
Kürtçe Dil Bayramı’nın kutlandığı bugünlerde, Almanya’nın Bielefeld kentinde yaşayan Xelef Koyun, örnek bir çalışmaya imza attı. Kendi çabasıyla Kürtçe okuma-yazma öğrenen Koyun, kitap olarak yayınlanmayı bekleyen dört çalışmaya imza attı.
Xelef Koyun, 1949 yılında Mêrdîn’in Midyad ilçesine bağlı Kiwex köyünde Êzîdî bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Koyun, 1990’larda Türk devletinin baskıları sonucu doğup büyüdüğü topraklardan ayrılıp Avrupa’da ilticacı olarak yaşamak zorunda bırakılmış yüzbinlerce Kürdistanlıdan sadece biri... Devletin koruculuk dayatmasını kabul etmeyen Koyun da, 1990’da Almanya’ya iltica eder. Şu anda Bielefeld kentinde yaşamını sürdüren Xelef Koyun, kendi çabasıyla Kürtçe okuma-yazma öğrenir. Ardından dört adet kitap çalışması yapar. Xelef Koyun, çalışmalarını yayınlamak için yardım bekliyor.
Ağalığı eleştirdi
Xelef Koyun’un ilk çalışması 2007 yılında yazdığı ‘Dîroka Veşartî.’ Koyun bu kitabında, Mêrdîn-Nisêbîn ve Midyad üçgeninde 1850-1860 yıllarında kurumlaştırılan ağalık sistemini eleştiriyor. Konuyu yazma amacını şu şekilde açıklıyor Xelef Koyun: ‘’Ağalık sistemi halkımızı çok olumsuz yönde etkiledi. Köyleri, köylüleri birbirine düşürdü. Cinayetler, kan davaları yaşandı. Düşmanlıklar arttı. Köylerimizi, topraklarımızı elimizden aldılar. Halen de almaya devam ediyorlar. Onların gelişi ile birliğimiz bozuldu. Ağalardan önce hiçbir sorunumuz yoktu. Herkes birbiriyle iyi geçinirdi. Müslüman, Êzîdi, Ermeni, Süryani inaçlarını, dinlerini sorunsuz bir şekilde sürdürürdü. Ağaların gelişi ile işler değişti.’’ Kitap dönemin etkili ondan fazla ağasının yaptıklarını anlatıyor.
Stranları orijinal haliyle yazdı
Koyun’un ikinci çalışması ise, Kürtçe stranlar. 2007 yılında yazdığı 172 sayfalık ‘’Stran û Awazên Kurdistaniyan’’ isimli çalışmada, elliden fazla stran, sekiz dilok (awazen rekse) yani oyun havası ve bir marş yer alıyor. Stranların orijinalinin günümüze gelene dek bozulduğunu belirten Koyun, ‘’Yanlış anlamasın, biz Êzîdîler kültürel anlamda değerlerimize sahip çıkan bir milletiz. Bizim şarkılarımız değiştirilmiş, özleri boşaltılmıştır. Biz tekrardan bunları toparlayıp özüne döndürmeliyiz. Ben tarihte yaşanan gerçek olaylara istinaden okunan şarkılarımızın orijinallerini yazdım’’ şeklinde konuşuyor.
1990’dan beri şarkıları arşivleyip yazmaya başladığını söyleyen Koyun’un kitabında Bişarê Çeto, Derwêşê Evdî, Sîwaro, Geliyê Zîlan, Ronî, Ez Kewokim gibi tanınmış eserler de yer alıyor.
Halk öykülerini de kaleme aldı
Xelef Koyun kültürel değerlerini sevdalı bir insan. Böyle bir insan Kürtlerin manevi dünyasında önemli yer tutan ‘çirokları’ yani masal ve öyküleri es geçmez. Koyun’un üçüncü kitabı da, 2009’da kaleme aldığı ‘Çîrok û Serpêhatiyên Kurdistaniyan.’ Kürt Özgürlük Mücadelesi’ni verenlere ithaf ettiği kitabında 15 öykü yer alıyor. Birçok hikayesinde geçen ‘Behlül’ adlı karakter, halk arasında Harun Reşit döneminde yaşamış ve o yıllarda toplum tarafından oldukça sevilen ‘’akıllı bir kişi’’ olarak bilinir. Dilden dile günümüze ulaşan öyküleri yazdığını belirten Koyun, ‘’Bu öyküler dilden dile bu güne geldiler. Büyüklerimizden dinlerdik. Biz de çocuklarımıza anlatırdık. Bizim bölgede bu hikayeleri bilmeyen yoktur’’ diyor.
Xelef Koyun’un 2010 yılında hazırladığı son kitabı ise eski halk sözlerini konu alıyor. ‘Şîretên Bav û Kalan-Gotinên Peşiyan’ adıyla yazdığı kitapta, 170’ten fazla özlü söz bulunuyor. Koyun, bu özlü sözlere ilişkin şunları ifade ediyor: ‘’Yaşlılarımızı dinlerdim. Onların yaşam pratiklerinden ortaya çıkmış sözlerdir bunlar.’’ Kitabında geçen bazı sözler ise şöyle: ‘’Heta xwe naskir, temenê xwe derbas kir/Kendini tanıyana dek ömrü geçti’’, ‘’Keda helal diherike weke ava zelal/Helal emek berrak su gibi akar’’, ‘’Dawiya sebrê aramî û azadiye/Sabrın sonu huzur ve özgürlüktür’’, ‘’Şaşî bi şaşiyan naye rastkirin/Yanlış yanlış ile düzeltilmez.’’
MURAT MANG/BİELEFELD