KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, Suriye’de değişimin kaçınılmaz olduğunu belirterek, Batı Kürdistan'da siyasal güçlere birlik olma çağrısında bulundu ve Suriye'de Kürtlerin yürüttüğü birlik çalışmaların artık sonuca ulaşmasını istedi.
Fırat Haber Ajansı'na konuşan Murat Karayılan, ABD’yi Türk devletinin “terörüne destek vermekten vazgeçmeye” çağırdı. Kürtlerin artk Suriye'de bir güç olduğunu hatırlatan Karayılan, “Bugün Suriye’de Kürtler aynı biçimde sorunlarını Suriye’nin değişimi çerçevesinde, diyalog yöntemleriyle çözümü esas almalıdırlar. Yani şu tarafı bu tarafı tutmadan ziyade, öncelikle Kürt sorununun çözümü ilkesi çerçevesinde diyalog ve demokratik değişimi öngörmelidirler. Fakat bunun için özellikle Batı Kürdistan’da da birliğe ihtiyaç vardır. Şimdi yürüttükleri birlik çalışmalarının sonuca gitmesi, başarıya gitmesi bu anlamda çok önemlidir'' diye konuştu.

Kürtler birlik olmalı

Küçük büyük tüm Kürt siyasal güçlerin birlik kurması çağrısında bulunan Karayılan şöyle dedi: ''Kürt halkının, özellikle de siyasal güçlerin kendi aralarında birlik olmaları, haklarını almaları için önemli bir olgudur. Yani birlik derken, küçük büyük demeden tüm siyasal güçlerinin ortak bir birlik kurmaları önemlidir. Belli ki, artık Suriye’de bir değişim kaçınılmazdır. Bu anlamda Kofi Annan Planı’nın hayata geçmesi en geçerli yol olarak gözükmektedir. Çünkü diğer türlüsü bir iç çatışmaya gidebilecek bir sürece yol açacaktır. Bu nedenle Annan Planı -o plan her ne kadar bugün boşa çıkartılmış gibi olsa da- veya benzer bir proje çerçevesinde değişim ve dönüşümün gerçekleşmesi Suriye toplumunun da çıkarına olacak olan bir süreç olacaktır. Bu açıdan Kürt halkı da böylesi bir süreçte yapıcı, diyalogdan yana ve demokratik bir sürecin gelişmesine önemli katkılar yapabilecek durumda olan bir yapılanmaya sahiptir.''


Clinton'a sert tepki
Karayılan, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Türkiye ziyaretinde, Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı basın toplantısı sırasında PKK’nin “onbinlerce canı alan terör faaliyetlerini sürdürdüğü” yönündeki açıklamasına tepki gösterdi.
Karayılan şöyle konuştu: ''Şimdi ABD Dışişleri Bakanı Sayın Clinton 60 yaşında bir kadın, bir annedir. Elini vicdanına koyarak konuşmalıdır. Aynen şöyle söyledi: 'PKK, on binlerce canı alan terör faaliyetlerini sürdürüyor. ABD teröre karşı mücadelesinde Türkiye’nin yanındadır.' Şimdi ya kendi ülkesinin çıkarları için yalan söylüyor, ya da kendisi yanıltılıyor. Oysa Kürt halkına karşı Türk devleti terör uyguluyor. En son uyguladığı bariz terör olarak Roboskî Katliamı nedir? Bu halka ve özgürlük mücadelesine karşı bizzat devlet tarafından 17.528 faili-meçhul cinayet işlenmiştir. Sayın Clinton niye bunları görmüyor? Niye Türk devletinin Kürdistan’da uyguladığı devlet terörünü görmüyor da, bizi on binleri öldüren örgüt olarak gösteriyor? Öyle değildir. Türk devleti kayıtlarına göre 40.000 kişi ölmüştür. Bu 40.000 kişiden en az 30.000’i Kürt’tür ve devlet tarafından öldürülmüştür. Bunun çoğu ise bizzat bizim arkadaşlarımızdır.''
Uluslararası güçlerin ve başta ABD’nin Türk devletinin terörünün yanında yer almaması gerektiğine dikkat çeken Karayılan, ''Sömürgeciliğin Kürdistan’da akıttığı kana ortak olmamasını istiyoruz. Yeter artık! Ekonomik ve siyasi çıkarlarınız için Kürt halkını bu kadar harcanmasına artık yeter! Peki, Sayın Clinton siz Güney Kürdistan’daki Federal Hükümet yetkilileriyle de dostluk kuruyorsunuz. Onlar da Kürt’tür. Onların da aynen bizim gibi askeri güçleri var. Siz onları dost görüyorsunuz ama bizi de terörist ve düşman görüyorsunuz. Onlardan ne farkımız var? Onlar da Kürt halkının meşru hakları için mücadele yürüttüler. Biz de Kürt halkının meşru hakları için mücadele yürütüyoruz ve bu mücadeleyi de demokratik, siyasal yollarla geliştirerek sonuç almak istiyoruz. Ancak Türk devleti buna aman vermiyor. Sizin sağladığınız teknik ve istihbarat ile bizi yok etmek istiyor. Bize karşı devlet terörü var. Biz bu devlet terörüne karşı ancak dağlarda kendimizi savunabilecek, koruyabilecek ve meşru hakkımız olan cevap verebilecek konuma gelmiş bulunuyoruz. Bunun neresi terördür?'' diye konuştu.

Demek ki ateşkesler karşılıklı oluyor
Karayılan, İran rejimi ile PJAK arasında 5 Eylül 2011’den bu yana devam eden ateşkesi de değerlendirirken, her iki tarafın önemli oranda ateşkese uyduğunu söyledi. Karayılan bu konuda şunları ifade etti: “Geçen yıl 5 Eylül’de PJAK’ın ilan ettiği ateşkese İran da uydu. Bugüne kadar her iki taraf da önemli oranda ateşkese uydular. Birkaç kez karşılıklı hatalar oldu, bazı çatışmalar yaşandı fakat her iki taraf da önemli oranda ateşkesi bugüne kadar getirebildi. Bu da bir örnektir, karşılıklıdır. Demek ki ateşkesler Türkiye’deki gibi olmuyormuş. Yani karşılıklı olunca oluyormuş. Fakat şimdi biraz gerginlik durumu vardır. Ama biz ateşkesin sürdürülmesinin her iki tarafın çıkarına olduğunu düşünüyoruz. Özellikle de bölgede yaşanan gelişmeler çerçevesinde sürece yaklaşıldığında, ne PJAK’ın ve Kürtlerin İran ile sürdürecekleri bir çatışmada çıkarı olabilir, ne de İran İslam Cumhuriyeti’nin PJAK veya Kürtlerle sürdürecek bir çatışmada çıkarı olabilir. Şu an bir gerginlik durumu var. Çatışma olasılığı da vardır. Ama biz PKK olarak çatışmanın değil, ateşkesin sürdürülmesi politikasında ısrar edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Umarım taraflar arasındaki bu gergin ve karşılıklı mevzilenme durumu bir çatışmaya yol açmaz. Bu temelde İran ile PJAK arasındaki sorunların da diyalog ile çözüme kavuşması gerektiğini özellikle vurgulamada fayda görüyorum.”

ANF/BEHDİNAN