M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG

Bu yıl 10.su düzenlenen Hamburg Kürt Filim Festivali tanınmış yönetmen Ekrem Heydo’nun belgesel filmi olan “Maine Paradise” (Benim Cennetim) ve Sahim Omar Kalifa’nın “Zagros” film gösterimleri ile devam ediyor. Studio Kino’da gerçekleşen gösterimde yönetmenler Ekrem Heydo, Sahim Omar Kalifa ve filimde rol alan oyuncular Aziz Çapkurt ile Halima Ilter de hazır bulundu. Zagros filmi Havin adında bir kadının yaşamını anlatıyor. Havin evli olmasına rağmen kuzeni ile birbirlerini sevmektedir. Bunun duyulması üzerine Havin dokuz yaşındaki kızını da yanına alarak Belçika’ya kaçar. Çevrenin dedikodularına inanmayan Havin’in eşi Zagros kızına ve eşine kavuşmak için Belçika’ya gelir. Belçika-Holanda ortak yapımı olan film yaklaşık 102 dakika sürmektedir. Maine Paradise filmi ise Arap baharının Suriye’ye yansımalarını anlatan belgesel bir film. Türkiye-Suriye sınırında bulunan Serêkaniyê’deki çatışmaların anlatıldığı belgesel film Rojava’da yaşanan savaşı gözler önüne seren değerli bir çalışma olarak sinema severlerden tam not aldı.

MKM’nin rolünü unutmayalım

Festival kapsamında “Kürt sinemasına içten ve dıştan bir bakış” başlığında bir panelde gerçekleştirildi. İki bölüm halinde gerçekleştirilen panelin ilk bölümünde Nazmi Kırık’ın moderatörlüğünde yönetmenler Ekrem Heydo, Sahim Omar Kelifa ve Hebun Polat yer aldı. Sinema yapmak için devletleşmek gerekmediğini dile getiren  Ekrem Heydo, Rojava Devriminden önce Rojava’da sinemanın bile olmadığını dile getirirken; Sahim Omar Kelifa da Kürt yönetmenlerin gittikleri her yerde takdir topladıklarını dile getirdi. Kürt sinemasının acıya ve drama sıkıştığını belirten Kalifa, buradan çıkılması gerektiğini ifade etti. Ardından söz alan Hebun Polat, Kürt sinemasının gelişiminde MKM’nin emeğini unutmamak gerektiğini belirtirken, devletin her zaman önlerine çıkardığı engellere vurgu yaptı.

Kürt sineması emekleme aşamasında

Panelin ikinci bölümünde Pauline Tucoulet’in moderatörlüğünde senarist, yönetmen ve yapımcı Önder Çakar, Alman yapımcı Peter Ott ve Hüseyin Tabak izleyici ile buluştu. Son birkaç yıldır Kürt sineması ile diaspora sineması arasında ciddi bir etkileşim olduğunu belirten Pauline Tucoulet, bu ilişkilerin güçlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Kürt sinemasının seyircisi olmadığını dile getiren Hüseyin Tabak, Kürt sanatçıların bir çatı altında bulunmaları gerektiğini kaydetti. Güney Kürdistan’a film çekmek için giden Peter Ott izlenimlerini anlatırken, Önder Çakar devrimci sinemaya inandığı için Kürt sinemasıyla yollarının kesiştiğini belirtti. DAİŞ karanlığına karşı Kütlerle beraber yaşamanın onur borcu olduğunu belirten Çakar, Kürt halkının bir yandan varlık mücadelesi verirken, bir yandan da direndiklerini sözlerine ekledi. Kürt sinemasının emekleme aşamasında olduğunu dile getiren Çakar, Rojava’daki izlenimlerini izleyicilerle paylaştı.