
Van’da 2010 yılı başlarında tutuklanan Delila Gençlik Kültür Merkezi yöneticisi Kurt hakkında açılan davada mahkeme Kürtçe savunmada ısrara rekor ceza ile karşılık verdi. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava iddianamesinde Kurt’un „örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek“ ve „örgüt adına suç işlemek“ suçlamalarıyla cezalandırılması isteniyordu. Kürtçe savunma talebi mahkeme heyeti tarafından reddedilerek savunma hakkı engellenen Kurt’un dava sürecinde hakkındaki suçlamalara ilişkin yanıt vermesi de engellenmişti. Duruşmalarda Kürtçe savunma talebinde ısrar eden Kurt’a mahkeme heyeti 28 Temmuz’da görülen karar duruşmasında rekor ceza verdi. Kurt’a yönelik suçlamaları değiştirerek „örgüt üyesi olmak“, „patlayıcı madde temin etmek“, „kamu malına zarar vermek“ suçlamalarından ceza kesti. Kurt’un anadilinde savunma yapmasını ‘örgütsel tavır’ olarak değerlendirerek yarı yarıya ceza artırımına giden mahkeme heyeti, Kurt’u 24 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırdı. Mahkeme ayrıca denetimli serbestlik tedbirlerin uygulanmasını da kararlaştırdı.
Tek suçu Kürtçe konuşmak
Kurt’un Ankara’da çalıştığını, Van’a geldikten bir ay sonra tutuklandığını belirten Baba Şemsettin Kurt, oğlunun mahkemede Kürtçe konuşmakta ısrar ettiği için bu kadar ağır bir cezaya mahkum edildiğini belirtti. „Bu ceza vicdanla, hukukla bağdaşmaz“ diyen Baba Kurt, ekonomik nedenlerden ötürü avukat tutamadıklarını, oğlunun dava sürecinde savunmasına yapacak bir avukatı olmadığını da belirtti. Baba Kurt, İHD’nin desteğiyle karara itiraz edeceklerini ifade etti.
Kürt gençleri hedefte
Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi de öceki gün Özgür Yurttaş Kültür Derneği Başkanı Çayan Alp ve Halil Kaplan’a toplam 25 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. 6 Ekim 2010 tarihinde Adana’daki derneğe yapılan baskında gözaltına alan Kürt gençlerinden Kaplan tutuklu olarak yargılanıyordu. Mahkeme heyeti, Alp’e „örgüt üyesi olmak“ iddiasıyla 7 yıl 6 hapis cezası verirken, Kaplan’a ise „Örgüt üyesi olmak“ ve „Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak“ iddiasıyla 18 yıl hapis cezası verdi.
Gençlerin avukatı Vedat Özkan, dernek binasına yapılan baskında el konulan birkaç kitabın suç delili olarak gösterildiğini ve suçlamaların gizli tanığa dayandırıldığını belirterek, „Bu davalar tamamıyla örgütlenme özgürlüğüne saldırıdır. Cezalar hukuki değil, siyasidir. Kararların toplumun vicdanı yaraladığını ve hukukun güveni sarstığı düşünüyoruz. Temyize gideceğiz“ dedi.
DİHA/VAN/ADANA
Kürtçe'ye ret
Kürtçe'yi 'bilinmeyen dil' olarak tanımlayan mahkemeler Kürtçe savunma talebinin reddinde ısrar ediyor.
Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde "Demokratik Çözüm Çadırı"na yönelik polis baskını ardından 12 kişi hakkında açılan davada Kürtçe savunma talebi reddedildi. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen ilk duruşmada "örgüt propagandası yapmak" ve "polise mukavemet etmek" suçlamasıyla hakkında dava açılan aralarında BDP Kızıltepe İlçe Başkanı Ömer Turgay'ında bulunduğu 10'u tutuklu 12 kişi hazır bulundu. Yargılanan kişilerin Kürtçe savunma yapma talebi mahkeme heyeti tarafından reddedilince, savunma yapılamadan duruşma 11 Ekim tarihine ertelendi.
Kızıltepe'deki "Demokratik Çözüm Çadırı"na 28 Mart tarihinde gece saat 04.00 sularında 300'e yakın kar maskeli çevik kuvvet polisi baskın düzenlemiş, baskında Kızıltepe Belediye Başkanvekili Şerife Alp ve BDP İlçe Eş Başkanı Ömer Turgay ile çok sayıda kişi, polisin silah dipçik ve coplu saldırısına maruz kalmıştı. Gözaltına alınan 12 kişi, kolluk, savcılık ve mahkeme aşamalarında Kürtçe ifade talepleri reddedildiği için ifade vermemişti.
DİHA/AMED