
* Bir halk olarak Kürtlerin kendi geleceğini belirleme hakkı vardır. Kürtlerin, bu hakkı federasyon, demokratik özerklik, kanton gibi öz yönetim modelleri şeklinde kullanabileceği gibi bağımsız bir devlet kurma şeklinde de kullanabilirler. Bu hakkı ayrı ayrı veya birlikte de kullanma hakkına sahiptirler.
* Kürdistan’ın parçalarının kendine has şartları ve özgünlükleri vardır. Bu özgünlüklere saygı duyulmalı ve hiçbir şekilde Kürtler arasında bir çatışma sebebi olarak görülmemelidir.
* Kürtler arasındaki ittifakın, hayati, mümkün ve gerekli olduğunu düşünüyoruz.
* Kobani’ye yapılan vahşi saldırıyı büyük bir endişe ile izliyoruz. Bütün gücümüzle Kobani’deki halkımızın yanında olduğumuzu belirtirken, Kobani’yi savunmanın Kerkük’ü savunmak, Kerkük’ü savunmanın Kobani’yi savunmak olduğunu vurgulamak istiyoruz.
* Barış sürecini destekliyor, bu sürecin eşitlerin ve özgürlerin müzakere sürecine evrilmesini arzu ediyoruz.
* Kürt siyasal, sosyal ve medya aktörlerine aralarında çatışmaya, karalamaya ve dışlamaya cevaz veren dil ve söylemlerden özenle kaçınmaları gerektiğini vurgulamak istiyoruz.
* Uluslararası toplumun, yirmi birinci yüzyılın başında Kürt halkına yapılan haksızlığın düzeltilmesi noktasında yirmi birinci yüzyılın evrensel insan hakları ve kolektif hakları çerçevesinde vicdanlı ve sorumlu davranmasını bekliyoruz.
* Kürdistan’ı Kürt halkının rızası olmaksızın egemenlik altında tutan devletleri, geleneksel devlet politikalarından vazgeçerek, Kürtlerle demokratik bir yeniden kuruluş süreci başlatmaya çağırıyoruz.
* Kürt akademisyenlerin bir araya gelmelerinin anlamlı olduğu ve bundan sonra benzeri daha gelişkin konferans ve çalıştayların yapılmasının hem Kürt akademisi hem de Kürt toplumu açısından verimli ve değerli olduğu inancındayız.
DİHA/AMED