ZEYNEP DURGUT / JİNNEWS / WAN

Kürt dili, kültürü ve inancı tarih boyunca üretilen özel politikalarla yok edilmeye çalışıldı. Bu asimilasyon politikalardan en fazla nasibini alan ise Kürt edebiyatı oldu. Kendi yaşamını ve anılarını ”Xaşxaş” isimli kitapta ele alan yazar Rengin Kardelen, Kürt edebiyatı ve asimilasyon politikalarını değerlendirdi. Amed’in Sur ilçesinde dünyaya gelen Kardelen, okuyucunun kendini bulması için kitabı kısa ve özlü sözlerle yazmaya dikkat ettiğini belirtti. Kardelen, kitabı ise ”Xaşxaş, fedai bir sözcük, efsuni biz sözdür” diyerek tanımladı.

Edebiyatsız toplum soğuk kışa benzer

Kürt edebiyatının gerilemesinde dilin tutukluluğunun etkisi olduğunu kaydeden Kardelen, ”Eğer biz insanı doğa olarak tanımlarsak, edebiyatı da doğanın baharı olarak görebiliriz. Bir tomurcuk, fidan ve çiçeğin açılması doğaya renk katar. Edebiyat da şiirsel bir yaşam arayışıdır. Kısacası yaşamın akışının kendisidir. Edebiyatsız bir toplum soğuk bir kışa benzer. Edebiyat gücünü toplum ve insandan alır. Edebiyatı güçlü olan toplum; güçlü bir tarih ve kültüre sahip olduğunu gösterir. Kürdistan’da insanlığın doğuşu ve beşiğidir. Efsane ve mitolojileri oldukça güçlüdür. Katliam ve göçlere rağmen bunlara karşı direnen ve ayakları üstünde duran kültür-edebiyata sahip” dedi.

Kürt edebiyatı başarılı 

Kürt edebiyatının şu an dünya üzerinde en etkin durumda olduğunu belirten Kardelen, Kürt edebiyatının klasik edebiyata karşı inkâr ve reddi tercih etmediğini ifade etti. Kardelen Kürt edebiyatının sürekli ileriye doğru gittiğini belirtti ve ekledi: ”Kürt edebiyatı yerel yapıtlardan beslenmeyi ihmal etmemelidir. Böylece gençlerin hislerine dokunan bir edebiyat yok olamayacaktır. Kürt edebiyatını döneme göre oldukça dinamik ve başarılı görüyorum. Gün geçtikçe insanda heyecan ve umut yaratıyor. Şimdiye kadar birçok Kürtçe kitap yazıldı. Diasporalarda da çok sayıda kitap çıkarıldı. Yayınevleri de artık Kürt edebiyatına olumlu bakıyor fakat baskılardan dolayı kapılarını bizlere açamıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde bir edebiyat bu kadar baskı altına alınmamıştı.”

Bütün eserlerim Kürtçe

Kürt edebiyatının sözlü ve anneler sayesinde günümüze kadar taşınabildiğini kayeden Kardelen, ”Şimdilerde birçok Kürt edebiyatçı ve yazar maalesef eserlerini Türkçe yazıyor. Bunu eleştirmek gerekiyor. Buna karşı çıktım. Ve bütün eserlerimi Kürtçe yapmak için çok uğraştım. Çocuklarım ile Kürtçe konuşuyorum. Bu asimilasyon politikalarını anca böyle yenebiliriz. Biz Kürt yazar ve edebiyatçılar, aileler, öğretmenler olarak kültür ve edebiyatımıza daha çok sahip çıkmalıyız. Kürtlerin daha çok Kürtçe yaşaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kardelen, Kürt edebiyatı ve kültürü için direnmenin gerektiğini belirterek, ”Devrim ve edebiyat bir arada gündeme gelmiyor. Ancak birbirini besleyen, daha güçlendiren ve ön açıcı olan iki kavramdır. Her yerin dilin öğretildiği alanlar haline dönüştürülmesi gerekiyor. Dilimizi yaşamın her alanında kullanalım. Özellikle gençler ve çocukların Kürtçe konuşması için çabalamamız lazım.”