Öz yönetim ilanları ile yeni yaşamın inşa edildiği Kürdistan’da halkın öz yönetim direnişi bölgedeki sanatçılar ve aydınlar tarafından da desteklenip sahipleniliyor. Öz yönetim hakkının meşru ve demokratik bir talep olduğunu belirten Sanatçı Bülent Turan, “Öz yönetim sadece Kürtler için değil, Türkiye’deki bütün halklar için bir kazanım olacaktır” derken, Şêrko Kanîwar ise “Şu an içinde olduğumuz sistem insanların kendi kültürleri ile var olmasına izin vermiyor. Buna karşılık biz de diyoruz ki; her kişinin kendi kültürü ile yaşayacağı ve kendi dili ile yaşamda ifade bulacağı bir sistem yaratıyoruz” dedi.


‘Öz yönetimler birleştirecektir’ 

Öz yönetimin insanlık tarihinin en eski sistemi olduğunu tarihin birçok döneminde halkların devlet olmadan da kendilerini yönettiğini belirten sanatçı Bülent Turan, “Kürtler var olduğundan bu yana tek millet, tek dil mantığına dayanan ve farklılıkları görmezden gelen ulus devlet sistemin halkların başına bela olduğunu anladı. İşte bu nedenle Sayın Abdullah Öcalan’ın paradigması çerçevesinde demokratik özerklik talebinde bulunup öz yönetimlerini ilan ettiler. Bugün mevcut iktidar Kürt halkının bu demokratik talebini, Türkiye’deki diğer halklara bir tehditmiş gibi algılatıp Kürtler, öz yönetimlerini ilan ederse Türkiye bölünür korkusu yaratmaya çalışıyorlar. Var olan durum ise bunun tersidir. Kürtler, öz yönetimlerini ilan ederlerse Türkiye birleşecektir” dedi.


‘Halk bir deredir’

Kürt halkının talebinin aynı zamanda Kürt sanatçılarının da talebi olduğuna dikkat çeken Turan, “Kürt halkının öz yönetim hakkı meşru ve demokratik bir taleptir. Özerklik yani öz yönetim sadece Kürtler için değil, Türkiye’deki bütün halklar için bir kazanım olacaktır. Bizler sanatçılar olarak bu süreçte kendimizi halkın içinde büyütmek ve sanatımızı geliştirmek istiyoruz. Kurumlarda oturup halkın bize gelmesini beklemekten ziyade halkın içerisine karışıp kültürel örgütlenmesini sağlamak istiyoruz. Kültürel anlamda ele alırsak halk bir deredir ve biz bu derede susuzluğumuzu gidermek istiyoruz” dedi.


‘Özgür sanatla özgür toplum’

Öz yönetimin ilan edildiği mahallelerde kültür ve sanat meclisleri kurduklarını aktaran sanatçı Farqîn, “Bu meclisleri kurmaktaki amacımız kültür ve sanat konusunda eğitimler vererek Kürt kültürünün ve sanatının gelişimine katkıda bulunmaktır. Öz yönetim ilanı sürecinde biz Kürt sanatçılarına düşen sorumluluk oluşturduğumuz meclisler ve yaptığımız çalışmalarla halkın sesini duyurup, Kürt kültürünü savunmaktır. Kürt sanatçıları olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirirsek özgür sanat ile özgür toplumu inşa edebiliriz” şeklinde konuştu.


‘Kültür sanat da değişecek’

Öz yönetim ilanları ile birlikte toplumun birçok yönünde olduğu gibi kültür ve sanat yönünde de değişimler meydana geleceğini vurgulayan Farqîn, “ Kurulan Kültür ve sanat meclisleri öz yönetimin kültür ve sanat ayağını inşa etmek için çalışmalarını sürdürecek. Mesela halk evleri olmayan mahallelere halk evleri kurulacak, bu evlerde kültür ve sanat eğitimi verilecek. Bu eğitim kişilerin kendi ana dillerinde olacak” dedi.


‘Devlete mecburiyetten kurtarmalıyız’

Öz yönetim ilanlarının amacı halkı devlete mecbur kalmaktan kurtarmaktır diyen Sanatçı Şêrko Kanîwar, “Öz yönetim ilanlarında biz Kürt sanatçılar çalışmalarımızı sürdürdüğümüz alanda halkın ihtiyaçlarına cevap olup halkı devlete mecbur kalmaktan kurtarmalıyız. Bu yüzden yapmamız gereken en önemli şey çalıştığımız alanda devletin kendini yaşatabileceği boşlukların oluşmasını engellemektir. Bir alanı boş bırakırsak devlet gelip o alana yerleşir bu durum fiziksel anlamda da aynıdır; bir mahalleyi boşaltırsak devlet gelip o mahalleye yerleşir ve evlerimizi karakola çevirir. Mesela ben bir müzisyen olarak var olana sisteme alternatif geliştirip Kürt çocuklarının 3 yaşında üniversite çağına kadar kültürel anlamda eğitimlerini sağlayabiliyorsam üzerime düşen sorumluluğu yerine getirebilirim” cümlelerini kullandı.

Öz yönetimin gelişebilmesi için eğitim ayağının sağlamlaştırılması gerektiğinin altını çizen Kanîwar, “Öz yönetimin kalıcı olması ve gelecek nesillerin bu sistemi doğru algılayıp yaşayabilmesi için kültürel eğitim olabilecek en güçlü hali ile örülmeli. Nasıl ki özgürlük hareketi bundan 40 yıl önce 5 kişi ile bir çizgi belirleyip bu çizgi üzerinden bir sistem oluşturdu ve bu sistem sayesinde bugün milyonlara ulaştı, biz de bugün kültür ve sanat alanında bir sistem oluşturup bu şekilde çalışmalarımızı sürdürmeliyiz” ifadelerinde bulundu.


‘İşlerimizi kendimiz çözeceğiz’

Öz yönetimin ilan edildiği alanlarda gerçekleştirilen çalışmaların halkın öz gücünden besleneceğini belirten Kanîwar, “Yapacağımız çalışmalarda gözümüz kapılarda olmayacak, gücümüzün yettiğince işlerimizi kendimiz çözeceğiz. Şunu açık bir şekilde belirtmek istiyorum; bu saatten sonra bir ayağımız devletin bize dayattığı sistemin içerisinde olmayacak. Öz yönetim boğazımıza kadar battığımız bu yanlış yaşam tarzından kurtulmamız için çok büyük bir adımdır” dedi. Öz yönetimin ilan edildiği alanlarda artık özgür ve devlet mantığından sıyrılmış bir bilinç ile gönül rahatlığı ile kültür ve sanat alanında çalışmaların yapılacağına işaret eden Kanîwar, “Şu an içinde olduğumuz sistem insanların kendi kültürleri ile var olmasına izin vermiyor. Buna karşılık biz de diyoruz ki; her kişinin kendi kültürüyle yaşayacağı ve kendi diliyle yaşamda ifade bulacağı bir sistem yaratıyoruz. Bu her şeyden önce insanların manevi anlamda kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlıyor. Şu bir gerçektir; insanlar iğne ucu kadar olsa bile kendi değerlerini yaşamda bulursa kendini daha özgür hissedecektir” şeklinde konuştu.



MELEK YÜKSEL/ANF/AMED