Bu haftaki yazı da AKP’deki açık ve gizli Kürt düşmanlığıyla ilgili. İzlenen politikalar da gösteriyor ki AKP, Türk ırkçısıdır ve Kürt düşmanlığını geliştiriyor. Bu durum giderek somut bir hal alıyor.
Geçen hafta KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile yaptığımız söyleşiyi gazetemizde özetlemiştim. Karayılan, çözümün gelişmesi için AKP içinde Kürt düşmanlığı yapan Türk ırkçısı çizginin temsilciliğini yapan Yalçın Akdoğan ve Fethullah Gülen zihniyetine dikkat çekmişti. Bu ikilinin çözümü sabote ettiklerini ifade etmişti.
Erdoğan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan önceki gün Star gazetesindeki 4 Aralık 2012 tarihli köşesinde kendisince bu değerlendirmelere karşı çıkıyor. Fethullah Gülen ise haftalık fetvalarında “Kürt düşmanlığı” konusuna hiç ses çıkarmamış. Akdoğan’ın ses çıkarıp “Ben Kürt düşmanı değilim” demesi ile Fethullah Gülen’in ses çıkarmaması durumu değiştirmiyor. Çünkü derler ya “ayinesi iştir kişinin lafına bakılmaz!..” Ne yazık ki Yalçın Akdoğan ile Fethullah Gülen’in Kürtler konusundaki düşünceleri paralel. İkisi de akan kanın durması önünde engel. Çünkü ikisi de ölümlerden kendilerine rant elde ediyor. Biri siyasette kendisine milliyetçi bir havza oluşturuyor. Diğeri kan üzerinden kendisini koltuğa yapıştırmış. Yani ikisi arasında hiçbir fark yok. İkisi de Kürtleri toplumsal, ulusal ve tarihsel bir özellikte ve değerde görmüyor.
Kürtleri mecliste istemiyorlar. Roboskî katliamını savunuyorlar. Kürt gençlerinin katledilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Kürtlerin demokratik siyaset zeminindeki temsilcilerine siyaset hakkı tanınmıyor. Binlerce Kürt siyasetçisi, gazetecisi, akademisyeni, dostu, demokratı tutukluyor. AKP, millet iradesini sadece kendisi için kullanıyor. Kürt coğrafyasına yıllardır bombalar yağdıran da, anaları gözyaşına boğan da AKP iktidarının zihniyetidir. AKP, Kürt gençlerinin cenazelerine işkence etmenin önünü açmış, artık naaşların mezarlara verilmesini de engellemek istemektedir. Kürtlerin kendi dillerinde, kendi ülkelerinde özgür ve diğer halklarla eşit halde yaşamasına engel olan da AKP iktidarıdır. Siz bakmayın AKP’nin TRT 6’sına, seçmeli Kürtçe dersine vb göstermelik politikalarına. Bu adımlarla bir toplumun tarihi ve toplumsal varlığı incelikle inkar edilmektedir. Kemalist ırkçı inkar ve imha siyasetinin günümüze uyarlanmış halidir yani.
Çünkü Fethullah Gülen ve Yalçın Akdoğan, Kürtleri geçmişteki Türk ırkçılığının doruk noktası olan “Güneş Dil Teorisi”nin yeşil rengindedirler. Bu iki zat ve bunların siyasal alandaki figürü Recep Tayyip Erdoğan da Kürtleri eski Türk ırkçıları gibi “dört ayaklı” olarak görüyor. Ki bu benim düşüncem değil, AKP içindeki bazı Kürtlerin düşüncesi. AKP içindeki bazı Kürtler diyor ki “Tayyip Erdoğan, Kürtleri hala eski Türk ırkçıları gibi dört ayaklı olarak görüyor.” Erdoğan yakın çevresine; “Bu Kürtlerin eskiden bir hakkı yoktu. Biz onlara bazı şeyler verdik insan haline getirdik. Ama bunlar hala tatmin olmuyorlar” diyormuş.
Şimdi AKP’nin Kürt düşmanlığı yapan ve Türk ırkçısı olduğuna ilişkin daha da ileri bir yorum yapacağım. Çünkü elimizde bu konu ile ilgili bazı çarpıcı bilgiler var. Bu bilgilerde AKP ve Fethullah Gülen “gizli örgütü”nün Kürtlerle ilgili tanımlamaları yer alıyor. Bu tanımlamalarda somut olarak Fethullah Gülen açık açık Türk ırkçılığı ve Kürt düşmanlığı yapıyor. Gülen kendi “ağabey” tayfasına bunun strateji ve taktiklerini “hizmet ideolojisi” içinde anlatıyor. İşin garip yanı da Yalçın Akdoğan’ın PKK, Kürtler ve Öcalan ile ilgili yazdığı yazıların içeriği de, kurduğu cümleler de bu Fethullah Gülen’in oluşturduğu strateji ve taktiklerle paralel. Hatta aynı. Bu konu ile ilgili AKP’yi çok yakından tanıyan bir haber kaynağım da Yalçın Akdoğan’ın Fethullah Gülen’in bu örgütlenmesiyle organik ilişkide olduğunu söylüyor. Bu konu ile ilgili daha somut ve detaylı bilgileri de daha sonra detaylıca ele alacağım. Ama Akdoğan’ın kendisini sağa sola yatırmadan içindeki Kürt düşmanlığı ve Türk ırkçısı düşünceleri ile yüzleşmesi gerekmektedir.
Irkçılık, sadece Devlet Bahçeli gibi kağıda yazılarak okunan metinlerde gizli değildir. Akdoğan; ırkçı ve Kürt düşmanı argümanlarına siyaset felsefesi elbisesi giydirerek kendisini gizleyemez. Onun yazdıklarının nasıl Tayyip Erdoğan’ın konuşma metni haline geldiğini, getirildiğini gayet iyi biliyoruz. Erdoğan’a bu konuda akıl hocalığı yaparken kendi cahilliğini göremeyen Yalçın Akdoğan’ın zihniyeti demokratik çözümün oluşması önündeki temel engellerden biridir. Akdoğan, Fethullah Gülen ile birlikte AKP’de MHP’nin ırkçı Türk çizgisini egemen kılmak için mücadele etmektedir. Çünkü, yazılarının siyasal ve etik analizini yaptığımızda da Akdoğan’ın cahil, Türk ırkçısı ve Kürt düşmanı olduğunu iyi görebiliriz.
Kürt düşmanı AKP’li Yalçın Akdoğan’ın çizgisi!