilmesine gerek görülmediği, Yargıtay ilamının ise yaşanan olayın bir suç olmadığı” anlamı taşıdığını dile getirdi.
Devlet güçleri tarafından işlenen suçlarda bir cezasızlık politikası uyguladığını belirten Arıkan, daha önceki olaylarda bir cezalandırma yoluna gidilmemesinden cesaret aldıklarını ifade etti.
Gezer: Adalet beklemiyoruz
Saldırıda ağır yaralanan Emin Gezer ise 14’e yakın polisin ateş ettiğinin tespit edildiğini, ancak sadece 4’ü hakkında dava açıldığını söyledi. Polislerin beyanlarında da silahsız olduğunun belirtildiği, ancak “ihbar” olduğunun söylendiğini kaydeden Gezer, “Dargeçit’in bir girişi var. Çıkışı da o zaman yoktu daha yeni yaptılar. Madem ihbar vardı girişi tutsalardı zaten bu tehlikeyi önlerlerdi. O nedenle bunların hepsi uydurma” diye konuştu. Davanın başından itibaren adalet yönünde bir beklentilerinin olmadığını dile getiren Gezer, şunları ekledi: “AKP iktidarından zaten bir adalet beklentimiz olmadı. Burada küçücük çocuğa da gidip sorsanız ülkedeki adaletsizliği size anlatır. Bu nedenle verilen karara şaşırmadık.”