
AKP yönetimindeki sömürgeci Türk devletinin, 83 gündür saldırdığı Nusaybin’de evleri yıkıp yakmaya devam ediyor. YPS’nin 25 Mayıs’ta silahlı güçlerini çektiği kentte, 31 Mayıs’ta katliam yapıldığı ileri sürüldü.
Mêrdîn’in (Mardin) Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde devam eden kuşatma kapsamında evler yakılıyor. Abdülkadir Paşa, Fırat ve Zeynel Abidin mahallelerine giren Türk devlet güçleri, evleri ateşe vermeye devam ediyor. Türk güçleri zırhlı araçları konumlandırdıkları noktalardan mahallelere yönelik top atışları gerçekleştirerek de evleri yıkıyor. Kanîka Mahallesi’nde evlerin ateşe verilmesinden kaynaklı yükselen siyah dumanlar Rojava’da nöbette olan gazeteciler tarafından da görüntülendi.
Önceki akşam JÖH elemanlarının bir binaya girdiği sırada meydana gelen patlamada 1’i ağır 2 JÖH elemanı yaralandı.
Katliam iddiası
DİHA’ya ulaşan ve halen ilçede bulunan bir kişi, 31 Mayıs Salı gecesi Yeni Mahalle ile Qamişlo kenti sınırında 20’ye yakın kişinin devlet güçlerince infaz edildiğini bildirdi. Söz konusu kişinin aktardığı bilgilere göre; ilçedeki zırhlı araçlardan ardı ardına yapılan “teslim olun” anonslarının ardından gece saat 22.00 sıralarında bir zırhlı aracın eşlik ettiği 4 ambulans sınır hattında yer alan Yeni Mezarlık mevkiine geldi.
3 gruba ayırıp taradılar
Sınır hattına gelen bu ambulansların kapılarının açılmasıyla birlikte içlerinde bulunan 20’ye yakın kişi araçlardan indirilerek 3 gruba ayrıldı. O anlarda ise yine biri zırhlı, diğeri sivil iki araç sınır hattındaki bu araçların yanına geldi. Bir süre sonra ise sivil araç bölgeden uzaklaştı. Bu araç uzaklaşır uzaklaşmaz 3 gruba ayrılan kişiler taranarak katledildi.
O esnada ambulanslardan birinin farlarının açık olması nedeniyle gerçekleştirilen infazı net bir şekilde gören tanık, infaz anında polislerden birinin ambulans şoförüne “Işıkları kapat aptal mısın sen?” diye bağırdığını da anlattı.
Cenazeler üst üste konulup yakıldı!
Söz konusu görgü tanığı, tanık olduğu o vahşet anlarını şu sözlerle anlattı: “Sonra da cesetleri üst üste atıp yaktılar. Bunu görebileceğimizi düşünmüş olabilecekler ki şüphelenip ‘İçeri girin’ diye bağırıyorlardı. Sonra da bulunduğumuz yöne bomba atar attılar. Sabaha kadar sokaklarımız bombalandı. Zırhlı araç da sabaha kadar o bölgede nöbet tuttu.”
Gece bunlar yaşanırken, sabah saatlerinde ise başka bir zırhlı aracın aynı bölgeye gelerek kalan delilleri de ateşe verdiğini söyleyen görgü tanığı, “Bu gerçekleri herkesin duymasını istiyorum” diye ifade etti.
Söz konusu görgü tanığının dile getirdiği bu iddialar üzerine halen kuşatma altındaki ilçede bulunan ulaştığımız kimi kaynaklar da, görgü tanığının anlatımlarını doğrulayacak bilgiler paylaştı.
ŞIRNAK
82 gündür Şirnex’e saldıran Türk devlet güçleri, ırkçı marşlar çalarak girdikleri kimi mahallerdeki önceden belirlenen bazı evleri, tek tek yakıp yıkmayı sürdürdü. Özellikle Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan birçok ev, patlayıcılarla havaya uçuruldu. Aynı mahallede bulunan bazı evler ise zırhlı araçlarla tek tek tarandıktan sonra ateşe verildi.
Yine İsmet Paşa, Gazipaşa, Cumhuriyet ve Aydınlıkevler mahallelerinde de bulunan bazı evler de daha önce hazırlanan bir listeye göre ateşe verildi. Yakılan evlere itfaiye ekiplerinin müdahalesine etmesine de izin verilmedi. Yakılan evlerden yükselen siyah dumanlar kentin semalarını kapladı.
Yeni Mahalle’de de iş makineleriyle sokaklara giren devletin güçlerinin yıkımı dün de sürdü.
GEVER
Türk faşizminin izleri
Türk devlet güçleri tarafından harabeye çevrilen Gever’de duvarlara nakşedilen Türk ırkçılığının simgeleri ve sloganları yetmemiş olacak ki Nazi faşizminin sembolü gamalı haç da çizilmiş. Geverliler ise devlet güçlerinin saldırılarına boyun eğmeyeceklerini söyleyerek, Gever’in kendi kimliğine sahip çıkacağını vurguladı. Irkçı yazılmaları duvarlardan silen aileler, “AKP’nin sonu da Nazilerin sonu gibi olacak” dedi.
Aynı ev yine yakıldı
Devlet güçlerinin 8 bini aşkın ev ve iş yerini yakıp yıktığı Gever’de her bir ev, 1990’lı yıllarda devletin soykırımcı politikalarının izlerini taşıyor. TSK tarafından 37’nci gününde “operasyonlar bitti” açıklamasının ardından talan edilerek ateşe verilen evlerden biri de 30 Ağustos 1993 yılında roketlerle vurularak yakılan Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Gözyanların evi.
Zihniyet değişmedi
Evlerinin 23 yıl öncede devlet güçleri tarafından yakılıp yıkıldığını söyleyen 35 yıllık devlet memuru Eşref Gözyan, aradan 23 yıl geçmesine rağmen devlet zihniyetinin değişmediğini söyledi. Gözyan, “Evimi daha önce de yaktılar, yıktılar. Ama bu sefer daha çok ağır saldırdılar. Sadece evimi değil bir kenti tamamen yakıp yıktılar. Evimin hali ortada zaten. Sadece evim değil çevrede gördüğünüz her evde aynı manzara var. Kurşun ve top mermisinin değmedik duvar yok. Bunu kim kabul eder?” diye sordu.
‘Gever diz çökmeyecek’
Devletin Gever’e diz çöktürmek istediğini söyleyen Gözyan, “Ama Gever hiçbir zaman diz çökmedi ve çökmeyecektir. Direnişten asla vazgeçmeyeceğiz. Bunların hesabını çocuklarımız soracaktır. Sözde burayı il yapacaklar. TOKİ‘lerle Suriyelileri ve Türkmenleri getirecekler bizi asimile etmek için ama bizi yerimizden yurdumuzdan çıkaramazlar” dedi.
Mexsûdava köyü de
HDP ve DBP heyeti, sıkıyönetimin birinci ayında devlet güçleri tarafından zorla boşaltılan Gever’e bağlı Mexsûdava köyünü ziyaret etti. Bu köyde de evler yıkılıp yakılmış.
Yardım engelleniyor
Colemêrg (Hakkari) Belediyesi’nin alan edilen Gever’e gönderdiği yardım TIR’ının ilçeye girişi Yeniköprü jandarma kontrol noktasında engellendi. Temel gıda malzemesi, çadır ve battaniye bulunan TIR’ın ilçeye girişinin engellenmesine hiçbir gerekçe gösterilmedi.
HABER MERKEZİ