
Ramada Otel’de hafta sonu yapılan toplantıya İsviçre, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Amerika, İspanya ve Rusya’dan Kürt işverenler katıldı. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, PYD Eşbaşkanı Salih Muslim, YNK adına Hüseyin Xıdır, Goran Hareketi adına Ali Geç, HDP Amed Milletvekili Feleknas Uca, HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, Amed Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Celalettin Birtane de hazır bulundu. KDP Temsilcisi İdris Selko ise toplantıya gelirken Karlsruhe yakınlarında trafik kazası geçirdiği için katılamadı.
AKEE Başkanı Ferhat Hasan Yirik, genel bir siyasi değerlendirme yaptıktan sonra 4 ana temelin sağlam olması gerektiğini söyledi:
* Siyasi birliktelik,
* ulusal birliktelik,
* öz savunma,
* ekonomik birlik.
AKEE 2 yıldır ne yapıyor?
İşverenler olarak ekonomik birliktelik üzerine çabaladıklarını kaydeden Yirik, AKEE’nin kurulduğu iki yıldan beri 4 ana eksende çalışma yürüttüklerini söyledi:
* Avrupaya dağılmış olan Kürt işverenleri tespit etmek, kazanmak ve AKEE çatısı altında biraraya getiremek,
* Rojava’da sosyal projelere maddi ve manevi destek sunmak,
* Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerinde siyasi partiler ve söz sahibi güçler nezdinde lobi çalışmalarını yürütmek.
* AKEE bünyesinde biriken sermayeyi Kürdistan’da yatırımlara çevirmek.
Ulusal birlik zorunludur
Toplantıya katılan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Kürtlerin kendi kaderini tayin etmiş, kendi anavatanında bir statü dahilinde kendi yönetimiyle yaşayan bir halk olmadığını hatırlatarak, çok sayıda sorunlar uğraştıklarını vurguladı. Demirtaş, “Bugün zaten bizi bir arada tutan şey yaşadığımız sorunlardır. Mahabad’da, Hewlêr’de, Süleymaniye’de, Qandil’de, Qamişlo’da, Cizîr’de, Kobanê’de, Efrîn’de, Ardahan’da, Antep’te yaşanan sorunlar, hepimizi ilgilendiriyor. Bunun toplamı ulusal sorundur. Ulusal sorunlar sadece ulusal birlikle çözülebilir. Bunun başka hiçbir çözüm yolu yoktur. Gücünüz ne kadar fazla olursa olsun, ordularınız ne kadar güçlü olursa olsun, ekonominiz ne kadar iyi olursa olsun ulusal birliğiniz yoksa bunların hiçbir anlamı yoktur. Şimdi tanınan bir statümüz yok ama bu statüyü elde etme konusunda umutsuz değiliz. Geçmişe göre güçsüz ve çaresiz değiliz. Tarih şimdi bir kez daha cömert softrasını açmış durumda. Bu defa şanslıyız işte. Bu defa eskisi kadar paramparça değiliz, güçsüz, çaresiz değiliz.
Artık kaybedecek zamanımız yok. Yüzyıl daha çocuklarımıza, torunlarımıza zulüm yaşatamayız. Kürdistan’ın herbir parçasının önünde tarihsel süreçler duruyor. Rojava işte hazır olmasaydı, Rojava’daki halkımızın örgütü gücü olmasaydı tarihsel fırsat çıkmış olsa bile sadece izleyeceklerdi. Şimdi Türkiye’de de biz tarihsel bir fırsatı özgürlük ve demokrasiye çevirerek kazanmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
4 önemli kriter
Demirtaş, işverenlere ekonomik yatırımlar yapılırken dikkat edilmesi gereken kriterleri de şöyle sıraladı:
* Yatırım yaparken, doğaya çevreye; suyumuza ormanımıza, köyümüze, mezarımıza, türbemize saygı duyulmalıdır. Doğayı, suyu, havayı kirleten ve ormanı yok eden yatırımı kesinlikle kabul edemeyiz.
* Emeğin hakkıdır. Yatırımcı emeğin hakkını vermiyorsa o yatırımı biz kabul edemeyiz. İşçiyi sömüren, kaçak çalıştıran sermayedarla ekonomi büyümez.
* Kadınını ekonomideki rolüdür. Kadınların ekonomik alanda, erkekler ile eşit olması lazım. Yatırım, emek, istihdam boyutuyla iş alanında kadının bütün gücü ile var olması lazım. Bunun için büyük bir mücadele yürüttük. Ekonomik modelimizde buna dikkat edilmesi lazım.
* Gelir dağılımında ve vergide adalet. Çok kazanan şu anda Türkiye açısından az vergi vermekte. Az kazanan ise çok vergi vermektedir. Çünkü az kazanandan vergi almak çok kolaydır. Devletin kasasına, hazinesine doldurulan paranın yüzde 80’ini alınteri ile çalışanlar veriyor. Geri kalan yüzde 20’yi büyük işverenler kasaya koymakta. Gelirin yüzde 80’nini, Türkiye toplumunun yüzde 5’i alıyor.
NİHAL BAYRAM/RIZA AYDOÐDU/NİEDERNHAUSEN