
Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kürtaj hakkında konuşmaları ve kürtajla ilgili bir yasa çıkarılacağının açıklanması uluslararası basında da yer buldu. Le Monde, “Recep Tayyip Erdoğan; ‘Türk kadınlarının vajinasının bekçisi” ifadelerini kullandı.
Fransa’da yayın yapan Le Monde gazetesi, konuyu “Recep Tayyip Erdoğan; ‘Türk kadınlarının vajinasının bekçisi” başlığı altında haberleştirirken, Le Figaro da “Türkiye: Kürtaja kısıtlama mı geliyor?” başlıklı haberinde muhafazakar-islamcı hükümetin yasal kürtaj süresini kısıtlayacak bir yasa hazırlığında olduğu belirtip, Avrupa Birliği’ne girmek isteyen bir ülkede, yasa projesinin feminist örgütlerin tepkisini çektiğine değindi.
İngiliz günlük gazetesi The Independent de haberinde kadınların tepkisini vurgularken CHP milletvekili Şafak Pavey’in sözlerine de yer verdi. Pavey, sözleriyle, Erdoğan’ın 2005’te de benzer açıklamalar yaparak Avrupa Birliği’ni Türk nüfusunu azaltmak amaçlı Türkiye’de doğum kontrolü desteklemekle suçladığını hatırlatıyor. Pavey, Erdoğan’ın ne Uludere, ne kürtaj, ne de sezaryen doğum ile ilgilendiğini sadece paranoya ve kaos yaratmak istediğini de sözlerine ekliyor. Independent, Türkiye’de 2009 yılında 60 bin olan kürtaj sayısının, geçen yıl 70 bini geçtiğini de yazdı.
‘Erdoğan vajina bekçiliğini bıraksın’
Erdoğan’ın önceki günkü grup toplantısı konuşmasında Roboskî katliamı ile ilgili haberinden ötürü “Sana ne ya, sana ne oluyor” dediği ABD’li Wall Street Journal gazetesi de “Türk başbakanı kürtaj tartışmasına girdi, öfke topladı“ dedi. WSJ, haberinde CHP Ankara milletvekili Aylin Nazlıaka’nın “Erdoğan, vajina bekçiliğini bıraksın” sözüne de yer verdi. Erdoğan’ın retorik olarak vatandaşların yatak odasına girdiğini söyleyen WSJ, bunun ilk olmadığını da daha önceki üç çocuk önerisini hatırlatarak belirtti.
International Business Times, Erdoğan’ın kadınlardan tepki aldığını söyledi ve Center for Reproductive Rights’ın küresel hukuk programının başındaki Lilian Sepulveda’nın “Erdoğan’ın yorumları, Türk kadınlarının hayatını ve sağlığını hiç umursamadığını açıkça gösteriyor” sözlerine yer verdi. IBT, 1983’ten beri yasal olan kürtajın daha önce herhangi bir siyasi tartışmaya alet edilmediğini, Erdoğan’ın bu çıkışının ‘kafa karıştırıcı’ olduğunu da yazdı. IBT, haberinde pek çok istatistiğe de yer verdi. Birleşmiş Milletler’den aldığı istatistiklere göre Türkiye’de 2008 yılında 1000 kadından 14.8’inin kürtaj yaptırmış ve aslında bunun dünya (28) ve Avrupa (27) ortalamalarının altında.
AKP’nin islami köklerine vurgu
Kadın derneklerinin Erdoğan’ın sözlerine büyük tepki gösterdiğini yazan Hollanda merkezli Radio Netherlands, AKP’nin islami köklerine vurgu yaparak, 2004 yılında hükümetin zinayı yasadışı kılacak bir yasa tasarısı üzerinde çalıştığını ve Avrupa Birliği’nin baskısıyla bu tasarıdan vaz geçildiğini hatırlattı.
Al Arabiya de Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın “Kürtaj bir aile planlama yöntemi olarak kullanılmamalı“ sözlerine yer verdi. Akdağ ve Erdoğan’ın sözlerine eşit ağırlıkta yer veren Al Arabiya da AKP’nin islami köklerine, 2004’te konuşulan zina yasasına ve Erdoğan’ın durmadan tekrarladığı ‘üç çocuk’ önerisine göndermelerde bulundu.
BİANET
Yılda 68 bin kadın ölüyor
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporlarına göre, kürtajın yasak olduğu ülkelerde sağlıksız koşullarda yapılan kürtajlar nedeniyle yılda 68 bin kadın hayatını kaybediyor. 2012 yılı itibariyle 73 ülkede kürtaj serbest; çoğunluğu Güney Amerika, Afrika ve Güneydoğu Asya’da olmak üzere 68 ülkede kürtaj yasak. ntvmsnbc’nin haberine göre, aralarında Brezilya, Meksika, İran, Suriye ve Endonezya’nın da bulunduğu bu ülkelerde kürtaj yasağı hiçbir istisna olmaksızın uygulanıyor. Avrupa Birliği (AB) üyesi İrlanda ve Malta’da da kürtaj yasağı dikkat çekiyor.
Kürtaja yalnızca belirli durumlarda izin veren, aralarında Suudi Arabistan, İsrail, Arjantin, ve Tayland gibi 58 ülke var. Bu ülkelerin yasalarına göre kürtaj, anne veya fetüsün sağlığının tehlikede olduğu durumlarda, tecavüz ve ensest sonucu oluşan hamileliklerde veya annenin ruhsal sağlığının korunması için uygulanabiliyor. WHO, yasağın uygulandığı ülkelerde kürtajın ortadan kalkmadığını, ancak uygun olmayan koşullarda, işinin ehli olmayan kişilerce gerçekleştirildiğine dikkat çekiyor. Buna göre dünya çapında her yıl 68 bin kadın sağlıksız kürtaj nedeniyle hayatını kaybediyor.