
Hollanda’da hem can güvenlikleri hem de bulundukları çevreyi gözönüne alarak isimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı aileler, Arap tezgahını anlattı. Verilen bilgilere göre, Hollanda’da ağırlık olarak Suudi Arabistan ve diğer Arap devletlerine yakın Arap camileri, Hollanda’da örgütledikleri onlarca kişiyi, Türkiye üzerinden Suriye ve Batı Kürdistan’a gönderdi. Bu kişiler arasında 4 Kürt genci de bulunuyor.
Zoetermer bölgesindeki Kıble Camisi, örgütlenmenin önemli noktalarından biri. Ancak, Rotterdam ve Den Haag gibi kentlerde de benzer çalışmalar yapılıyor. Kıble Camisi’nde Talbi isimli Faslı, her cuma dini sohbetler adı altında çağırdıklarına propaganda yapıyor ve onlarla yakından ilgileniyor. Bu gibi sohbetler bir nevi örgütlenme çalışmasının alt yapısı nitelinde. Talbi, propaganda yaptıkları arasında ikna edebileceğini düşündüğü kişiler üzerin de yoğunlaşıyor, tuzağa düşürdüklerini ‘cihad yolculuğu’ organizasyonuna devrediyor. Son kurbanlardan dördü Kürt: Konya/Kırkpınarlı Turgay Yaşar ve Ahmet Polat, Hewlêrli Rebeen Ramadan ve Süleymaniyeli Seriaz.
Kirli çark böyle dönüyor
Gençler, ailelerine ilk etapta “İki haftalık izne gidiyoruz” veya “Suudi Arabistan’a okumaya gidiyoruz” diye ayrılıyor. Gittikten kısa bir süre sonra aileden birine şok mesaj geliyor: “Hakkınızı helal edin, ben Allah adına savaşa gidiyorum” veya “Beni aramayın, okulumu bitirdiğimde de Hollanda’ya dönmeyeceğim.”
Gidenler için belirlenen çıkış noktaları, ağırlıklı olarak Frankfurt, Brüksel, Amsterdam ve Düsseldorf. Giriş noktası ise İstanbul. İstanbul’a ulaşanlar Adana üzeri Hatay’a oradan da ya Rojava’ya ya da Suriye’ye gönderiliyor. Örneğin Ahmet Polat ve Seriaz, Düsseldorf Havaalanı’ndan çıkış yapmış. Türkiye’deki temel bağlantı isimleri Usama ve İbrahim adlı kişiler. Bu kişilerin Suriye’ye ait telefon numaraları kullanıyor: Usama’nın telefon numarası 00 96 39 ....... İbrahim’in ise: 00 96 39.....
Son anda vazgeçti
Son anda kapana kısılmaktan vazgeçen bir genç, motuvasyonu şöyle anlattı: Allah’a ve İslam dinine olan inancımızı istismar ettiler. Son anda yeniden bir muhasebe yaptım, işleyen çarkın İslama da hizmet etmediğini düşünmeye başlayıp vazgeçtim. Şöyle kesin ifadeler kullanıyorlar: ‘Allah katında cennetle mükkafatlandırıldınız. Sizlerin kaderi zaten Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinde harfiyen yazılıdır. Sizler İslamın askerlerisiniz. Cihad beklemeyi sevmez. Eğer Allah, sizin gitmeniz gerektiğini emrediyorsa sizlere düşen; hiç bir teredüte kapılmadan verilen emirleri yerine getirmektir.’ Bu minvaldeki yönlendirmenin kurbanı olan gençler, biletlerini dahi kendi ceplerinden ödüyorlar.”
Yol haritası ellerinde
Gençlerin eline tutuşturulan rehberde şöyle yazıyor: “İstanbul’a vardığızda önce vize alacaksınız, eğer Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşıyorsanız buna gerek yok. Bagajlarınızı aldıktan sonra iki şey yapabilirsiniz. Bir: Aynı havalimanında Adana’ya bir bilet alırsınız, uçuş süresi yarım saattir. İki: Havaalanında bir taxiyle Esenler’deki otogara gidersiniz; buradan otobüsle Adana’ya gidersiniz. Yolculuk ortalama olarak 8 saat sürer. Eğer gece Adana’ya varmışsanız direk bir otele yerleşirsiniz. Ertesi
gün yine otobüsle Antakya’ya hareket edersiniz. Adana- Antakya arası yaklaşık iki saat sürer. Antakya’da ‘kardeşler’i (gençlerin ulaşması gereken kişiler- daha çok Usama ve İbrahim) ararsınız.”
Her gencin üzerinde kendi kodu veya kendisini tanıtacak
bir numara veriliyor. Antakya’ya ulaşan gençler artık Usama ve İbrahim’in elindedir. Yeni güzergah ya Suriye ya da Batı Kürdistan’dır.
Kürt aileler çaresiz
Kürt aileler, olan biteni fark edemediklerini söylüyor. Çocukları aniden ortadan kaybolunca acı gerçekle yüzyüze kalmışlar. Hollanda polisine baş vuran aileler, yazılı ve sözlü şikayette bulundu. Çocuklarının müdavimi oldukları camilere giderek yardım istiyeceklerini belirten aileleri, en fazla üzen ise çocukların Kürtlere karşı savaşak olmaları.
