Amed’in alternatif sanat merkezlerinden biri olan Amed Şehir Tiyatrosu’nun (AŞT) oyuncularından Yavuz Akkuzu, baskılara karşı mağduriyet dilinin eskide kaldığını, “Biz yok olduk, bittik” söyleminin sona erdiğini söylüyor.

Alternatif sanat merkezi Amed Şehir Tiyatrosu, OHAL koşullarında dahi sanat üretmeye ve sanatı icra etmeye devam ediyor.

Yavuz Akkuzu, tiyatrolarını farklı, sisteme karşı olan 80 kişinin buluşabileceği tek alan olarak tanımladığını söyleyerek, “Alternatifini koyabiliyorsan sanat üretiyorsundur. İyi sanat eseri ürettiğimizde özgürleştiğimizi düşünüyorum. Seyirci ile etkileşime geçtiğimizde özgürlük hissediyorum” diyor.

Kürtçe daha başarılıyız

Akkuzu, tiyatro hayatına mimarlık okurken Amed Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı tiyatro atölyesinde Murathan Mungan’ın Taziye isimli oyununu Kürtçe oynayarak başlamış.

Akkuzu, Kürtçe’yi kullanarak sanat icra etme ile geç tanıştıklarını ifade ederek, Kürtçe oyunların Türkçe oyunlarından daha başarılı olduğuna dikkat çekiyor. 

İzleyici artık seçici

Kürtçe tiyatro yaptıkları dönemde, toplumun anadille buluşma isteği olduğunun altını çizen Akkuzu şöyle diyor:

“Gani Rüzgar Şavata’nın filminde Kürtçe bir replik, şarkı geçiyor diye binlerce insan gidip Dilan Sineması’nı doldurdu, filmini izledi. Mem û Zîn filmi de öyleydi. O ulusal kimlik tarafından tutuyorduk onu, sanat eseri önemli değildi. Teknik bir şey ile buluşuyorduk. Ama şimdi aynı şeyi söyleyemeyiz. Sen bir sanat eseri icra edersen izleyicisi vardır. O değişti ve iyi oldu. Seyirci artık seçici oldu.” 

Benim mağduriyetim nedir ki?

Akkuzu, Amed Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından oluşan mağduriyet tartışmalarını eleştirerek, mağduriyet dilinin eskide kaldığını söyledi. Akkuzu konuya ilişkin olarak ise, “Sûr’da bir katliam olmuş, onun mağduriyeti yanında benimki nedir ki? Bunu söylemeye utanırım” diyor.


DİCLE MÜFTÜOÐLU / DİHABER/AMED