Kürt kadınların sesi olmak istedim

Kadın Haberleri —

9 Nisan 2021 Cuma - 23:00

  • Bunlar Kürt kadınlarının hayatları ve deneyimleridir. Kitapta her bölüm ayrı bir hikayeye adanmış 25 bölümden oluşuyor. Yazarların yaşları 20 ile 70 arasında değişiyor. Bu nedenle deneyimleri siyasi, dini ve sosyal görüşleri kadar çeşitli.

SUNA ALAN
LONDRA

Güney Kürdistanlı Kürt feminist, yazar ve öğretim görevlisi Houzan Mahmoud’un editörlüğünü yaptığı ‘’Kurdish Women’s Stories’’ (Kürt Kadın Hikayeleri) isimli kitabı Ocak ayında İngilizce olarak yayınlandı. Kürdistan’ın dört parçasından Kürt kadınların kendi yazdıkları metinlerden oluşan ‘’Kurdish Women’s Stories’’ ilk olarak Kasım 2019’da Güney Kürdistan’da Soranî lehçesinde yayınlanmıştı.

Londra’da yaşayan yazar Houzan Mahmoud ile kitaba dair konuştuk.

Kitap, Kürdistan’ın dört parçasından Kürt kadınların hikayelerinden oluşuyor. Hatta bunların bir kısmı başlangıçta Türkçe, Arapça ve Farsça hatta İngilizce yazılmış. Bize bu kitap fikrinin nasıl ortaya çıktığını ve bu projeye katılımınızı anlatır mısınız?

Bildiğiniz gibi son birkaç yılda Kürt sorunu ve silahlı mücadeleye odaklanan bir dizi kitap ve araştırma yapıldı. Ancak bunlar esas olarak erkek merkezli bir perspektiftendi ya da esas olarak baskın anlatımlardı. Kadınların seslerinin eksik olduğunu ya da en azından yeterince duyulmadığını hissettim. Bu yüzden kadınların hayata, sürgüne, hapis cezasına, silahlı mücadeleye, kayıplara, trajediye, neşe, umut, iyimserliğe, hayatta kalmaya ve direnişe bakış açılarını getirmenin yollarından birinin kendi sözlerinde, anlatımlarında düşündüm. Asimilasyon politikaları nedeniyle birçok Kürt kadın Türkçe, Arapça ve Farsça eğitim görüyor. Yazabildikleri tek dil buydu. Hepsini önce Soranî’ye, sonra da İngilizce’ye tercüme ettik. Bunlar Kürt kadınların gerçek hayatları ve deneyimleridir. Yapay sınırları ve zorla asimilasyonu aşmak ve Kürt kadınlarını kendi hayat hikayelerini yazmaya ve anlatmaya teşvik etmek istedim. 

  • Bazı hikayeler sanat temelli, kimi aile kaybının duygularına ve deneyimlerine odaklanıyor, kimi de silahlı mücadele içinde olan ve çatışmalar arasındaki tehlikelerle karşı karşıya kalanların hayatlarını belgeliyor. Özgürlük, gurur ve umut teması, bu kitaptaki güçlü mesajlar. 

Hikayeler ne hakkında? Ortak bir mesaj var mı?

Kitapta her bölüm ayrı bir hikayeye adanmış 25 bölümden oluşuyor. Yazarların yaşları 20 ile 70 arasında değişiyor. Bu nedenle deneyimleri siyasi, dini ve sosyal görüşleri kadar çeşitli. Bazı hikayeler sanat temelli, kimisi aile kaybının duygularına ve deneyimlerine odaklanıyor, kimisi de silahlı mücadele içinde olan ve çatışmalar arasındaki tehlikelerle (hapis, sürgün vb.) karşı karşıya kalanların hayatlarını belgeliyor. Kadınların yazıları tüm bu sorunlarla karşılaşmaları ile ilgilidir. Aynı zamanda dirençlerini ve dayanıklılıklarını da gösteriyor. Özgürlük, gurur ve umut teması, bu kitaptaki güçlü kapsayıcı mesajlardır. 

Sizi çok etkileyen hikayelerden bize örnekler verebilir misiniz?

Doğruyu söylemek gerekirse, tüm hikayeler aynı derecede ilginç ve önemli, ancak sevdiklerini kaybetme hikayeleri özellikle beni etkiledi. Hikayelerin çoğu bana kendi ailemin hayatını ve Saddam rejimi altında geçen çocukluğumu hatırlattı. Örneğin kitaptaki pek çok kadın, babalarının, oğullarının veya eşlerinin nasıl idam edildiğinden ve nasıl dirençli olmaları ve cellatların önünde ağlamamaları gerektiğinden bahsediyor. Diğer hikayeler İslami rejime, DAİŞ’e karşı silahlanan cesur kadınlar üzerine. Ayrıca şiir, sanat ve cinsiyete dayalı şiddet hikayeleri var.

Kürt kadınlar denince akla mücadele, savunma, göç, ataerkillik vs. gelir. Kadınların anlattığı romantik hikayeler var mı?

Toplumumuzda doğalında bir politikleşme var. Bu şekilde olmak istediğimiz için değil, işgal altında olduğumuz içindir. Dört diktatörlük rejimi savaş, sürgün, hapis ve göçü beraberinde getirdi ve doğal olarak birçok neslin hayatını şekillendirdi. Kadınların bir kısmı aile hayatlarından bahsediyor, ancak genellikle Kürt toplumunda ataerkilliğin gölgesindeki yaşamdan bahsediyor. Dünyadaki tüm toplumlar gibi ataerkillik kadınların hayatlarını mahvediyor ve Kürt toplumu bir istisna değildir. Bu yüzden herhangi bir romantik hikaye olduğunu açıkça söyleyemeyeceğim. Ancak satırlar arasındaki romantizmi bulabilirsiniz. Bu, kadınların sanatlarına duydukları sevgi ya da değişim ve umut beklentisini gösteriyor.

 

Houzan Mahmoud kimdir?

Güney Kürdistanlı Kürt feminist, yazar ve öğretim görevlisi. Siyaset ve kadın hakları alanında aktif yer alıyor. Hem diasporada hem de ülke içinde Kürt toplumu için önemli olan konuları tartışmak ve gün ışığına çıkarmak için Londra merkezli bir platform olan Culture Project’in (Kültür Projesi) kurucu ortağı ve koordinatörü. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.