Delil serisi olarak Kürtçe yayınlanan kitaplarından tanınan Ali Husein Kerim, yazmaya oyun yazarlığı ile başlamış. Bükreş’te sürgünlüğünde bir kitapçıda gördüğü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için yazılan “I-l vreu Öcalan/Öcalan’ı İstiyorum” adlı kitabı alıp okuması üzerine Kürtçe macera romanı yazma fikri oluşmuş. Birbiri ardı sıra gelen ‘Delil’ romanını yazmaya başlayarak bugüne kadar altı kitap çıkarmış. Kerim, romanlarının baş kahramanı Delil isminin bir tesadüf olmadığını belirterek, romanlarını gerçek bir kahraman olan Delil (Gani Erkal)’in anısına yazdığını söylüyor.

Kürtçe olarak yayınlanmış ilk çizgi romana da imza attığını söyleyen Ali Husein Kerim, bunları Bazos ve 15 Tebaxê olarak gösteriyor.

Başta Delil serileri olmak üzere, bir çok roman, tiyatro ve araştırma kitapları olan araştırmacı Ali Husein Kerim’le Delil serisi ve diğer romanları, tiyatro kitabı ve araştırma kitaplarını konuştuk. 


Okurlar sizi daha çok Delil Serisi olarak yayınladığınız romanlarınızdan tanıyor. Macera romanları yazma fikri nereden oluştu? Peki neden Delil, bu ismin sizin için özel bir anlamı, karşılığı var mı?

Birgün Bükreş’te kitap stantlarını dolaşırken gözüme küçük bir kitap ilişti. Kitap, adını şu an hatırlamadığım Fransız bir yazara aitti. Bu kitabın adı “I-l vreu Öcalan/Öcalan’ı İstiyorum” idi. Merak ettim satın aldım. Kitabın teması Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a karşı gerçekleştirilen uluslararası komplo idi. Kitap fantastik ve gerçek dışı şeylerle hazırlamasına rağmen, kitabın yazarının Fransa’daki Kürtler arasında da araştırma yaptığı anlaşılıyordu.

İşte o kitabı okurken, bende Kürtçe macera romanı yazma fikri oluştu. Fakat yazacağım macera romanı diğerlerine benzememeliydi. Yani Kürdistan devriminin sorunlarını ve kısmen de olsa çözüm biçimlerini ele almalıydı. Kısacası avutucu ve zaman geçirici olması dışında, insanlara zorlukların üstesinden gelme becerisini de öğretmeliydi. Delil ismine gelince, bu isim bir tesadüf değildir. Her şeyden önce Delil ismi Kürdistan devrimiyle özdeşleşmiştir. İkinci bir şey ise, ben bu romanları gerçek bir kahraman olan bir Delil’in anısına yazdığımı burada belirtmek istiyorum. Bu Delil’in asıl adı Gani Erkal idi. Türk devleti 1986 yılında Lübnan sahasında bulunan Kürt Özgürlük Hareketine karşı kontr-gerilla hareketleri başlatmıştı. Bütün bunları boşa çıkartmak için şehit Delil tarafından bir karşı-atak başlatılmıştı. Zaten kısa süre içerisinde daha çok Delil’in özel çabaları sonucu devletin faaliyetleri boşa çıkartılmıştı. Delil’in mütevaziliği, dürüstlüğü ve gözüpekliği herkes tarafından saygıyla karşılanıyordu. Aslında tüm şehitler buna layıktır ama Agit, Mazlum, Delil ve benzeri efsaneleşmiş isimler arasında Delil ismini seçmemin nedeni budur.


Bugüne kadar Delil Serisi olarak kaç kitap yazdınız? Neden seri roman?

Şimdiye kadar altı seri yazdım. Bunlar sırasıyla “Beyrut Güzeli, Meşru Müdaffa, Bu Vatan Bizimdir, Oyun Bitti, Balkan Muamması ve Kara Mushaf Peşinde” adlarıyla yayınlandılar. Seri olarak dillendirilmesinin nedeni, hepsinde kahramanın Delil olmasıdır. Kitapların her birisinde farklı zaman ve mekanlarda farklı maceralar işlenmiştir. Yani her bir seri tek kitap olarak da değerlendirilebilir.


Delil serisi dışında yazdığınız kitaplar da var mı? Bunlardan söz edebilir misiniz?

