
Kürt siyasetçiler ve insan hakları savunucuları hakkında Amed'de açılan davanın duruşmasında mahkeme başkanı, Kürtçe savunmaya karşı mikrofon kapatmaya devam ediyor. DTP'nin PM Üyesi Musa Farısoğulları, suçlamalara üç kez Kürtçe yanıt verdi, mahkeme başkanı da üç kez mikrofonu kapattırdı.
Milletvekilleri ve belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 99'u tutuklu 152 Kürt siyasetçi hakkında açılan davanın 47'nci duruşması Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görüldü. Duruşmaya 73 tutuklu katılırken, 26 kişi raporlu olduğu için katılmadı. Federal Kürdistan Avukatlar Sendikası yönetimi de duruşmayı izledi. Duruşmada kapatılan DTP'nin Parti Meclisi Üyesi Musa Farısoğulları'na ilişkin deliller okundu.
Savunmaya izin verilmedi
Suçlamalara Kürtçe yanıt veren Farısoğulları, 3 yıldır Kürt halkının taleplerini savunduğu için yargılandığını belirterek, "Eğer kendi anadilimde savunma hakkı verirseniz kendimi savunabilir, hakkımdaki iddiaları boşa çıkartabilirim" dedi. Mahkeme heyeti, Farısoğulları'nın Kürtçe konuşması üzerine mikrofonu kapattı.
Kitap ve CD'ler delil gösterildi
Farısoğulları hakkındaki deliller okunurken, evinden alınan Abdullah Öcalan'ın yazdığı üç kitap ile arabasından alınan Kürtçe müzik CD'leri suç olarak gösterildi. Farısoğulları, kütüphanesinde bulunan binlerce kitaptan sadece üç kitap ile arabasında bulunan müzik CD'lerinin alındığını belirtirken, mahkeme başkanı mikrofonu tekrar kapattı.
Usule aykırı delil toplanıyor
Savunma avukatlarından Diyarbakır Baro Başkanı M. Emin Aktar, söz konusu kitapların yasal bir şekilde basılıp kitapçılarda satıldığını söyledi. Aktar, müvekkilinin satışa sunulan bir kitabın toplatma kararından sorumlu olmadığını belirterek, aramalarda usule aykırı ve seçici olarak delil toplandığını kaydetti. Aktar, "Tape kayıtlarında da aynı şeyler yapılıyor. Hakkındaki iddiaya uygun olduğu düşünülen kayıtlar seçilerek alınırken konuşmanın diğer kısımları alınmıyor" dedi.
Gizli tanıklar esas alınıyor
Mahkeme heyeti, dosyanın gizli tanıklarından Mercek ve Papatya'nın Farısoğulları'yla ilgili beyanlarını okudu. Mahkeme Başkanı Menderes Yılmaz'ın okuduğu beyanlarda, Farısoğulları'nın, DTP içindeyken KCK'ye bilgi aktaran etkili bir isim olduğu iddia ediliyor. Gizli tanık Mercek, Farısoğulları ile ilgili, "Bu kişiyi, terör örgütü adına Diyarbakır'da faaliyet gösterdiği sırada tanıdım. Çok etkili bir isimdir. Propaganda ve ajitasyon yönü çok iyidir. DTP içindeki sorunları, gelişmeleri KCK'ya aktaran isimdir. KONGRA-GEL'in ara dönem kararlarından Edî Bese'yi hayata geçiren Türkiye meclisinde yöneticidir. Ayrıca Bağlar ilçesinde Hasan Hüseyin Ebem, Sevi Demir ile birlikte eylemleri organize eder (yargılanıyorlar). Ben partide faaliyet yürütürken Hacire ile birlikte hem DTP hem de KCK toplantılarına katılırdı" şeklinde ifade verdi.
İddiaları kabul etmedi
Farısoğulları ise Kürtçe yaptığı savunmada her platformda düşüncelerini dile getirdiğini ve Bağlar'da yapılan yürüyüşlere katıldığını, ancak yürüyüşlerden sonra meydana gelen olayları sanki kendisi yapmış gibi anlatıldığını dile getirerek, iddiaları kabul etmedi.
Elim kolum bağlı hissediyorum
Farısoğulları, Kürtçe olarak, "Ben eli kolu bağlanmış olarak hissediyorum kendimi. Karşımda bir boksör var ve bana sürekli olarak yumruklar indiriyor. Benim de elim kolum bağlı olduğu için kendimi savunamıyorum. Eğer anadilimde savunma yapabilirsem bu durumu yaşamayacağım" şeklinde konuşurken, yine mikrofon kapatıldı.
Tanık beyanları uydurulmuş
Avukatı Mehmet Emin Aktar ise, gizli tanık beyanlarının soyut olduğunu, somut beyanlar içermediğini vurgulayarak, "Buraya başka bir kişinin de ismini koysak bu ifadeye uygun olacak. Ve bu gizli tanık ifadeleri müvekkilim tutuklandıktan sonra hakkındaki iddialara uygun olarak hazırlanmış ifadelerdir" dedi.
DİHA/AMED