İsviçre Gündemi
İsviçre’de, Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü ile ortak yapılan ankete göre, silaha ulaşılabilirlik, şiddeti ve iç savaşı artıran etkenlerin başında geliyor. Gerilim, insan hakları ihlallerine müsamaha, uluslararası hukuku, savaş kurallarını ihlal edenlere gösterilen tölerans, totaliter, anti-demokratik ülkelere tanınan serbestlik, gerilim, kışkırtma, kimilerinin devletleri, kimilerinin muhalifleri desteklediği dünyamızda, asıl aktörlerin silah tüccarları olduğunu ve her tüccarın bir devleti temsil ettiğini unuturuz.
Yaşadığımız coğrafyada, bölgede halkların çağın gerisindeki sistemler içinde tutulması, mezhep çatışmaları, çözümsüz ulusal ve kimlik sorunları, ülkeler arası düşmanlıklar, feodal değer yargılarının yaşatılması, fanatizmin siyaset tarzı olarak sürdürülmesinin arkasında da büyük devletlerin desteğindeki silah şirketlerinin büyük rol oynadığı ve varlıklarını da bu gerilim ve savaş siyaseti ve kışkırtmalar üzerinden sürdürdükleri raporlarla da gündeme getirilmektedir. Yani uluslararası sorunların çoğu silah üreticisi batılıların abartı ve kışkırtmaları ile gerilmekte ve çatışmaya dönüşmektedir.
Barış üzerine ciddi araştırmalarıyla bilinen Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsünün yayınladığı rakamlara göre yılda 401 milyar Dolar silah ticareti yapılmıştır. Silah ticaretinin yıllık ortalama yüzde 8 arttığı dikkate alınırsa 2012 sonuna keder yaklaşık 500 milyar Dolarlık bir ticarete ulaşacağını ifade etmek çok abartılı olmayacaktır. Dünyada en fazla silah satan 100 firmanın 78’i Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği ülkelerinde bulunmaktadır. Bu firmalar 368 milyar Dolarlık satış yapmaktadır. Yüzdelik olarak ise dünya silah ticaretinin yüzde 91.7’sine tekabül etmektedir. Bunun ilk büyük 10 firması ise ABD’de bulunmaktadır. Bu on büyük firma satışın yüzde 56.9’unu yani 228 milyar Dolarını yapmaktadır, toplamda ABD’nin 45 firması yıllık 247 milyar Dolarlık silah satmaktadırlar, bu rakam dünya genel silah ticaretinin yüzde 61,5’ine denk gelmektedir. ABD tamamına yakınını kendi özel firmalarından olmak üzere 2011 yılında 661 milyar Dolarlık silah ve mühimmat almıştır. Dolayısıyla ABD, dünyanın en büyük silah üreticisi ve satıcısıdır.
Avrupa Birliği ülkelerinin yıllık silah ve mühimmat satışı 70 milyar Dolarlık bir rakama ulaşmaktadır. Almanya 5.3 milyar Dolarla ilk sırayı, Fransa 4.02 milyar Dolarla ikinci, İngiltere 3.44 milyar Dolarla üçüncü sırayı almaktadır. İtalya, İspanya, Hollanda ve Belçika gibi AB ülkeleri önemli silah satıcılarıdır. 2012 yılında sıralamanın değişme ihtimali zayıf olmakla birlikte hepsinin satış rakamlarının artacağına kesin gözüyle bakılmaktadır. Rusya Federasyonu yıllık 10.14 milyar Dolarlık silah satışıyla ABD’den sonra dünya ikincisi pozisyonundadır. ABD’nin İran ve Kuzey Kore gibi ülkelere uyguladığı silah ambargosunu kaldırması ve Batılıların Çin ve Türkiye gibi bazı ülkelere yavaş yavaş ileri teknoloji silahları satmaya karar vermeleri durumunda uluslararası silah ticaretinin daha da büyüyeceği aşikardır. Çin ve İsrail başta olmak üzere birçok ülke aldığı ve sattığı silahların gerçek rakamlarını uluslararası kamuoyu ile paylaşmamaktadır. Bu ülkeler için tahmini rakamlar kullanılmaktadır.
Son iki yılda silah ticaretinin artmasını Batılıların ve ABD’nin içinde bulunduğu ekonomik krizle düşünmemek büyük bir saflıktır. Arap Baharı diye adlandırılan olaylar sonunda rejim değişikliği yaşayan ülkelerde ve bu olayların kendi ülkelerine sıçramasının ihtimalini düşünen diğer bazı ülkelerin silah satıcı ülkelerden önemli miktarda silah aldıkları gözlenmektedir. Günümüzün en büyük silah alıcı ülkeleri ise Hindistan, Brezilya, Pakistan, İran, Arap ülkeleri, Kuzey Kore, Endonezya, Türkiye, Tayvan ve Vietnam’dır. Şu andaki mevcut silahlar dünyayı 17 kez yok edecek güçtedir.
İşgaller ve savaşlar sırasında son beş yılda yaklaşık 3 milyon insanın hayatını kaybettiği Ortadoğu’da 2010 yılı silah harcaması 111 milyar Dolar. 2001’den bugüne yüzde 35 artış gösteren silah harcamalarında en büyük pay Arabistan’ın. Bu ülkeyi Irak ve Lübnan takip ediyor.
2011 yılı Mart ayında yapılan araştırmaya göre dünyanın en büyük silah ithalatçısı ise Hindistan. Pakistan ve Hindistan dış tehditten dolayı ciddi miktarda silah edinmesine rağmen sürekli iç savaşlarla gündeme geliyor. Bu açıdan iki ülke de silah üreticilerinin iştahını kabartmaya devam ediyor. Pakistan’ın silah edinmesinde büyük oranda Amerika’nın payı var. Uluslararası silah ticaretinde yüzde 9 payı bulunan Hindistan ise silahların yüzde 82’sini Rusya’dan karşılıyor. Yılda ortalama 9 milyon çocuğun açlık ve hastalıktan öldüğü Afrika’da silaha ayrılan bütçe 2010 yılında 30,1 milyar Dolar olarak kayıtlara geçti.
Son on yıl içerisinde orduya yapılan harcamalarda yüzde 65 artış gösteren bölge, artış hızı bakımından dünyada birinci sırada. Türkiye’de ise geçen yıl silaha 15,634 milyar Dolar harcadı. Türkiye bu rakamla dünyanın en çok silah alan 14. ülkesi konumunda. Özetle Türkiye’nin Kürt sorunu silah şirketlerinin de en büyük kozu. Kürt sorununun çözümsüzlüğü sürdükçe, Türk pazarı silah şirketlerinin iştahını kabartmaya devam edecektir. Türk diplomasisinin Kürt karşıtlığı üzerine kurduğu bütün diplomatik ilişkilerin altında da büyük askeri ihaleler bulunduğu bilinmektedir.
Kürt sorunu silah satışı demek