40 civarında Kürtçe çocuk kitabına imza atan Rewas Kader, çocuk edebiyatının belirli bir tarifi olmadığını ancak edebiyatın çok zor bir bölümü olduğunu ve profesyonel olmak zorunluluğunu dile getirdi. Kader, bundan dolayı öykücü yazar sayısının az olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Çocuklar bir yaşından itibaren öğrenmeye başlar. Bir ve beş yaş grubundaki çocuklar için yazılan kitaplarda metin kısadır, resimler ağırlıktadır. Bu kitapların çocuklar üzerinde önemli etki bıraktığı için yazarlar, çocukların yaşamlarını, duygularını ve dillerini iyi bilmeli. Ayrıca Kürdistan’daki bir çocuğun yaşamı ile İsveç’teki bir çocuğun yaşamı ve dili farklıdır. Çünkü iki ayrı coğrafyada yaşamaktadırlar. Çocuk edebiyatı çocuk öyküleri ile başlar. Büyükler için yazılan kitapların basitleştirilerek çocuklar için uyarlanması gerekir.”


Öyküler köprü kurar
Kader, öykülerin çocukların yaşamları ve gelişimleri üzerindeki etkilerini de şu cümlelerle özetledi: “Öyküler çocuklar ve yetişkinler arasında bir köprü işlevi görürler. Çocuğun beynini ve düşüncesini geliştirir. Yeni kelimeler öğrenmesine ve kişiliğini geliştirmesine yardımcı olur.”
Mahabatlı öykü yazarı Siyament Shikhagave ise, öyküleri hayal ve gerçeğin karışımı, bir veya birkaç olayın zaman ve mekan belirtilerek yazılması ve bir tablo gibi duvara asılması olarak tanımladı. 10’u aşkın kitap yazan yazar, ilk öyküsünü aşkını anlamayan anne ve babasına yönelik yazdığını belirtti. Shikhagave, toplumsal olayları konu alan öykülere Vietnamlıların ABD işgaline karşı verdikleri mücadeleden etkilenerek yazmaya başladığını söyledi. Böylelikle Kürdistan’daki mücadele ve gelişmeleri ele aldığı “Ateş ve Kan” adlı kitabın ortaya çıktığını vurguladı.
B. Belatevin, Şoreş Reşi, Mistefa Ciziri, Hassan Hashemi, Behroz Kurdahmedi, Kawa Amin’in de aralarında bulunduğu Kürt yazarları, öykülerin çocuk yaşamlarındaki önemini tartışmak amacıyla yeni toplantı ve seminerlerin örgütlenmesinin önemine dikkat çektiler.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM