
Bu yıl Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez ile Rojava Direnişi'ne adanan Paris Kürt Film Festivali sürüyor. 20 Ekim Salı akşamı başlayan Paris 4’üncü Kürt Film Festivali'nde 31 Film seyirciyle buluşurken, Festival'de gösterilen Yönetmen Yüksel Yavuz'un Hêvî, David Mese-Guer ve Oriol Gracia'nın 'Sessiz Devrim', İhsan Kaçar ve Ömer Leventoğlu'nun 'Berroj ' filmleri ile Bülent Öztürk'ün 'Sî' filmi gündemle örtüşen içerikleriyle seyirciyle buluşuyor. Festival kapsamında dün de Paris Kürt Kültür Merkezi'nde Kürt Sineması’nın güncel sorunlarının ele alındığı konferans düzenlendi.
Devrimin arka planındaki ruh
Yönetmen Ömer Leventoğlu ve İhsan Kaçar’ın yönettiği “Berroj”(Sabaha Doğru) filmi Reflet Medicis Sineması'nda gösterildi. Kobanê direnişi döneminde çekimleri yapılan belgeselde, kentte DAİŞ çetelerine karşı direnen gerillaların sahip olduğu ruhun arka planına odaklanıyor. 1993 yıllında çatışmada sağ kurtulan gazi gerilla Ehmedê Remo’nun, hayat hikayesinden yola çıkılarak anlatılan belgeselde direnişin 30 yıllık bir geleneğine sahip olduğuna vurgu yapılıyor. Filmin yönetmenlerinden Ömer Leventoğlu, Kobanê direnişinin, dünya tarihinde ender olaylardan biri olduğunu belirterek, "Biz bu direnişi çekmek istedik. Amacımız; orada Kobanê savaşını çekmekti. Ancak orada tanıdığımız Ehmedê Remo'nun hikayesi çıktı. Dünyanın korktuğu DAİŞ barbarlarıyla savaşan gençleri, kadınları zafere kilitleyen ruh neydi? Ehmedê Remo, 30 yıllık savaşta yer almıştı. Ehmedê Remo’nun ayaklarının yitirdiği mekan benim köyümün dağlarıydı. O savaşta ben bizzat kendi akrabalarımı da yitirdim. Böylece ben öz acılarımla da yüzleştim. Ama aynı zamanda bu sorunun cevabını da buldum: Kobanê'de direnen o gençlerinin arkasındaki ruh; 30 yıllık savaşan, zindanlarda direnen, ayakları kesilen, bedel ödeyenlerin ruhuydu. O ruh Ehmedê Remo’nun kesilen ayaklarıydı. Ehmedê Remo’nun ruhunun kesilen ayakları Kürdistan devriminin ruhuydu. Bu benim de sinemamdır."
Kadınların 30 yıllık mücadelesi
Etkinlikler kapsamında Cuma günü 'Hêvî' belgeselinin gösterimi sırasında Paris şehitlerinden Sakine Cansız'ın hayatından kesitlerin yer alması, salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. “Hêvî” belgeseli, Türkiye’nin son 30 yılda Kürdistan’da yürüttüğü kirli savaşın tarihini irdeliyor. 99 dakikalık belgesel, 3 bölümden oluşuyor. Yönetmen Yüksel Yavuz; Sakine Cansız, Gültan Kışanak, Eren Keskin ve Aysel Tuğluk’un hikayelerinden hareketle, Kürt kadınlarının son 30 yıllık destansı mücadelelerine ışık tutuyor. İstanbul’da bir hukuk bürosunda başlayan film, Amed, Kandil dağları, Dersim, Paris, Berlin ve Rotterdam’dan çekimlerle sürüyor.
Gösterimin ardından seyircilerin sorularını yanıtlayan yönetmen Yüksel Yavuz, filmin Paris’te gösterilmesi kendisinin için önemli olduğunu belirterek, ”Bu filmin özelikle 4 karakterinden biri olan Sakine Cansız’ın Paris’te katledilmesi bakımından burada gösterilmesi benim için çok önemliydi” dedi. Amacının Kürt kadın mücadelesini anlatmak olduğunu vurgulayan Yavuz, ”Ben gelişen Kürt kadın mücadelesini sinema yoluyla Avrupa seyircisine aktarmak istedim. Bunun için Sakince Cansız, Gültan Kışanak, Eren Keskin ve Aysel Tuğluk’un hikayelerinden yola çıkarak, bu mücadelenin başlangıçtan günümüzdeki gelişimini aktardım” dedi.
'Sinemalar filmi göstermedi'
Filmin yapımcılarından Zülfiye Akkulak ise “Sakine Cansız’ın Paris’te katledildi. Bu film neden Fransa'da gösterilmedi” sorusuna, “Film şimdiye kadar başta Almanya, Kürdistan, İngiltere ve Norveç’te gösterildi. Büyük bir ilgi gördü. Ancak şimdiye kadar Fransa’da birçok sinema ile görüştük. Filmin içeriğini anlatınca hiç bir gerekçe gösterilmeden hep ret edildi. Hatta kabul edebileceğini düşündüğümüz sinemalar bile bunu kabul etmedi” diye cevap verdi.
Mavi Ring'e büyük ilgi
Festival kapsamında önceki gün ise, Ömer Leventoğlu’nun 1989 yılında açlık grevinde bulunan 300 tutuklunun Eskişehir cezaevinden Aydın cezaevine nakillerini konu alan “Mavi Ring” filmi gösterildi. Olayın tanıklarından Yazar Fuat Kav’ın “Mavi Ring” kitabından uyarlanan film, 16 saatlik bir yolcuğu konu ediyor. İşkence ve ölümle pençeleşilen 16 saatlik yolculuğu aktaran yönetmen, bir döneme ışık tutuyor.
Dağıtımcı bulamadık
Leventoğlu ve Kav seyircilerinin sorularını yanıtladı. Leventoğlu, "Filmde yaşananların sadece kısıtlı bir yönünü verebildik. Çok daha acı ve sarsıcı bir olaydır” dedi. Filmin Türkiye’de ciddi sorunların yaşadığını belirten Leventoğlu, "Film başta Fransa olmak üzere dünyanın birçok film festivalinde gösterildi. Ancak Türkiye’de dağıtımcı bulamadık. Küçük bir dağıtımcı bulabildik daha sonra. Kendi imkanlarımızla gösterdik" dedi.
Açlık, susuzluk, işkence
“Mavi Ring”in yazarı Fuat Kav ise şunları söyledi: "Kendilerine göre yönetici gördükleri tutsakları böyle bir ringe koyarak, 16 saat boyunca bir yolculuk yaptırdılar. ‘Mavi Ring’i hikayesinde açlık, susuzluk ve işkenceyle pençeleşiliyor. Bu olay dün de vardı bugün de devam ediyor. Amaç, sadece acı çektirmek değildir. Genel anlamda işkence ile tutsakların iradesini kırarak, teslim almaktır. Bir kişinin girebileceği hücreye 4 kişi konuluyor. Hava almıyor, su yok. Hitler'in Yahudilere yaptığı işkencenin bir benzeridir aslında. Böyle yüzlerce olay vardı. Amed, Metris ve Mamak cezaevlerinde yaşananlar bunun gibi olaylardır."
ALİ GÜLER/ANF