Karar protesto edildi
Leyla'ya destek ve sınırdışı kararını protesto amacıyla Sol Parti Federal Milletvekili Harald Weinberg, Yeşiller Nürnberg Temsilcisi ve belediye encümenlerinin de katılımıyla Nürnberg kentinde basın açıklaması düzenlendi. Milletvekili Harald Weinberg, Leyla ve ailesine yönelik uygulamaların tam bir skandal olduğunu belirterek, bu uygulamalara son verilmesini istedi.
Anneden mektup
Basın açıklamasında Leyla'nın Türkiye'de gördüğü baskı ve işkenceler ardından Almanya'ya göç etmek zorunda kalan annesi Roza K. de, karşılaştığı baskıları ''Ben Bir Anneyim'' başlığıyla yazdığı bir mektupla dile getirdi. Mektubunda, Alman devletinin kendisi ve ailesine yönelik yıllardır baskı uyguladığını ifade eden Roza. K. bu politikanın bir parçası olarak şimdi de çocuklarından koparılmak istendiğini vurguladı. Roza. K. mektubunun başında, babasını işkencede kaybettiğini, üç kardeşinin faali meçhul cinayetlerde öldürüldüğünü vurgulayarak, Türkiye cezaevlerinde uzun yıllar işkencelere maruz kaldığını ve çocuklarından ayrı bırakıldığını dile getirdi. Baskılar nedeniyle Avrupa'ya göç ettiğini ifade eden Roza. K. mektubunda kamuoyuna da duyarlılık çağrısında bulundu.
Ben bir anneyim
''...Avrupa'da demokrasiye, insan haklarına olan inancımla cezaevinden çıkar çıkmaz büyük kızım Leyla'yı 9 yaşında, küçük kızımı 9 aylıkken, dört çocuğumu Türkiye'de bırakmak zorunda kalarak Avrupa'ya sığınmış bir anneyim. Çocuklarıma ve aileme olan özlemle, Nürnberg'te maddi manevi zorluklara yıllarca katlandım. Zorlu ve çetin mücadele sonunda yeniden çocuklarıma kavuşma mutluluğu yaşadım.
Tam da aile olarak güvenli bir ülkede yaşadığımıza inanmışken, 6 yıl boyunca düzenli olarak çalıştığım işyerine yapılan baskınla, Türkiye'den farksız bir şekilde gözaltına alındım. İşime son verildi, Nürnberg'in 15 kilometre dışına çıkma yasağı getirildi. Sanki kaçacak bir yerim varmış gibi, kaçmamam için 3 yıldır haftalık imzaya tabi tutuldum. Ve nihayet bir gün sabahın zifiri karanlığında kulakları sağır eden polis telsizleri, ben ve çocuklarımda bütün kötü anılarımızı tekrar canlandıran postal sesleriyle uyandık. Yıllarca özlemini çekip, birlikteliğine doyamadığım kızım Leyla'yı arıyorlardı. Sonra yine evimizi bastılar. Sanki amansız bir suçlu aranıyordu. Halbuki aranan, benim öğrenci kızım, aynı zamanda hastanede hemşirelik yapan masum, minik kızım Leyla'dı… Şüphesiz ben ve ailemi terörize eden bu uygulamaların bir farkı var. Bu sefer fiziksel bir şiddete maruz kalmadık. Ama bir anne olarak ruhumda hiçbir zaman onarılmayacak psikolojik yaralar açtı. Ben ve ailem için ne Avrupa, ne de Nürnberg artık güvenli değildi…
Bana yaşatılan bütün acıların sebebi özgür ve kendi değerlerine sahip çıkmak isteyen bir Kürt kadını olarak yaşama tercihimdi. Bu isteğim doğrultusunda anadilim olan Kürtçeyi konuşmam, kendi gelenek, görenek ve kültürümü yaşamak ve yaşatmak için halkımın ortak değerleri doğrultusunda yasal faaliyet yürüten bir derneğe üye olmam baskılara sebep olarak gösteriliyordu.
Alman Federal Anayasası'na göre herkes yasalar doğrultusunda dernek kurabilir, bir derneğe üye olabilir ve bir dernek çatısı altında faaliyet yürütebilir. Ben ve ailem sadece bu yasal haklardan yararlandık. Ama aynı zamanda cezalandırıldık. Ben dili, kültürü, dini ve adı bile yasaklanmış bir halkın kadın bireyi olarak meşru haklarını talep eden milyonlardan biriyim. Bütün gayri hukuki uygulamalar, bizi aile olarak geçmişe götürdü. Yıllarca özlemini çektiğim aileme kavuştuktan sonra, tekrar ayrı düşme düşüncesi, artık psikolojik olarak dayanılmayacak düzeyde acı veriyor. Ben ve çocuklarıma tarifi imkansız acılar yaşatıyor. Ben ve ailem, maddi, manevi, psikolojik, bürokratik ve sosyal olarak dört taraftan baskıya maruz kaldık. Şimdi mektubun başında, yazdıklarımı hatırlayın. Babasından, annesinden, kardeşlerinden, çocukluğundan ve sevdiği ülkesinden koparılıp yalnız yaşamaya mahkum edilen bir annenin, tek yaşam kaynağı olan ailesi parçalanmak isteniyor. Bir anne olarak tüm kamuoyunu, tüm anneleri ve tüm kadınları ve vicdan sahibi tüm insanları karşı ortak bir güç olup ses vermeye davet ediyorum"
ALİ KARTAL/NÜRNBERG