Van Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini yürüten Nuda Kültür Merkezi, Kürt Dili ve Edebiyat Bölümü çalışanları tarafından kolektif bir çalışma sonucu hazırlanan Köy Yaşam Sözlüğü (Ferhenga Jiyana Gundewar) okuyucusuyla buluştu. Yaklaşık 6 aylık bir çalışmanın ürünü olan Kürtçe sözlük hem “Kürtçe biliyorum, ama konuşamıyorum” bahanesi arkasına sığınanlar için, hem de yok olmayla karşı karşıya kalan orijinal Kürtçe sözcüklerin tekrar güncellenip kullanılmasını hedefliyor. Sözlük için İspanyolların Katalan komününün dil üzerindeki çalışmaları esas alınırken, 6’sı kadın olan 8 kişilik bir komisyon çalışmaları sürdürüyor. 


‘Sözlük: kolektif bir çalışmanın ürünü’

Komisyonun çoğunluğunun kadın olmasının nedeni ise kadının yaşamda dil üzerindeki etkisinden kaynaklandığını belirten çalışma koordinatörü Saliha Ayata, sözlüğü kadının emeğiyle, kolektif bir çalışmanın ürünü olmasının önemli olduğunu ifade ederek, oluşturdukları komisyonla bir yol haritası belirlediklerini dile getirdi. Ayata, ilçelerde toplam 25 köyü dolaştıklarını, bu köyleri belirlerken şehir merkezine ve sınırlara yakınlığı nedeniyle daha çok orta kesimde bulunan köyleri tercih ettiklerini söyledi ve ekledi: Van’ın coğrafik yapısı esas alınarak, sınır köylere ve şehir merkezine yakın köyleri seçmedik, çünkü dilin orijinal sözcükleri, şehir ve sınırlardan dolayı diğer bölgelerin etkisi altında kalmış olabilir. Bizlerde çalışma yürütürken sözlerin orijinaline ulaşmak istediğimiz için ortada bulunan köyleri esas aldık.


‘Kürtçede bir sözcüğün birden fazla anlamı var’

Saha çalışması yürüttükleri köylerde 70-80 yaş arası yurttaşlara ulaşarak 4 saatlik bir anket çalışması yürüttüklerini belirten Ayata, “Yaptığımız ankette o yurttaşın doğma büyüme o köyde yaşıyor olmasına özen gösterdik” diye konuştu. Şehir merkezinin dışarıdan göç aldığı için çalışmalarının tamamen ilçelerde yürütmeye özen gösterdiklerini söyleyen Ayata, “Çalışma yürüttüğümüz ilçelerde şiveler farklı olabiliyor. Bir sözcüğün birden fazla kullanımı ve anlamı farklılaşabiliyor. Aslında bu da Kürtçe dilinin ne kadar zengin bir yapıya sahip olduğunun kanıtıdır” dedi.


‘Sözcüklerin orijinaline ulaştık’

Devletin göç ettirme politikasının dil yapısı üzerinde etkili olduğuna işaret eden Ayata, “Daha önce 90’lı yıllarda köy boşaltmalarından dolayı şehir göç eden birçok yurttaş vardı. Devlet köyleri boşaltırken kültürel bir kırımda gerçekleştirdi. Dil yapısına zarar verdi. Yine kapitalist modernitenin sosyal bilimleri de dil yapısına zarar verdi. Tüm bunlara rağmen yürüttüğümüz çalışmayla sözcüklerin orijinaline ulaşıp koruma altına almak hem zevkli, hem kalıcı bir çalışma oldu” diye konuştu. 


Son olarak her bireyin dil üzerinde sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Saliha, “Özellikle annelerin çocuklarıyla Kürtçe konuşması gerekiyor. Kadının dil üzerinde etkin bir rolü var. Dil kimliktir. Kadınların, annelerin bu kimliğe sahip çıkması gerekiyor” sözlerini kullandı.  


 WAN