İlk Kürtçe dergi olan Rojî Kurd’un çıkarılışının 100. yılı dolayısı ile Kürdoloji Çalışma Grubu derginin dört sayısını kitap olarak yeniden bastı. Kürt Ensitüsü yayınları tarafından çıkan Rojî Kurd birçok açıdan ilkleri taşıyor. Derginin Kürt uluslaşma hareketinin bir parçası olarak çıktığına dikkat çeken Kürdoloji Çalışma Grubu araştırmacıları, Rojî Kurd’un o güne kadar yayınlanmış Kürt yayınlarında kırılmayı ifade ettiğini söylüyor. Derginin farklı bir muhtevaya sahip olduğunun altını çizen grup, dergide Kürt tarihi, edebiyatı, dili ve kültürü üzerine önemli yazıların olduğunu ifade etti. Kürt Ensitüsü çalışanı Sami Tan ise dergide anadilde eğitim için çalışmaların olduğunu da kaydetti.


Hevî Cemiyeti çıkarıyor

Kürdoloji grubunun araştırmacılarından Tahir Baykuşak, Kürt basınının filizlenmeye başlandığı tarih olarak II. Abdülhamit yıllarına işaret ediyor.  O dönemde uluslaşma hareketlerinin Kürtler üzerinde de etkili olduğunu söyleyen Baykuşak, Kürt uluslaşma çabalarının bir parçası olarak ortaya çıkan yayınlardan biri de 1913’de Hevî Kürt Talebe Cemiyeti tarafından çıkarılan Rojî Kurd dergisi olduğunu ifade ediyor. Talebe Cemiyeti’nin üç dergi yayınladığını söyleyen Baykuşak, “İlki Yekbun onunla ilgili elimizde yeterli kaynak yok. Bizim ulaşabildiğimiz Rojî Kurd ve Hetawî Kurd. Rojî Kurd, 4 sayı çıktıktan sonra kapanıyor. Kapatıldığı iddiaları da var. Rojî Kurd’dan sonra Hetabi Kurd çıkıyor ve 10 sayı yayınlanıyor” diye konuştu.

Kürt basınında kırılma yaşanıyor

Rojî Kurd’un, basın tarihinde öncekilere göre bir kırılmayı ifade ettiğinin altını çizen Baykuşak, “Öncesinde çıkan bir Kürt Teavün ve Terakki gazetesi, tamamen meşruiyetçi ve Osmanlıcı. Kürdistan gazetesinde Kürtçe yazılar mevcut ama Osmanlı zihniyeti var. Rojî Kurd, kendisinden önceki gazeteler arasında bir kırılmaya işaret ediyor. İlk defa ciddi anlamda ulus bilincine sahip bazı yazarlar bunu direk ifade etmiyorlar ama milli bir hareketin oluşmasının temelini oluşturma çabası içindeler. Kürt tarihi, edebiyatı, dili ve kültürü üzerine bir çabaları var. Diğerleri ile karşılaştırdığımızda Kürdi rengi ve vurgusu yoğun” diye konuştu.

Amaç Kürt halkının bilinçlenmesi

Kürdoloji çalışma grubu araştırmacılarından Serhat Bozkurt da, derginin çıktığı yıllarda Kürdistan’ın bugünkü gibi sınırlarla bölünmediği için diğer parçalarından yazıların geldiğine değiniyor. Bozkurt, bu anlamıyla derginin önemli bir temsiliyeti olduğunu belirterek, derginin amaçları arasında şunların olduğunu ifade ediyor: “Birinci amaç Kürt halkının bilinçlenmesiydi. İkincisi Osmanlıca yani Arap alfabesinden Latin Alfabesi’ne geçiş istiyorlardı. Kürt tarihinin öğreniminin gerekli olduğunu ifade ediyorlar. Kürt büyüklerinin biyografilerini veriyorlar. Diğer yandan ekonomik gelişim için ticaretin geliştirilmesi ile toprağın kullanımı ile ilgili yazılar var.”

