Kürt halkı bu işbirliğini kabul etmez
Yurt Dışı Haberleri —

Ahmed Karamus
- KDP’nin işgalci Türk devletiyle kurduğu ittifaka tepkiler büyüyor. KNK Eşbaşkanı Ahmed Karamus, KDP’nin Türkiye’nin imha siyasetiyle işbirliğinin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Son günlerde KDP’nin Türk devletinin imha ve işgal saldırılarına verdiği destek konusunda Kürt kamuoyundaki tepki büyüyor. Kürt halkı, kaybedecek bir yüzyıllarının daha olmadığını ifade ederken, KNK Eşbaşkanı Ahmed Karamus ise Kürt birliğinin sağlanması için yeni girişimlerinin olacağını söyledi.
Türk devletinin, Federe Kurdistan Bölgesindeki sivil halka yönelik suikastları ve gerillaya yönelik saldırıları her geçen gün daha da şiddetlenirken, KDP’nin bu saldırılardaki payı Kürtler tarafından ihanet olarak değerlendiriliyor. Kürtlerin ulusal çıkarlarına yönelik siyaset yapmak yerine, işgalci Türk devletiyle ekonomik, siyasi ve askeri işbirliğini sürdüren KDP’ye hemen hemen her kesimden tepkiler büyüyor.
Son olarak PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, “HPG ve KDP arasında savaş yaşanmaması için sorumlu davranıyoruz. KDP bunu biliyor ve KDP’li yetkililer de bunu kullanıyor. Gerilla Kurdistan’ın her dört parçasının çocuklarıdır. Gerilla ve peşmerge arasında bir savaş yaşanır ve yayılırsa bu savaş bitmez. Birlik olmuyorsak da düşmana yardım etmeyin. Bu çağrımız sonuç almazsa mevcut durum tehlikelidir” diyerek hem KDP hem de Kürtler arası bir çatışmayı istemeyen tüm Kürtlere bu duruma son verilmesi çağrısında bulunmuştu.
Karayılan’ın çağrısı üzerine Kürt halkı, siyasetçileri, dernekleri, sivil toplum örgütleri, gazeteci, aydın, yazar ve daha birçok kesim tarafından, KDP’nin Türkiye ile işbirliğini derhal kesmesi yönünde açıklamalar gelmeye devam ediyor. KNK Eşbaşkanı Ahmed Karamus ve Almanya ile Fransa’da yaşayan Kürt yurtseverleri de gazetemiz aracılığıyla KDP’nin Türkiye ile işbirliğine tepki göstererek, ihaneti durdurma çağrısında bulundu.
İşgalci rejimle işbirliği kabul edilemez
“Kurdistan’ın özgürlüğü ve çıkarları için yola çıktığını iddia eden bir partinin bir örgütün hiçbir şekilde, işgalci bir rejimle işbirliği yapıp başka bir Kürt partisine yönelik tasfiye, imha politikası geliştirmesi kabul edilemez” diyen Karamus, tarihsel sürece bakıldığında Türk devletinin Kürtlerin lehine hiçbir adımının olmadığına dikkat çekti.
Sadece fiziki değil kültürel soykırım…
Türkiye’nin 1920’den beri Kürtlere karşı sadece fiziki katliam değil, diline, kültürüne ve varlığına karşı asimilasyon politikası da yürüttüğünü hatırlatan Karamus, “Türkiye’nin yürüttüğü bu politikasını göz önünde getirdiğimizde başka bir Kürt hareketinin böyle işgalci bir güçle ilişki geliştirip ortak politika yürütmesi ve PKK’yi tasfiye etme politikası asla kabul edilmez” dedi.
Kürt halkının vicdanına havale ediyorum
Karamus şöyle devam etti: “Türkiye, Kürtleri Ortadoğu coğrafyasında imha etmek ve tamamen silmek için bir mücadele içerisinde. Bu tarihi süreçte KDP bunu anlamamışsa bunu Kurdistan halkının vicdanına havale ediyorum. Bu işbirliğini kabul etmemek sadece bizim değil, dört parça Kurdistan’da yaşayan halklar, vicdan sahibi insanların yurtseverlik duygusunu taşıyan herkesin önünde bir görev olarak duruyor.”
Yeni girişimlerimiz olacak
KNK olarak Kürt partileri arasındaki sorunları çözmek için diyalog çağrılarını sık sık yaptıklarını ifade eden Karamus, “Yeniden birtakım girişimlerimiz olacak. Bütün Kurdistani parti ve yöneticileri ortak bir platformda buluşturup, bütün bu sorunları tartışmak ve belli bir çözüm aramak için bir araya getirmemiz gerekiyor. Kürtler arası sorunların çözülmesinin tek yolunun Kurdistani bir konferansın düzenlenmesinden geçiyor” vurgusunda bulundu.
Diyaloğun dışında çözüm olmamalı
Kürtler arası yaşanan sorunların çatışmaya evrilmemesi için sadece siyasi çevrelerin değil Kürt sanatçıların, aydınların, yazarların, yurtseverlik duygusunu taşıyan herkesin sorumlu davranması gerektiğine işaret eden Karamus, son olarak şunları söyledi: “Herkesin sorumluluğunun bilinciyle hareket ederek sağduyulu bir şekilde bu sorunun çözülmesi için çaba içerisinde olması gerektiğini belirtmek istiyorum. Özellikle KCK’nin Eşbaşkanlarına, KDP’nin Genel Başkanı Sayın Mesut Barzani’ye, YNK’nin Genel Başkanı Sayın Bafil Talabani’ye ve diğer bütün parti kurum ve kuruluşlara çağrımız, diyaloğun dışında farklı çözüm yolları aramak söz konusu olmamalı.”
HABER MERKEZİ















