
Kürt gençleri Almanya’nın Nürnberg kentinde hem kendi sorunlarını hem de Türkiye ve Kürdistan’da son gelişmeleri değerlendirmek üzere bir gençlik kampı düzenledi.
Nürnberg Halk Evi’nin organizesiyle Nürnberg’e 50 kilometre uzaklıkta Vestenbergsreuth –Schmidtleiten’te gerçekleştirilen kampa yaşları 16 ila 30 arasında değişen 11 kişi katıldı. Katılımcılardan 9’u erkek, ikisi de kadındı. Medya Halk Evi Gençlik Komisyonu Üyesi Güray Çetin (28), kampla ilgili sorularımızı yanıtladı.
Düzenlemiş olduğunuz kampta günlük yaşamı nasıl örgütlediniz?
Kampta bütün işler beraber yapıldı. Herkes çalışmalarda yer aldı. İçimizde aşçı olan arkadaşlar vardı. Onların önerisi ile herkes yemek de yapıyordu. Bu durum herkesin hoşuna gidiyordu. Sabah ilk iş spor yapmaktı. Daha sonra kahvaltı yaparak derslere başlıyorduk. Ders başlama saati 8 idi. Eğitime kamp dışındaki arkadaşlarımız da katılıyordu. Aileler de. Kürt ve Alman arkadaşlarımız sağ olsunlar, bizlere yardımcı oldular. Bir avukat derslere katılarak, Almanya’da haklar konusunda bilgilendirme yaptı. Buraya bizimle birlikte bir kaç aile de geldi. Yardımcı olmak için. Böylesi kampları daha sık yapmak istiyoruz. İleride katılımın çok daha fazla olacağını da düşünüyorum.
Kampta ne tür etkinlikler düzenlediniz?
Kürdistan ile ilgili eğitim seminerleri yaptık. Seminerde Kürtlerin halk olarak durumu, yaşam biçimleri, tarihi ve aktüel olarak da Rojava’da kantonları, DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısı gibi güncel konuları de ele aldık. Öğrenmeye ve anlamaya çalışıyoruz.
Örneğin Kobanê’de neler oldu? DAİŞ neden saldırdı? Kimler ve hangi güçler bu saldırıya destek verdi? Kürtler açısından Kobanê’nin önemi neydi?
Seminerlerde Kürt Kadın Hareketi’nin Rojava’da verdiği mücadele, kadının duruşu ve mücadelesinin büyük bir merak konusu olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca, Türkiye’deki seçim barajı nedir? HDP nedir, projeleri nedir? Baraj nasıl bir çalışma ile aşılır? 7 Haziran’da yapılacak seçimlerde HDP’nin başarı şansı gibi konuları, çalışmalarımızda ele aldık, değerlendirdik. Böylece hem de kendimizi de eğitmiş olduk. Özellikle gençlerin bu konulara oldukça ilgilerinin olduğunu söyleyebilirim.
Gençlerin HDP ve seçim çalışmalarına yönelik tutumu nasıl?
Bu konuyu genişçe ele aldığımızı söyleyebilirim. Türkiye’de yüzde 10 barajı antidemokratik bir uygulama. Baraj aşılmazsa toplumsal muhalefetin daha çok sokaklara ineceğini düşünüyoruz. Buna rağmen bu barajın aşılmasında gençlerin rolü ne olabilir bunun üzerine tartışmalar yürütüldü. Buradaki seçimlerde elbetteki insanlar oylarıma sahip çıkacak. Nürnberg’te de gençler HDP’nin seçim bürolarında görev alacak ve çalışacak.
Buraya gelen gençlerin Kobanê ve gündemdeki konulara oldukça ilgili olduğu görülüyor. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?
Kobanê’yi bütün dünya duydu. Bütün gençler bu olayı çok yakından takip etti. Her şeyden önce Kürt olmak, Kürdistan’daki gelişmeleri de yakından takip etmek anlamına geliyor. YPG ve YPJ’ye gençlerin büyük sempatisi, sevgisi ve saygısı var. Gençler bu davaya daha da bağlandıklarını söylüyorlar. Gençlerin en fazla sordukları soru şu: “Biz Kürt’üz neden Almanya’da yaşamak zorundayız?”
Sistemin ötekileştirici tavrı gençlerin daha da fazla kendilerini ve içinde bulunduğu sistemi sorgulamasını da birlikte getiriyor. Gençler, YPG ve YPJ’nin saldırı için kurulan örgütler olmadığını, yaşam hakkı elinden alınan bir toplumu savunduğunu biliyor.
Bu tartışmalardan başka kadınlara yönelik baskılar da önemli bir tartışma konusuydu. Türkiye’de kadına cinsiyetçi bakış ve bununu sonucu Özgecan Aslan olaylarının olması elbette bireysel tek bir olay değildir. Bu tür olaylar, Türkiye’de neden oluyor? Bunları genişçe tartıştık. Bundan sonra da tartışacağız.
‘Kadın katılımı azdı’
Katılımcılardan bazılarına kampı nasıl bulduğunu sorduk ve şu yanıtları aldık.
3 çocuğu ile kampa katılan Hasan Küçük, başlangıçta düşündüklerin sayının daha fazla olduğunu belirtti. Küçük, ailelerin çocuklarının eğitimine daha fazla önem vermesi ve gereken duyarlılığı göstermesini istedi. Küçük, “Keşke daha fazla katılım olsaydı. Bu daha başlangıç olduğu için böylesi sorunlar çıkabilir. Sonra yapılacak olan kampların çok daha güçlü geçeceğine inanıyorum” dedi.
Kampın en küçük katılımcısı Tamer, masa tenisinde öğretmenine karşı maç yaptığını, kamptaki yaşamın eğlenceli olduğunu söyledi. Kampta neşeli bir ortamın olduğu düşüncesini Haydar da paylaşıyor.
Kampa katılan gençlerden Filiz, katıldığı ilk kamp olduğunu ve etkinliği çok iyi bulduğunu belirtti. Filiz, “Kadın arkadaş sayısı azdı. Kadın katılımı daha fazla olmalıydı. Çok güzel şeyler öğrendik. Çok güzel duygularla buradan ayrılıyoruz” dedi. Fulda ise, “Kampımız çok iyi geçti. Dersleri Almanca gördük. bundan dolayı zorlanmadım. İyi ki katılmışım, çok memnunum” şeklinde konuştu.
ALİ KARTAL/NÜRNBERG