Festivaller, belirli dönemlerde yapılan ve çok sayıda insanın katıldığı müzik, dans, sinema ve diğer sanat dalları ile yapılan etkinlikler olarak bilinir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı‘ndan sonra bu etkinlikler o kadar artmış ki neredeyse günümüzde her köyünde bir festivali vardır.
Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali ise Kürtlerin en büyük festivali arasında görülüyor. Günler öncesi hummalı bir çalışma festivale damgasını vuruyor.
8 Eylül’de Almanya’nın Mannheim kentinde 20’incisi düzenlenecek olan Uluslararası Kürdistan Kültür Festivali’ne sayılı günler kala, geleneksel kutlamanın Kürtler açısından önemine anlatmak için tarihçesini anlatmak istedik.
1960’lı yıllarda ekonomik, 80’ler ve özellikle de 90’lı yıllarda ise Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin gelişimine paralel olarak Türk devletinin baskıları sonucu Avrupa’ya çıkmak zorunda kalan Kürtler bu festivali, kendi aralarındaki birliği pekiştirmenin önemli bir aracı olarak gördü. Avrupa’ya göç edip, burada kendi kurumlarını oluşturan ve bu kurumlar etrafında örgütlenen Kürtler, hem kültürlerini tanıtmak, hem de ülkesindeki baskıları gündeme getirerek dış kamuoyuna aktarmak açısında bu festivale büyük bir misyon biçti.

İlk festival Bochum’da

Bir milyonu Almanya’da olmak üzere, Avrupa ülkelerinde yaklaşık iki milyon Kürt yaşıyor. Kürtler, diğer dünya halklarında olduğu gibi kendi kültürünü, müziğini, danslarını tanıtmak, en önemlisi de siyasi mesajlarını vermek ve Kürdistan’daki kirli savaşa dikkat çekmek amacıyla birçok etkinlik gerçekleştiriyor. Bu etkinliklerin en önemlisi ise gelenekselleşen festivallerdir. 1 Ağustos 1992 tarihinde Almanya’nın Bochum kentinde bulunan Ruhr Stadyumu’nda ilki gerçekleşen festivalle 50 bini aşkın insan katıldı. Nobel Edebiyat Ödüllü İngiliz yazar Harold Pinter’in mesaj yolladığı festival, “Ulusal meclis için ileri” solaganı ile kutlanmıştı.

‘Kitlesel gelişmeler Avrupa’ya yansıdı’
İlk festivalin tertip komitesinde yer alan Almanya Kürt Dernekleri Federasyonu’nun (YEK-KOM) eski başkanı Mehmet Demir, bu organizasyonun amacını şu şekilde ifade ediyor:
“Bilindiği gibi, 90’lı yılların başlangıcında Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin her geçen gün kitlesel gücü büyüyor, halk mücadeleye sahipleniyordu. Kürdistan‘da kitlesel büyümeyi karşılayacak eylem ve etkinlikler, katliamlarla bastırılıyor. İnsanlar sokakta kurşunlanıyordu. Ülkedeki kitlesel gelişmeler, Avrupa’da da etkisini göstermeye başlamıştı. 92 yılına geldiğimizde temel slogan “Diriliş Tamamlandı, Sıra Direnişte” idi. Diaspora kitlesi, en büyük salonlara dahi sığmıyordu. Ayrıca Özgürlük Mücadelesi’nin sadeca sokaktaki gücünü değil genel yaratılan sosyal-siyasal ve kültürel boyutlarının da uluslararası kamuoyuna yansıtılması gerekiyordu. Tüm bu hususlar, Kürtlerin mücadelesini, uluslararası Kürt Kültür Festivali biçiminde kutlaması o dönemin yönetimi tarafından tartışıldı. Şehit Hüseyin Çelebi, Engin Sincar (Erdal) arkadaşlar buna öncülük yaparak ilk festival gerçekleştirdi ve bu günümüze kadar devam ediyor.”
Şimdi de ilk festivale katılan Kürdistanlıların o döneme ilişkin anlattıklarına kulak verelim:

Seyidxan Girmiri (Heilbronn):

“Ülkeden daha yeni gelmiştim festivalin ne anlama geldiğini hiç bilmiyordum. Festivalin kutlanacağını, Avrupa’nın her yerinden Kürtlerin otobüslerle geleceğini duyduğumda şok olmuştum açıkçası. İnanamıyordum. Sabırsızlıkla o günü bekledim. Bochum kentine vardığımda o insanları görünce, atılan sloganları duyunca gözyaşlarıma hakim olamadım. “İşte Kürdistan işte Kürtler ve PKK gerçeği budur” dedim. Varolan inancım ikiye katlandı. O inançla daha sonraki festivallere de katıldım” yer alıyorum.

