Çetoyê Zêdo ve Yavuz Akkuzu’nun hazırladığı Kürt Tiyatro Tarihi kitabı Evrensel Basım Yayın’ın Kürt Tarihi ve Kültürü dizisi kapsamında çıktı. Kitap, Kürdistan’ın dört parçasındaki Kürt tiyatro etkinlerinin yanında, Sovyet Kürt Tiyatrosu’nun geçmişiyle ilgili önemli makale, belge ve yazılardan oluşmaktadır.
Özellikle 20. yüzyılın başlarından başlayarak yoğunlaşan Kürtlerin siyasallaşma sürecinde kaleme alınan makale ve belgelerden tiyatronun ulusal bilincin oluşmasında önemli bir politik araç olarak kullanıldığını görüyoruz.

Kürdistan’ın parçalanmışlığı, her parçanın siyasal mücadelesi ve karakteri tiyatroya da yansımış. Ancak Kürt Tiyatro Tarihi kitabı bu parçalı, dağınık görünümü her parçadaki tiyatral etkinliği, oyun kurgusunu ve amacını tarihsel bağıyla ele alarak başlangıçtan 1990’lara kadar Kürt tiyatrosunun gelişimi hakkında okura geniş bir perspektif sunuyor. Bir anlamda Kürt tiyatro tarihi ile birlikte Kürt siyasal tarihiyle de yüzleştiriyor okuru.

Kürt tiyatro tarihi ile ilgili yapılan araştırmaların çoğunlukla Kürtçe dışında yapılmış olması, bu coğrafyada sadece Kürd’ün kendi varlığının değil, dilinin, sanatının da “sakıncalı” görüldüğünü gösteriyor. Çalışma Türkçe ve Kürtçe ele alınan makalelerin dışında Fransızca, İngilizce, Almanca yazılan makalelerin çevirisine de yer vererek bu “sakıncalı” külliyatı Türkiye’de görünür kılmayı amaç ediniyor.


Sovyet Kürt tiyatrosu

Kürtlere ait olanın varlığı üzerindeki hegemonya perdesini aralamaya çalışan kitap, Kürt tiyatrosunun dışında, Ermenistan, Gürcistan, Avrupa üzerinden bir bütünlük sağlama yolu izliyor. Ayrıca Sovyet Kürt Tiyatrosu’nun geçmişiyle ilgili önemli makale, belge ve yazılara da yer veriyor. Bu makale, belge ve yazılarda Kürtlerin kimlik mücadelesinin Kürt tiyatrosunun bugününe olduğu kadar geçmişine de damga vurduğunu söyleyebiliriz.
Öyleki Kürtlerde tiyatronun gelişimi ile siyasi gelişim arasında bir paralellik olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Bu paralel gelişim her parçanın siyasal gelişim seyriyle uyumluluk arz ettiği için, her parçadaki gelişim de farklılık gösteriyor. Örneğin 90 öncesi diğer Kürdistan parçalarındaki gelişimin Türkiye’de olmadığını yazarın “Kuzey Kürdistan’da Kürtlerin statüsüzlüğü ve Kürtçe’nin yasaklanması, Kürt tiyatrosunun 1991’e kadar Türkiye’de varlık gösterememesine neden olmuş ve günümüzde de Kürtçe tiyatronun gelişmesinin önünde en büyük engel olmaya devam etmektedir” diyor.


İlk Kürtçe Piyes Memê Alan

Geleneksel Kürt tiyatrosu biçimleri hakkında önemli örnekler sunulan çalışmada, Evdirehîm Rehmî Hekarî tarafından 1919’da yazılan ilk Kürtçe Piyes olan Memê Alan’ın Kürtçe metninin bir bölümü de yer alıyor. Profesyonel oyun ve oyunculardan kurulu bir tiyatro çabasının dışında öğrencilerin, peşmergelerin/gerillaların oyun performanslarıyla sıkça karşılaşıyoruz. Metinlerin/oyunların amacını tarihsel süreç ve koşulların belirlediği tiyatro, bazen yardım toplama, bazen bir zulmü dile getirme, halkın sıkıntılarını anlatma aracı olarak çıkıyor karşımıza.
Kürt Tiyatrosu’nun kaynakları, bilinmeyenleri ve başlangıçtan 1990’lara kadar gelişimi hakkında Türkçe basılmış kapsamlı bir çalışma. Kürt tiyatrosu ve tarihi hakkında çevrilmeyi bekleyen araştırmaları bir boyutuyla okuyucuyla buluşturan Evrensel Basım Yayın bu yönüyle değerli bir çalışmaya da ön ayak olmuş.

Kitapta; İlk Kürtçe Piyes Memê Alan, Kürdistan Tiyatrosunun Ortaya Çıkışı, 1920-1958 Irak’ta Kürt Tiyatrosu, 1970’lerde Kürt Tiyatrosu, Bir Direniş Biçimi Olarak Kürt Tiyatrosu, Sovyet Kürt Tiyatrosu, İlk Tiyatro Grupları… Tiflis Kürt Halk Tiyatrosu, İsveç’te Kürt Tiyatrosu: Newroz Çiçekleri…gibi belge ve makalelerle birlikte Kürtçe Tiyatro Terimleri ve Kavramları, ayrıntılı hazırlanan bir de kronoloji yer alıyor. 


KÜLTÜR SERVİSİ