Kürtlerin özgürlük yürüyüşü iki asırdır ülkenin dört parçasında ve diyasporoda devam ediyor. 

Kürtlerin Kürdistan’dan Ankara'ya, İstanbul’dan Ankara'ya yaptıkları yürüyüşler hep güvenlik güçlerinin güvenlik tedbirlerine takıldı. 

Kürtlerin Gölbaşın'da durdurup Ankara’ya girmelerine mani oldular, Kızılcahamam’da yollarını kestiler. 

Sadece HEP milletvekillerinin 1990 Temmuz ayında İstanbul’dan başlatıp Diyarbekir’de bir miting ile sona eren "Özgürlük, Demokrasi ve Eşitlik" yürüyüşüne mani olmadılar. 

Sayın Öcalan’a uygulanan tecridi protesto etmek için Gemlik’e otobüsle gidenleri Gemlik’e almadılar. Dönüş güzergahında Kürtleri taşıyan otobüsler Bozhoyük’te taşlandı. Kürtler linç edilmek istendi.  Kürtler diyasporada (yurt dışında) da özellikle yılın belirli önemli günlerinde Avrupa’da hep yürüyüş halinde oldular.

Halepçe jenosidi, Enfal, 12 Eylül cuntasının zulmünü,  Evdirahman Qasimlo ve arkadaşlarının cenaze törenleri, Üç Fidan’ın katledilmesinde, Öcalan’a karşı düzenlenen uluslararası komplo’da Kürtler hep ayakta, yürüyüş halinde idiler. 

Kürtlerin bugüne kadar yaptıkları yürüyüşleri üst üste koyarsanız dünyanın etrafını bir kaç defa dolaşmış olursunuz. Macellan dünyanın etrafını gemi ile bir defa dolaşmıştı. 

Sürgün yıllarımda ben de her Kürt gibi hep yürüdüm. Avrupa'nın yürümediğim şehri hemen hemen hiç kalmadı. 

İlk uzun yürüyüşümü YRWK'nin (Kürdistan Yurtsever Aydınlar Birliği) düzenlediği Bonn-Brüksel etabında yapmıştım. Bu ilk "özgürlük” yürüyüşünde şimdi aramızda olmayan İsmet Şerif Vanlı, Faqi Hüseyin Sağnıç, Galip Elçi, Ozan Serhat, Dr. Rodi Demirkapı gibi değerlerimiz vardı. Tertip komitesi bizleri Brüksel’de ağırlamak için Afyon-Bolvadinlilerin oturduğu semtte kiraladıkları bir düğün salonuna götürdüler. Düğün salonuna giderken faşistlerin sözlü saldırılarına, daha sonra da bulunduğumuz düğün salonunun yakılmasına maruz kalmıştık. Belçika polisinin zamanında müdahalesi olmasaydı hepimizi düğün salonunda Sivas Madımak'taki gibi yakacaklardı. Belçika polisi aramıza girerek bizi düğün salonundan tahliye etmişti. 

İkinci uzun yürüyüşümü 2012 yılında Cenevre-Basel hattında yapmıştım. Yürüyüşün sloganı "Kürdistan’a Statü, Öcalan’a Özgürlük” idi. Sekiz gün karlı dağları aşarak yürüyüşümü Basel’de noktalamıştım. Geçtiğimiz her yerde miting yapmış, panel düzenlemiş, Kürdistanlı yurtseverlerin evlerinde misafir olmuştuk. 

Bu yıl da Frankfurt, Lüksemburg ve Bern’den Kürt kadınları, gençleri, yurtseverleri üç koldan Strasbourg’a doğru yürüyorlar. Kara, soğuğa aldırmadan. Ayaklarımdaki rahatsızlık nedeni ile bu yıl ulusal ve insanlık görevimi yerine getiremedim. Ama yüreğim hep yürüyenlerle beraberdir. Onlarla birlikte ben de yürüyorum. 

Kürdistanlıların özgürlük, demokrasi, eşitlik yürüyüşü Kürdistan ulusal statüsüne, özgürlüğüne ve eşit olarak yaşamaya kavuşuncaya kadar devam edecektir. Uzun yürüyüşe katılan, onlara destek veren, evlerini onlara açan Kürdistanlılara, emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliyorum. Benim yerime de yürüyorsunuz sağolun, varolun. 


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA: 

* 10 Şubat 1994'te DEP Urfa yöneticisi Ömer Akpolat kontralar tarafından şehit edildi. 

* 12 Şubat 1983'te ilk Kürt Enstitüsü Paris’te kuruldu. 

* 13 Şubat 1925'te Cumhuriyet döneminin ilk başkaldırısı olan 1925 Kürt Milli Hareketi Piran'da (Dicle) başladı. Hareketin arkasında Azadi örgütü, liderliğinde ise Şêx Seid vardı. 

* Kürt yurtseveri, HEP üyesi, öğretmen Mehmet Tekdağ 13 Şubat 1993'te Diyarbekir'de kontgerilla tarafından şehit edildi. 

* Sason Milli hareketinin önderi Evdırahman Eli Yunus 13 Şubat 1956'da Güneybatı Kürdistan’da vefat etti. 

* 15 Şubat 1999'da PKK lideri Öcalan uluslararası bir komplo sonucunda Kenya’da esir düştü. Öcalan’ın esareti 16 yıldır İmralı’da devam etmektedir.