Cuma Farqînî (Pforzheim):
“Fetivalin düzenleneceğini duyduğumda, Kürdistan kuruldu heyecanı yaşadım. İtiraf edeyim ki festivalin ne olduğunu da bilmiyordum. Kendime göre düğün gibi bir şey olduğunu düşünüyordum. Ama ne olursa olsun binlerce Kürt’ün bir araya geleceğini benim için bir Kürdistan’dı. O heyecanla yola çıktım. Yapılan siyasi konuşmalar, atılan sloganlar ve insanların sıcaklığı ile kendimi bağımsız Kürdistan’da hissetim (Gözlerinden yaşlar akarak) o günkü duygu ifade edilmez.”

Abdullah Şirnêx (Pforzheim):
Almanya’ya gelişimin ikinci günüydü, Botan’ın sıcaklığından yeni gelmiştim. O sıcaklıkla ülkede yapılan herhangi bir yürüyüş gibi olacağını sanıyordum ve o heyecanla gittim. Kitle açısından heyecan, sıcaklık, inanç Botan’dan pek farkı yoktu. Farklı olan halk değil, coğrafya idi. O günden kafamda kalan birçok şey vardır ama en önemlisi verilen siyasi mesajlardı. Binlerce insanın yekvücut halinde dinleyip anlamaya çalışması, beni çok etkiledi. O günkü disiplin müthişti. İnsanlar saygıdan sigara bile içemiyordu. Ülkeye dönüş inancı vardı. Atılan sloganlarla adeta yer yerinden oynuyordu. Festival bitip, eve döndüğümüzde otobüsün radyosundan haberleri dinledik. Festivalden bahsedilince otobüstekilerin tümü ayağa kalkarak sevinç gösterisinde bulundu. Otobüsün sürücüsü de haliyle korktu ve az daha kaza olacaktı. İlk defa böyle bir şeye tanıklık ediyorduk.”

Mehmet Kurt (Heilbronn):

“Ülkede Türkiye sol örgütleri içerisinde kaldığım için festivalin anlamını biliyordum. Bu konuda heyecanım yoktu. Asıl heyecanım ‘üç Kürt bir araya geldiğinde kesinlikle kavga çıkar’ söylemini düşünerek böyle bir festivalin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğiydi. Bu düşünceyle gittim ama karşılaştığım manzara bambaşkaydı. Gerçekten takdir edilecek heyecan, disiplin, inanç, sevgi ve saygı vardı insanlarda. Giderken yanımda asimile olmuş birini götürdüm. Dönüşte nasıl bulduğunu sorunca, ‘evet Kürdistan vardır. Bu halk Kürdistan’ın özgürleştirecektir’ cevabını aldım.”

Festivallerin kronolojisi

1992 yılından beri değişik sloganlar altında Kürdistan Uluslararası Kültür Festivali düzenleniyor. Kürtler, barışçıl çözüm ve demokrasi yönündeki taleplerini bu festivallerde haykırıyor. Yüzbinlerin katıldığı festivalin kronolojisi şu şekilde verebiliriz:
Kürt sorununun barışçıl bir çözüm için ısrarlı çabaları her festivalde yenileyen barış ve demokrasiyi haykıran yüzbinlerin katıldığı Kürt Kültür Festivalin kronolojisi:
-  02 Temmuz 1992 Bochum Ruhr Stadyumu’nda 55 bin kişinin katıldığı festival ilk festivaldir.
- 04 Eylül 1993’te Frankfurt Walstadion çok renkli zengin bir kültür programıyla kutlandı. Onbinlerce kişinin katıldığı ikinci festivaldir.
- Üçüncü festival, 1994 Hollanda Landgraaf kentinde bir hipodrumda kutlandı. Festival Hannover’de Alman polisi tarafından katledilen Kürt genci Halim Dener’e adandı. Yağmurun hiç kesilmediği bir güne denk gelen kutlamada bir ilk de gerçekleştirildi. İlk defa festival alanına dev ekran kuruldu ve katılımcılar kendilerini bu ekranda izleyebildi.
-  Avrupa’da Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik yasakçı politikalardan dolayı 1995’te kutlama yapılamadı.
-  22 Eylül 1996 tarihinde Köln Mungerdorferstadion’da düzenlenen festival adeta bir önceki yılda yasaklanan festivale inattı. Festivalde çok zengin bir program vardı. 85 bin kişinin katıldığı festival, Zeynep Kınacı’ya (Zîlan) adandı
-  1997 yılında bir önceki yılda olduğu gibi festival, Köln Mungerdorftstadion’da gerçekleştirildi ve “Hewlêr Şehitleri”ne adandı. “Kürdista’a Barış” sloganı adı altında gerçekleştirilen festivale, çok sayıda Kürt dostu katıldı. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) temsilcileri de festivalin programında yer alarak konuşma yaptı. FKÖ temsilcisi Gasson Salomon, Filistin halkının Kürtlerle olan dostluğuna dikkat çekiyordu.
-  6’ıncı Festival, 1998 yılında Hollanda’nın Rotterdam kentinde gerçekleştirildi. Festival, Çanakkale Cezaevi’nde Kürt halkı üzerindeki teröre dikkat çekmek için bedenini ateşe veren Sema Yüce’nin anısına “Sema Yüce Kültür Festivali” adıyla yapıldı.

