Jinekolog Selma Oransoy, kürtaj yasak olduğu için sağlıksız yöntemlerle düşük yapmaya çalışan pek çok genç annenin ölümüne tanıklık ettiğini anlatıyor.

1983’te kürtaj yasallaşmadan önce bir kadın doğumcu olarak nasıl vakalarla karşılaşıyordunuz?

Bizde septik doğum servisi vardı. Septik doğum, mikrobun hakim olduğu ya da gebenin mikrop bulaştığı için düşük yapmak zorunda olduğu durumlar anlamına geliyor. Kürtaj yasaktı ve yasadışı yollarla yapılıyordu. Özellikle kırsal alanda tavuk teleği, sabun gibi yöntemlerle çocuğu düşürmeye çalışıyorlardı. Kullandıkları steril olmayan malzemelerden daima mikrop kapıyorlardı. Sepsis dediğimiz, mikrobun kana geçip kanda üremesiyle oluşan bir şok tablosuna giriyorlardı ve ağır hastalar olarak bizim servise yatırılıyorlardı.


Kendi kendilerine düşük yapmaya çalışan bu kadınları kurtarabiliyor muydunuz?
Birçok genç annenin ölümüne ciğerim yanarak tanıklık ettim.
23-24 yaşında anneler, bir-iki çocukları var. Ama daha fazlasına takati yok ya da uygun değil. Çocuğu düşürmek istiyor ama kendi hayatıyla ödüyordu. Kürtaj yasaklandığı takdirde aynı şeyler yaşanacak. Kürtaj ücretleri yükselecek, çünkü yasadışı operasyon yapan hekimler bunu ucuza yapmak istemeyecek. 1983 öncesinde de durum böyleydi.
Piyasa yükseldiğinde, bütçesi yeterli olmayanlar yasadışı ve sağlıksız ortamlarda başvuracak ya da kendilerini kanatarak düşük yapmaya çalışacak. Bu kadın sağlığı açısından çok acı bir durum.

O günlerde tanık olduğunuz unutamadığınız vakalar var mı?
Hiç unutamadığım 23 yaşında iki çocuklu bir kadın vardı. Köyde büyüklerinden sabunla düşük yapıldığını öğrenmiş. Eski ve kuru sabunları bıçakla sivriltip, bu şekilde düşük yapmaya çalışırlardı.
O yıllarda, ‘Tursil’ diye güçlü bir sabun vardı. Bu 23 yaşındaki kadın, sabunla düşük yapıldığını duyunca bu yöntemi denemiş. Dehşet bir durumdu. Deterjan olduğu gibi kanına geçmiş. O kızı kurtarmak için çırpındık. Bize getirildiğinde bilinci kapalıydı ve kurtaramadık. İki tane küçük çocuk annesiz kaldı. Bunlar gibi daha onlarca insan öyküsü var. Eğer kürtaj yasaklanırsa, tamamen 30 sene önceki duruma dönülecek.

BİANET/ANKARA