Kadın ilerlemenin ölçüsü

Derginin en önemli ilklerinden biri de kadının toplumsal konumuna değinmesi olduğunu ifade eden Bozkurt, dergideki yazılarda toplumun ilerlemesinin kadının toplumdaki yeri üzerinden tanımlandığına dikkat çekiyor. Tam eşitlikten bahsedilmese de kadının toplumsal rolünün genişletilmesi gerektiğine vurgu yapan yazıların varlığına işaret eden Bozkurt, “Dergide Kürt kadınlarının diğer toplum kadınlarına göre o kadar kapatılmadığı, çuval gibi ağır şeyler giymedikleri, geleneksel bir örtünme içinde oldukları, hurafelere inanmadıkları ve üretim faaliyetlerini sürdükleri ifade ediliyor. Rojî Kurd’un en verimli yazarları Salih Bedirxan ve Xelil Xayali’nin kız çocukları üzerinden mahlaslarını oluşturuyor. Yani kadının durumunun toplumun göstergesi olduğu fikrini yayıyorlar” diye konuştu.

Her dilin bir ruhu var

Derginin Kürtçenin Soranî ile Kurmancî lehçesinde çıktığına değinen Kürt Ensitüsü çalışanı Sami Tan, dergide yer alan Türkçe ile Kürtçe yazılar arasında bir fark olduğunun da altını çiziyor. “Her dilin kendine göre bir ruhu vardır” diyen Tan, Türkçe yazılarda Osmanlıcı eğilimlerin ve dini vurguların daha fazla, Kürtçe yazılar da ise Kürdi vurgunun daha yaygın olduğuna dikkat çekiyor. O dönemde anadilde eğitime ilişkin çabaların da varlığına vurgu yapan Tan, “Aslında anadilde eğitime bir giriş var. İlk Kürtçe öğretim kitabını yine Hevî Talebe Cemiyeti 1921’de yapmış. İlk defa Kürtçenin iki lehçesini Türkçe ile mukayeseli olarak öğretmeye çalışmışlar” diyor.

İçe sesleniyor

Derginin içe dönük bir muhtevaya sahip olduğuna işaret eden Tan, Kürtçe yazılarda da en çok vurgusu yapılanın Kürtlerin bilgisiz ve yoksul olmalarının nedenleri olduğunu kaydediyor. Aydınlanmacı bir mantık ile Kürdistana baktıklarını değinen Tan şunları söylüyor: “Kürt kimliğine ilişkin vurguları var ama buna ilişkin halka direk seslenen bir bakışa sahip değiller. Kürt ileri gelenlerine; aşiret büyüklerine, beylere, şeyhlere sesleniyorlar. Bu ileri gelenlere halka bir kimlik kazandırma ve aydınlatma rolü biçiyorlar. Aynı zamanda bu ileri gelenleri Kürtçe yazmadıkları için eleştiriyorlar. Dilsel ve kültürel anlamda açık bir milliyetçilik var. Ehmedê Xanî üzerinden devlet olma fikrini de üstü kapalı veriyorlar.”  


Aydınlanma sürüyor

Bozkurt, kitabı hazırlayan Kürdoloji Çalışmaları Grubu’nun 2002’den beri çalışmalarını sürdürdüğünü kaydediyor. Grubun daha çok tarihçi ve edebiyatçılardan oluştuğunu belirten Tan, grubun temel amacının o dönem Osmanlı kaynaklarında Arap harfleriyle yazılan kaynakları günümüze aktararak günümüzün okuyucusu ve araştırmacısının kullanımına açmak olduğunu ifade etti. Tan, projeye destek verme nedenlerine ilişkin ise şunları ifade ediyor: “Kürt dili, tarihi ve kültürü ile ilgili araştırma yapan bir kurum olarak böyle bir çalışmayı yapmamız doğal. Kürdoloji grubunun yaptığı Rojî Kurd’un yapmaya çalıştığı aydınlanmanın bir devamı anlamına geliyor. Bu enstitü için de geçerli.”

100. yılında konferans


Rojî Kurd’un yayınlanışının 100. yılı vesilesiyle İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde “Osmanlı Kürt Basını“ konulu bir konferans düzenleniyor. Bugün 09:30-17:30 saatleri arasında üç oturum olarak Santralistanbul Kampüsü’nde düzenlenecek konferansın açılış konuşmasını İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Kurucu Başkanı Prof. Dr. Mete Tunçay’ın yapacağı belirtildi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü ile Kürdoloji Çalışmaları Grubu tarafından birlikte organize edilen konferansta, Rojî Kurd’ün Latin harfleriyle kitap haline getirilen tıpkı basımının tanıtımı da yapılacak.


ÖNDER ELALDI