Evet çok sayıda yazdığım kitaplarım var. Madem romanlardan başladık onlarla devam edelim. “Delila Özgürlüğün Gelini” romanımı Kürt kadının mücadelesine atfen 2007 yılında yazdım. 2008 yılında Kürtçe “Şopa Rojên Buhuri”, 2014 yılında “Dar ûl Însan” adlı romanın Kürtçe ve Türkçesini yazdım. Bunların dışında “15 Tebaxê”, “Bazos Sipahsalarê Medan(3 cilt) ”, “Zembilfiroş”, “Keçelok (1)” isimli çizgi romanlar yazıp yayınladım. Bunlardan Bazos’un üç cildi yayınlandı ve dördüncüsü de yoldadır. Keçelok’un ikinci cildi ile “Vulpes Vulpes Rovikos Kurdistanikos” çizgi romanları da yakında yayınlanacaktır. Bazı yazarlar ilk Kürtçe çizgi roman yayınladıkları üzerine açıklamalarda bulunuyorlar. Burada özellikle belirtmekte yarar var. Kürtçe ilk çizgi roman Bazos ve 15 Tebaxê’dir.

Yine İslam hakkında bir araştırma kitabı hazırlamak istedim. Hatta kitabın büyük bir bölümünü de hazırlamıştım. Fakat bir şey dikkatimi çekti. Araştırma ve inceleme kitaplarının dar bir çevreye hitap ediyor olması, bende bu hususta roman fikrinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu kitap din istismarını eleştiren ve tüm inançların birlikte nasıl yaşayacağını salık veriyor. Bazı mekanlar ve bu mekanlarda ortaya çıkan olaylar işlenmiştir. İnsanların özyönetim sistemiyle ne kadar verimli ve başarılı olabilecekleri işlenmiştir. Kısacası demokratik İslam anlatılmıştır bu kitapta. Okuyucu tarafından çok beğeni almıştır. Fakat sürgünde oluşum nedeniyle geniş kitlelere ulaşılamadığı için henüz tanınmamıştır. Oysa böyle bir kitap, toplumda yepyeni bir ufuk açabilir, insanlar arasında karşılıklı tolerans duygusu gelişebilir.

Bunların dışında “Şanoyên Hilbijartî 1” diye sekiz oyundan oluşan bir kitap yayınladım. 2015 yılı programımda ikincisi de yayınlanacaktır. Bu kitaptaki bütün oyunlar toplumun sorunlarını Traji-komik biçimlerde ifade ediyorlar. Aslında ben yazarlığa seksenli yıllarda oyun yazarlığıyla başladım. 


Kitaplarınız arasında araştırma-inceleme özelliği bulunan kitaplarınız da bulunuyor. Sizde bu araştırma-inceleme geleneği nasıl oluştu?

Araştırma ve inceleme başlı başına özel ve hassas bir konudur. Akademik biçimlerde ele alınmadığı zaman birer ham hayal ürünü olmaktan öteye gidemezler. Bu yüzden, akademik hassasiyeti göstererek bazı eserler hazırladım.

Ben pek anlı ve şanlı üniversitelerde okumadım. Ama yakın tarihimizde çok önemli pozitif araştırma biçimlerini öğreten, yeni yaşamı kavratan, bilinmeyeni bilen kılmayı gösteren Mahsum Korkmaz Akademisinde eğitim gördüm. Mahsum Korkmaz Akademisinde araştırmaların nasıl yapıldığını ve neleri içermesi gerektiği konusunda çok yönlü tecrübeler edindim. İşte, tam da bu tecrübelere dayanarak araştırma yapma cesaretini kendimde buldum. Halkımızın emeği ve şehitlerimizin kanı pahasına oluşturulan bu Akademi’de elde ettiğim yeteneklerin karşılığını bir nebze de olsa verme gereğini düşündüm ve araştırma-inceleme işine başladım. Bazı araştırma ve inceleme kitaplarım şunlardır:

“Balkan Yarımadasında Kürtler”, “Kürtçe Etimolojik Sözlüğü”, “Destan, Helbest û Mîtolojiya Horiyan”, “Hurriler, Khurritler ve Kürtler” adlı kitaplardır. Önümüzdeki dönemlerde araştırma ve inceleme çalışmalarım daha yoğun olarak devam edecektir.


ERDOÐAN YENER/HABER MERKEZİ