ABD’nin başkenti Washington’da bu yıl ikincisi düzenlenen Kürt Konferansı, Kürt-Amerikan ilişkilerinde kritik bir eşiği ifade ediyor. DAİŞ’in Şengal’den sonra Kobanê’ye saldırması ve kısıtlı imkanlarına rağmen YPG'nin etkili direnişi ABD’yi ilk kez Kürt Hareketi'nin taleplerini düşünme noktasına getirse de Obama yönetiminden Kürt politikası konusunda stratejik bir değişiklik yapması beklemek için henüz çok erken.


Konferans önemli sonuçlara gebe

ABD’nin başkenti Washington’da HDP'nin organizesiyle Cuma günü yapılan Kürt konferansında; HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, YNK'li Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, Federe Kürdistan Hükümeti'nin KDP'li Washington Temsilcisi Karwan Zebari ve CHP’li Sezgin Tanrıkulu'nun ABD yönetimine Kobanê için net ve ortak mesajlar vermesi, katılımcıların büyük ilgisiyle karşılaştı.

Kobanê gündemi değiştirdi

İlki geçen yıl BDP tarafından düzenlenen Washington’daki Kürt Konferansı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da önemli sonuçlara gebe. Aylar öncesinden hazırlıkları yapılan "Ortadoğu’da Yeni Kürt Realitesi: Riskler, Beklentiler ve Fırsatlar" konulu konferansın gündemi gündemi normal koşullarda 'Çözüm süreci' olacaktı ancak konferans, DAİŞ saldırıları ile aynı günlere denk gelince, ağırlıklı olarak Kobanê direnişi öne çıktı.

Demirtaş programını yarıda kesti

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş da DAİŞ’in Kobanê saldırıları nedeniyle, 1 Ekim'de tamamlaması planlanan ABD programını yarıda keserek, konferansın hemen ardından Türkiye’ye döndü. Demirtaş, konferansta yaptığı konuşmada, "Konferansın programı çok önceden yapıldı ama şimdi sıcak gelişmeleri konuşmak durumundayız" diyerek DAİŞ’in Kobanê'ye yönelik saldırıları karşısında Türk devleti ile ABD ve müttefiklerinin takındığı tutumu ve bu ülkelerin Kürt politikasını eleştiren sert bir konuşmaya imza attı.


Çözüm süreci Rojava'yla bağlantılı
'Çözüm süreci' başlıklı oturumda konuşmacı olan HDP Milletvekili Nazmi Gür de "Kobanê şu sıralarda saldırı altındayken, burada çözüm sürecini konuşmakta zorlanıyorum” diyerek durumun ciddiyetini vurguladı. Gür ile Demirtaş konuşmalarında özce 'çözüm süreci'nin sağlıklı ilerleyebilmesinin Türk devletinin Rojava'ya yönelik tavrından geçtiğini söyledi. Kürt siyasetçiler, çözüm süreci ile Rojava Direnişi'nin birbiriyle sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurguladı ve "AKP hükümetine DAİŞ'i desteklemekten vazgeç yoksa Rojava'nın yanında Türkiye'deki Kürtleri de kaybedekceksin' çağrısı yaptı.

Tanrıkulu konuşma metnini değiştirdi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da önceden hazırladığı yazılı konuşma metnini değiştirmek zorunda kaldı. Tanrıkulu da Kobanê'ye destek mesajı vererek, "Burada olsak da kalbimiz Kobanê'yle" dedi.

İlgi oldukça yoğundu

Ulusal Basın Kulübü'ndeki konferans tam gün sürmesine rağmen oldukça büyük bir ilgi gördü. DAİŞ saldırıları, son zamanlarda ABD medyasının da yoğun olarak işlediği konulardan biri olunca, doğal olarak konferansa da ilgi büyüktü. Amerikan Kürt toplumunun üyeleri, akademisyenler, think tank/düşünce kuruluşları, siyasi danışmanlar, yabancı elçilikler ve medya mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği konferans, DAİŞ saldırılarının altındaki Kobanê’ye destek platformuna dönüştü.

Muslim 'durum kritik' deyince

Kobanê’deki acil durumu PDY Eşbaşkanı Salih Muslim'in Skypye aracılığıyla duyurmasıyla salonda moraller bir anda düştü. "Kobanê’de durum çok ciddi, bir kaç saat sonra bile ne olacağını bilemiyoruz" sözleriyle bölgedeki son durumu aktaran Salih Muslim, Kobanê’deki krizde Türkiye’nin tutumunu eleştirerek, "Türk devleti yüzümüze karşı başka konuşuyor ama görgü tanıklarına göre Türkiye DAİŞ’le işbirliği içinde" diye konuştu.

Kürtler yol haritası bekliyor

Konferansa katılan Kerkük Valisi YNK’li Necmeddin Kerim de Türk devletine seslenerek, bir an önce Kürtleri ikna edecek bir yol haritası ortaya koymasını istedi. Federal Kürdistan Hükümeti Washington Temsilcisi Karwan Zebari de, DAİŞ saldırıları sonrası sayıları artan sığınmacılar için uluslararası acil yardım çağrısı yaptı.


Demirtaş ABD'ye sert çıktı
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, son oturumda oldukça sert bir konuşma yaparak, kendisine gelen bilgilere göre ABD ile müttefiklerinin koalisyon güçlerine ait uçakların Kobanê üzerinden uçtuğunu ancak DAİŞ’e henüz saldırı yapılmadığını kaydetti. Demirtaş bu yönlü taleplerini Amerikalı muhataplarının yüzüne de söylediğini belirterek, "Kendileri de pratikte bir yanıt verebilirler" dedi. Demirtaş, daha sonra düzenlediği basın toplantısında, Kobanê'de binlerce kişinin katledilmesi riskinin bulunduğu uyarısında bulundu.

Konferans bitti bombardıman başladı

Konferansın ardından yapılan sohbetlerde de konu Kobanê’ydi. Pentagon’dan yapılan bir açıklamayı değerlendiren HDP heyeti ve akademisyenler, ABD Savunma Bakanlığı'nın açıklamasında "Uçaklarımız izliyor, durumun farkındayız" vurgusuyla, ABD'nin Kobanê'de de harekete geçileceğinin mesajını verdiğini söyledi. Konferanstan bir gün sonra ABD savaş uçaklarının Kobanê yakınlarındaki DAİŞ mevzilerini vurması bu tespiti doğruladı. Hatta Kobanê çevresindeki hava saldırıları kimi çevreler tarafından, "Obama yönetimi; HDP, KDP, YNK ve PYD temsilcilerinin taleplerini dikkate aldı" şeklinde yorumlandı.

Birlikten güç doğar

HDP’nin Washington gezisine ve organize ettiği konferansa katılan diğer parti temsilcilerinin de Rojava konusunda aynı talepleri dile getirmesi, ABD üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Bu da gösteriyor ki, Kürtler bir araya gelip ortak mesajlar verdiğinde sonuç alabiliyorlar. Bundan sonra da Kürtler bir araya geldiği sürece ABD ve tüm devletler Kürtleri dikkate almak zorunda kalacaktır, Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok!

WASHINGTON