
Biz Kuzey Irak’ta fırsatı kaçırdık, Kuzey Suriye’de de Kuzey Irak’taki gibi bir statü oluşmasına asla müsaade etmeyiz” diyerek hem Suriye’deki çeteleri destekleyerek Rojava’nın üzerine salan hem de Kuzey Kürdistan’da yeniden savaş başlatan Türk Cumhurbaşkanı, Minbic hamlesi ve ABD’nin bu hamleye angaje olmasına yönelik öfkesini her gün dile getirmeye devam ediyor.
Erdoğan, önceki akşam Saray’ındaki iftar programında AKP’li milletvekillerine hitaben konuştu. Kürtlere karşı yeniden başlattıklarını savaşı içerde ve dışarda sürdüreceklerini belirten Erdoğan, “tüm önlemleri alarak huzur ve güven ortamını tesis edip, güçlendireceklerini” söyledi.
Gelecekleri tehdit altındaymış
Geçen hafta sonu yaptığı konuşmada, Suriye’nin kuzeyinde çok ciddi bir plan ve projenin uygulandığını belirterek “Bu plan ve proje üzerinde de ne yazık ki dost gözükenlerinde sinsilikleri yatmaktadır. Bunu da çok açık net ifade etmek durumundayım. Bunuda aynen kendileriyle paylaşıyoruz. Onu da söyleyeyim. Burada söylenenler şuanda onlar tarafından da takip ediliyor zaten” diyen Erdoğan, ABD’nin Rojava güçleri ile birlikte DAİŞ’e karşı verdiği mücadeleden rahatsızlığını ifade etmişti. Erdoğan, şöyle devam etmişti: “PYD, YPG, bunlar DAEŞ’e karşı savaştıkları için biz onlara destek veriyoruz’ diyor bazı dost ülkeler. Bunu söylüyorsunuz. El Nusra’yı terör örgütü olarak kabul ediyorsun. El Nusra da DAEŞ’e karşı savaşıyor. Onu niye dost olarak kabul etmiyorsun?”
Erdoğan önceki akşamki konuşmasında da Rojava’daki gelişmelerin Türk devletini ve Türk milletini tehdit ettiğini söyledi. Erdoğan, Kürtler bir statüye kavuşmasın diye neler yapabileceklerini de şöyle ifade etti: “Bu oluşuma, siyasi, diplomatik, askeri tüm imkanlarımızı kullanarak sonuna kadar karşı çıkacağız. Kim olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde böyle bir oluşuma Türkiye olarak asla müsaade edemeyiz.”
AKP’lilere talimat verdi
Erdoğan aynı konuşmasına AKP milletvekilerine şu talimatı da verdi: “Bana göre, bir numara, süratle adımını atmanız gereken Parlamento İç Tüzüğü’nü değiştirmenizdir. Çünkü Parlamento’nun şu andaki çalışmasına adeta mevcut iç tüzük ilkellik getiriyor, bu ilkellikten kurtulmamız lazım. Türkiye Cumhuriyetine, Türk halkına böyle, masaların üzerinde dolaşan parlamenterler yakışmıyor. Tahrik esaslı bir parlamento çalışması yakışmıyor” dedi
AB’ye: Gittiği yere kadar
Avrupa Birliği ile olan ilişkilerini, milli çıkarlarını koruyarak gittiği yere kadar götüreceklerini kaydeden Erdoğan, “Türkiye sıradan bir millet değildir, sıradan bir ülke de değildir. Bizim kimse tahammülümüzü test etmesin” şeklinde konuştu.
Başbakanı da konuştu
Erdoğan’ın atadığı yeni Başbakan Başbakan Binali Yıldırım da dünkü AKP Grup toplantısında konuştu. Grup toplantısından önce Çankaya Köşkü’nde Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Türk İçişleri Bakanı Efkan Ala ile görüşen Yıldırım, Erdoğan’ın “Suriye’nin kuzeyi” söylemini Musul’a kadar vardırdı. Yıldırım, “Gerek Suriye’nin kuzey sınırında gerekse Musul ve kuzeyinde ortaya konan bazı planlar var. Bu planlarla ilgili asla ve asla oralarda yeni bir oluşuma izin vermeyecektir. Türkiye’nin toprak bütünlüğü bağımsızlığı açısından bizim açımızdan bu bölgeler, bu ve buna benzer hareketler asla ve asla müsamaha ile karşılanamaz. Gereken neyse hiç tereddüt etmeden onu da yaparız. Dostlarımızın Türkiye’nin huzurunu bozan, canını yakamaya çalışan bu terör örgütlerine müzahir davranışlar içerisine girmelerini de terörle mücadele Suriye’de özgürlük mücadelesi adı altında bir takım çalışmalara girmelerini de asla müsamaha ile de karşılayamayız” diye konuştu.
MHP ve CHP’ye teşekkür
Türk devlet güçlerinin Kürdistan’daki cinayet, katliam ve yıkımlarını aklayan, yasallaştıran ve dokunulmazlık sağlayan; askerin kent yönetimlerindeki etkinliğini yeniden devreye koyan düzenlemenin hem koordinasyon hem de kararlılık ile moral destek olduğunu savunan Yıldırım, “CHP ve MHP bu tasarıya karşı olumlu bir tutum içindedirler. Bu milli bir meseledir. Bu iki partimize teşekkür ediyorum” dedi.
Vize muafiyeti de kalsın
AB ile ilişkelerinde de Erdoğan’ın direktiflerini takip eden Yıldırım, AB’nin Terörle Mücadele Kanunu’ndaki değişiklik talebini yerin egetirmeyeceklerini söyledi. Yıldırım, “Terörle mücadele şartını çıkardılar. Bu şartlar altında asla ve asla terörle mücadele kanununda herhangi bir değişiklik söz konuş olmaz. Bunun sonucu vize muafiyeti olsa dahi. Varsın orada kalsın vize muafiyeti. Türkiye artık 60’lı yılların Türkiye’si değil” şeklinde konuştu.
ANKARA