Fransa’da Kürt siyasetçilerin mal varlıklarına tedbir konulması onları hedef durumuna getirdiğini açıklayan CDK-F, Kürt siyasetçilerine zarar gelmesi durumunda Fransız hükümetinin sorumlu tutulacağına dikkat çekti.
SELMA AKKAYA / PARİS
Fransa, Türkiye’nin mavi listeye alarak üzerine ödül koyduğu ve hedef haline getirdiği CDK-F eski Eşbaşkanı Vedat Bingöl’ün mal varlıklarına el koydu, hesabını dondurdu. Fransa-Türkiye arasındaki kirli pazarlıklar sonucu Paris’te 3 Kürt kadınının katledildiğini hatırlatan Bingöl, “Fransa can güvenliğim konusunda hiçbir tedbir almazken Türkiye ile pazarlık yaparak hukuk ve insanlık dışı bir skandala imza atıyor” dedi. CDK-F ise bu kararla MİT’in Fransa’ya yerleştirdiği “ölüm komandolarının” cesaretlendireceğini belirterek ekledi: “Yöneticilerimiz tehlike altında, yaşamlarına veya fiziki bütünlüklerine bir zarar gelmesi halinde, bundan Fransız hükümeti ve başta Jean-Yves Le Drian sorumludur.”
Ankara-Paris hattında stratejik ihtiyaçlara yeniden Kürtler kurban edildi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves le Drian 13 Haziran’da Ankara’da Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmüştü. Görüşme öncesinde Fransa Demokratik Kürt Konseyi (CDK-F) eski Eşbaşkanı Vedat Bingöl’ün de aralarında bulunduğu Kürt siyasetçilerin hesaplarının dondurulması ve mal varlıklarına el koyulması kararı alındı.
CDK-F yazılı bir açıklamayla, Fransa ekonomi ve içişleri bakanlıklarının ortak kararıyla CDK-F’nin birçok üye ve yöneticisinin mal varlıklarının dondurulması yönünde tedbir alındığını duyurdu. Fransa’da geçtiğimiz yıl da -çoğu Fransa oturumuna dahi sahip olmayan- Avrupa’da Kürdistani kurumlarda faaliyet yürüten 11 kişi için benzer bir karar alınmıştı.
Yine Kürtler pazarlık konusu
Fransa Demokratik Kürt Konseyi, yaptığı açıklamada “Paris’in bir kez daha Ankara ile, Fransa’daki mülteci Kürt aktivistleri üzerinden büyük anlaşmalar yaptığından şüphe yok” dedi. Fransa’da benzer bir siyasetin daha önce de yürütüldüğünü hatırlamakta fayda var. Kürt siyasetçi Nedim Seven, 2006, 2007 yılları arasında Türkiye’nin talebi üzerine Fransa’da tutuklanmıştı. Yine Kürt kurumları 2010 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Paris ziyareti öncesinde basılmış, yöneticileri gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Aynı şekilde geçtiğimiz 11 Kasım tarihinde Tayip Erdoğan’ın Macron’un konuğu olarak Paris’e geldiği gün Kürt siyasetçi Ahmet Kaya trajik komik bir hikaye yaratılarak tutuklanmıştı.
Paris Katliamı pazarlığın sonucu
Fransa’nın Türkiye ile ilişkilerinde sürekli pazarlık aracı olarak yapılan Kürt kurumlar ve onların çalışanlarına uygulanan bu siyasetin sonucu, Paris’te üç Kürt kadın Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez katledilmişlerdi. Üzerinden 6 yıl geçmesine karşın halen katliamı aydınlatmayan Fransa bir kez daha Kürt siyasetçileri hedef haline getiriyor.
Fransa’dan ikili siyaset
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Ankara’ya yapacağı ziyaret öncesi Türkiye’de tutuklu bulunan Lyon 1 Üniversitesi Matematik Bölümü öğretim görevlisi Tuna Altınel’in durumuna ilişkin Fransa Meclis Genel Kurul oturumunda hükümete konu ile ilgili yöneltilen soru önergesini yanıtlamış, Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalar konusunda “büyük endişe duyuyoruz” demişti. Türkiye’de yaptığı konuşmada ise kendi ülkesinde sığınmacı olarak koruma altına alınan Kürtleri Türk devletine hedef göstermişti.
Ölüm komandoları cesaretlendiriliyor!
Fransız Hükümeti’nin üyeleri hakkında getirdiği bu tedbirlerin MİT’in Fransa’ya yerleştirdiği “ölüm komandolarını” cesaretlendireceğini belirten CDK-F şunları belirtti: “Yöneticilerimiz tehlike altında, yaşamlarına veya fiziki bütünlüklerine bir zarar gelmesi halinde, bundan Fransız hükümeti ve başta Jean-Yves Le Drian sorumludur.”
Türkiye listeye aldı Fransa hesabını dondurdu
CDK-F’nin haksız olmadığı bir önceki dönem CDK-F’nin eşbaşkanlığını yapan Vedat Bingöl’ün yaşadıklarıyla da belgeli durumda.
Bingöl, kış aylarında önce Türkiye’de İçişleri Bakanlığı’nın ‘aranan teröristler’ listesinde mavi kategoriye dahil edildi. Kimlik bilgileri yayınlanan Bingöl için 1 buçuk milyon lira ödül konulurken, sosyal medya üzerinde tehditler de beraberinde geldi. Bu gelişmelere rağmen Fransa, kendi ülkelerinde demokratik ve Fransa yasaları çerçevesinde faaliyet yürüten bir kurumun yöneticisi olan Bingöl’ün mal varlığı ve hesaplarını dondurdu.
Bingöl: Katliama zemin hazırlıyor
Gazetemize konuşan Bingöl, söz konusu kararın 12 Haziran tarihinde kendisine tebliğ edildiğini belirterek, hukuki girişimlerde bulunacağını söyledi. Bingöl şunları aktardı: “Aylar öncesinde Türk devleti başıma ödül koyarak beni mavi listeye aldı.
Kimlik bilgilerin ve fotoğrafım yayınlanarak hedef gösterildim. Ben Fransa’da o dönem CDK-F’nin eşbaşkanıydım. Fransa’da politik ilticacı olarak yaşıyorum. Hedef gösterilmeme karşın Fransa devleti can güvenliğim konusunda hiçbir tedbir almaz iken bugün Türkiye ile pazarlıklar yaparak böylesi hukuk ve insanlık dışı bir skandala imza atıyor. Fransa daha öncede benzer bir siyaset yürütmüş ve bu siyasetin sonucu hedef gösterilenler Paris’in orta yerinde katledilmişlerdi. Yeni saldırılar için zemin hazırlayan bu siyasetten vazgeçilmelidir. Bu anlamda tüm hukuksal girişimlerimizi sürdüreceğiz.”
Bingöl, Fransa Hükümeti’ni Kürtlere yönelik politikasını değiştirmeye ve Kürt kurumlarının üyelerine ilişkin tedbirleri derhal iptal etmeye çağırdı.