Komplodan sonra ilk festival

-  1999 Ağustos ayında Almanya’nın Dortmund kentindeki Westfalen Stadyumu’nda “Abdullah Öcalan’a Özgürlük Kürdistan’a Barış” sloganı adı altında gerçekleştirilen festival, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan esir alınarak Türkiye’ye teslim edildikten sonra yapılan ilk festival olma özelliğini taşıyordu. 110 bin kişinin katılımına rağmen, Kürtlerin en buruk olarak kutladıkları ve duygulu anların yaşandığı bir festival olarak tarihteki yerini aldı.
- 8. Kürdistan Kültür Festivali, Köln Munderdorft Stadyumu’nda “Barış, Demokrasi ve Özgürlük Festivali” sloganı adı altında yapıldı. Festivale Güney Afrika başta olmak üzere birçok ülkeden Kürt dostları katılarak, Kürtlerin yanında oldukları mesajlarını verdi.
- 2001 yılında yine Köln kentinde gerçekleştirilen festivalde zengin bir kültür programı vardı. HADEP temsilcileri ve farklı uluslardan Kürt dostları etkinlikte yerlerine aldı. 1 Eylül 2001’de düzenlenen 9. festivalin de kendine özgü yanları vardı. 2001 yılında PKK’nin ‘terör listesi’ne alınması tartışmalarına tanık olan Kürtlerin başlattığı “Kimliğimiz Onurumuzdur” kimlik bildirimi kampanyası festivalde doruğa ulaştı. Köln’de Ren nehri kıyısında düzenlenen festivale katılan on binlerce Kürt ‘kimliğimiz onurumuzdur’, ‘gelin birlikte barışı ekelim’ mesajı verdi. ‘Özgürlük Yargılanamaz’, ‘PKK yasağı kalksın, Kürt ulusal kimliği tanınsın’ pankartları dikkat çekti.
-  2002 yılında gerçekleştirilen 10’uncu festival, Gelsenkirchen’de yeni inşa edilen ve dünyanın en büyük stadyumlarından biri olarak kabul edilen Arena Uf Schalke Stadion’da gerçekleştirildi. Yüzbine yakın bir katılımın olduğu festivale çok sayıda parti temsilcisi ve Kürt dostu konuşmacı olarak katıldı.

Sincer’e adandı
- 2003 yılında Gelsenkirchen kentinde “Demokratik Ortadoğu ve Özgür Kürdistan” sloganı altında gerçekleştirilen festival, Avrupa’da yaşayan Kürtler tarafından da yakından tanınan ve onlar tarafından oldukça sevilen Engin Sincer’e (Erdal) adındı. Sincer, Kürt Özgürlük Mücadelesi saflarında askeri yeteneği güçlü bir komutan olmanın yanı sıra önemli diplomatik çalışmalarda bulunmuş olan bir şahsiyet olarak da tanınıyor.
-  25 Eylül 2004 tarihinde, Gelsenkirchen kentinde 12’incisi düzenlenen festival her yıl olduğu gibi bu yılki festival da da onbinlerce Kürt ve dostları yerini aldı.
- 2005’te Köln kentinde, “Kürt sorunun çözümü için müzakerenin başlaması, Öcalan’a özgürlük” sloganı adı altında gerçekleştirildi.
- 2006 yılında Gelsenkirchen kentinde gerçekleştirilen 14. festivale 80 bin kişi katıldı. Festival, yazar Mehmed Uzun’a adandı.
- 15’inci Kürdistan Festivali, 2007 yılında Gelsenkirchen kentinde “İşgale, Yıkıma, Asimilasyona Hayır. Barış ve Özgürlük Hemen Şimdi” sloganı ile gerçekleşti. Festivale katılan onbinler, Öcalan’ın özgürlüğünü talep etti.
- 2008 yılında Gelsenkirchen yapılan 16. festival “Öcalan’a Özgürlük, Kürdistan’a Barış” sloganı altında yapıldı.
- 2009 yılında ise yine Gelsenkirche kentinde aynı slogan adı altında gerçekleştirildi.
- 2010 yılındaki 18. festival, Köln Rheinenergie Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Çok sayıda sanatçının yer aldığı ve zengin bir programa sahip olan festivalde BDP Milletvekili Emine Ayna bir konuşma yaptı ve Kürdistan’daki gelişmeleri değerlendirdi. Onbinlerin katıldığı festival, “Varlığımızı savunalım, özgürlüğümüzü gerçekleştirelim” sloganı ile gerçekleşti.
- 2011 yılında yine Köln Rheinenergie Stadyumu’nda gerçekleştirilen 19’uncu Uluslararası Kürt Kültür Festivali ise Kürdistan ve Türkiye’den BDP Milletvekileri Erol Dora, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Emek Partisi (EMEP) temsilcileri katıldı.
Bu festivalin diğer bir özelliği de ilk defa Güney Kürdistan’dan, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ve Goran Hareketi’nin temsilcileri de yer alması oldu.


SAİT ÖZTÜRK / HEILBRONN