Y.Ö. POLİTİKA/AMSTERDAM
Ne İslam dinine ne de Kürt halkına HİZMETTİR
KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, Kürt gençlerine “bu tür örgütlerin amacı ne İslam dinine ne de Kürt halkına hizmettir. Bunlar doğrudan Kürt halkının demokratik haklarının önünü kesmek isteyen örgütlerdir. Oyunlarını boşa çıkarın” diye seslendi. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim ise din adına Rojava halkına karşı savaşan ve savaşa gidenlere büyük oyunu hatırlattı.
Güneybatı Kürdistan halkının bir statüye kavuşmanın mücadelesini verdiğini hatırlatan KONGRA GEL Başkanı Kartal, “Kürtler Irak’tan sonra Suriye’de de önemli bir mevzi elde ediyorlar. Ortadoğu’da Kürtler giderek siyasal statüyle buluşuyor. Ancak bu süreçte Kürtlerin kazanımlarının önünü almak isteyen sömürgeci devletler ile onların yedek gücü haline gelip ‘İslam’ adı altında faaliyet yürüten örgütler var. Bunlar Türk devletinin desteğiyle Kürtlerin toplumsal mücadelesinin istikametini bozmaya ve Kürtler arasına nifak sokmaya çalışıyorlar. Kürtlerin kamuoyuna yansıyan olumlu imajını bozmak istiyorlar. Kürtler arasında çatışma yaratarak, umudunu kırarak, elde edilen mevzileri geri almaya çalışıyorlar” dedi.
‘Oyunlarını boşa çıkartalım’
Kürt halkının ulusal birliğine kasteden konsepte işaret eden Kartal, şunları söyledi: “Avrupa’daki Kürt gençlerini İslam için cihad adı altında kandırıp Güneybatı Kürdistan’da savaşmak amacıyla gönderiyorlar. Hollanda’da ortaya çıkan bu olay da bunu ispatlamaktadır. Bunun kanıtıdır. Biz KONGRA GEL olarak Kürt halkına; özelde de Avrupa’da, özellikle Hollanda’daki Kürt gençlerine çağrı yapıyoruz. Bu organizasyondaki amaç ne İslam dinidir ne de Kürt halkına hizmettir. Bunlar doğrudan Kürt halkının demokratik ulusal haklarının önünü kesmek için örgütlendirilen, Türk devleti ve onun yandaşlarının bilinen organizasyonlarıdır. İslami kılıf adı altında hiçbir Kürt yurttaşı bu oyuna alet edilmemelidir. Bu tamamen Kürt halkının ulusal birliğine, geleceğine kastetmek isteyen bir projedir. Bu temelde halkımızı gençlerimizi duyarlı olmaya, bu tür organizasyonlardan uzak durmaya ve bunları boşa çıkartmaya çağırıyoruz.”
Kardeşin mazlumdur, kafir değil
Görüşlerine başvurduğumuz bir diğer isim ise Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim oldu. Salih Müslim, özellikle Güneybatı Kürdistan’da Kürtlere karşı savaşan devşirme Kürtlere sert tepki gösterdi. İslam dini kılıfı altında Rojava’ya giden Kürtlere “Sen hangi hakla kendi kardeşlerine kafir gözüyle bakıp savaşıyorsun. Yazıklar olsun” diye seslen Müslim, şu acı gerçeğin altını çizdi: “Kürtlerle o kadar oynanmış ki. Kim ne isterse Kürtlerden onu alıyor.”
PYD Genel Başkanı Müslim, Türk devletinin desteklediği çetelere karşı savaşta da benzer durumlar yaşandığını anımsattı. Kuzey Kürdistan’dan kalkıp Serêkaniyê’deki kardeşlerine karşı savaşmaya gelen ‘Kürtler’ olduğunu dile getiren Müslim, “Suriye’de de Meşal Temmo Alayı diye kandırılmış Kürtlerden oluşan bir grup var. Başlarındakilerden biri de Usama Halili diye bir Arap ama çıkıp Kürtler adına üstelik kimi Kürt yayınlarına bile konuşabiliyor. O grupta yer alan ‘Kürtler’ de mazlum Kürdistan halkına karşı savaşıyor. Bunlar özellikle dini kullanıyorlar” dedi.
Rojava’daki Kürtlerin hepsinin Müslüman olduğunu hatırlatan Müslim, şunları söyledi: “Biz kendi halkımıza karşı savaşmadık, kendi kardeşimizi öldürmedik. Sen nasıl kalkıp Rojava’ya gelip kendi kardeşlerine ‘kafir’ gözüyle bakarsın, onlara karşı savaşırsın. Senin gözün bu kadar dönmüşse yazıklar olsun sana. Sömürgeciler orda dururken sen mazlum Kürt halkının kanına nasıl girersin. Bunun dinle ile ahlak ve vicdanla alakası yok.”