
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı açıklamasında bu vahşi katliamın kadın ve Kürt düşmanlığı üzerinden planlandığı belirtilerek, "Bu zalimlerden mutlaka hesap sorulacak' denildi.
Türk devletinin uluslararası güçlerden aldığı destekle katliamı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Özgürlük hareketine karşı psikolojik ve özel savaş yöntemleri her zaman geliştirilmiştir. Sömürgeci Türk devleti uluslararası güçlerden aldığı destekle, bu kirli özel savaş yöntemlerini uygulamıştır. Bunun en açık örneği, Reber APO’nun uluslararası bir komployla Türkiye'ye teslim edilmesidir. İnsanlık ve demokrasi değerleri bir tarafa, kirli çıkarlar her şeyin üstünde tutulmuştur. Bugün dahi Kürt halkının meşru özgürlük mücadelesine destek verenler Avrupa’da baskı altındadırlar. Bütün bunlarda Türk devletinin kendisini pazarlayarak rol aldığı tartışmasızdır. Paris Katliamı'nın, paralel AKP devletinin kararıyla gerçekleştirildiğine dair kuşku yoktur. Bununla birlikte bu büyük katliamın arkasında uluslararası güçlerin de olduğu kesindir. Bu vahşi cinayeti gerçekleştirenlerin yeminli kadın düşmanı ve Kürt Özgürlük Hareketinin düşmanı olduğu açıktır" ifadeleri yer aldı.
Hesap sorulmadan Kürt’e rahat yok
Fransa devletinin cinayetin tüm çıplaklığıyla açığa çıkarılmasından sorumlu olduğunun altının çizildiği açıklamanın devamında şöyle denildi: "Katil ya da katillerin Türk MİT’iyle paralel yapı ve Kürt düşmanı faşist Büyük Birlik Partisi'yle ilişki içinde oldukları netleşmiştir. Katliamın arkasında açık ya da gizli ve kirli ilişki içinde olan güçleri yargılayacak olan Fransa devletidir. Çünkü bu zalimce katliam Paris’te gerçekleşmiştir. Aksi taktirde halkımızın, mücadeleci tüm kadınların ve insanlığın, katil oldukları için cinayeti işleyenlerin, duyarsızlığından dolayı ise Fransa devletinin peşini bırakması mümkün değildir. Paris Katliamı'nın üzerine kimse yatamaz. Kürtler, dostları ve tüm direnişçi kadınlar ve özürlük hareketi bu katliamın hesabını sormaya ant içmiştir. Bu hesap görülmeden hiç kimse rahat etmemelidir. Mücadele, meşru demokratik ve hukuki anlamda tüm boyutlarıyla sürdürülmelidir."
'Can evimizden vurulmak istendik'
Açıklamada Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 'Paris Katliamı ikinci bir Dêrsim Katliamı'dır' değerlendirmesi hatırlatıldıktan sonra "Bunun anlamı açıktır; hareketimiz can evinden vurulmak istenmiştir. Hiçbir insani değer, hiçbir yasa ve hukuk tanınmadan kirli ve tehlikeli bir konseptle özgürlük hareketi ve Kürt halkının üzerine gelinmiştir. Ama Kürtler bundan yüz yıl öncesinin Kürtleri değildir. Kürtler bundan yüz yıl önce de zulme ve zorbalığa karşı soylu isyanlar geliştirdiler. Öncüsüz ve örgütsüz oldukları için başaramadılar. Ama bugün Kürt halkının ve özgürlük hareketinin kırk yılık mücadele deneyimi vardır. Kürtler ve özgürlük hareketi kendilerine ve çıkarlarına yönelik her türlü saldırıya meşru savunma temelinde karşılık verecek güçtedir" diye belirtildi.
Açıklamada, dünya kadınlarına öncülük eden bir düzey kazanan kadın özgürlük çizgisinin, Kürt halkı ve özgürlük hareketinin, Paris Katliamı'nın hesabını da soracağı kaydedildi.
Akın akın mücadeleye!
Açıklama, şu çağrıyla sona erdi: "Sara, Rojbîn ve Ronahî’ler milyonlaşmıştır. Onlar özgürlüğün coşku seliydiler. Tüm engelleri bir bir aşarak yüceldiler. Kürtlerin genç kızlarını ve oğullarını Sara, Rojbîn ve Ronahî yoldaşların özgürlük yolunda yönlerini Kürdistan dağlarına çevirerek akın akın mücadeleye katılmaya çağırıyoruz. Onların anılarını kadın özgürlüğüyle birlikte, Reber APO ve halkımızın özgürlüğünü gerçekleştirerek yaşatacağımız kesindir. Tüm halkımızı, tüm dostlarımızı, tüm direnişçi kadınları 9 Ocak da Türkiye ve Kürdistan'da, 10 Ocak da ise Avrupa’da gerçekleştirilecek olan mitinglere güçlü katılmaya çağırıyoruz".
HABER MERKEZİ
PKK Yürütme Konseyi: Mücadeleyi her yerde yükseltelim
PKK Yürütme Konseyi de Paris'te katledilen üç fidanı anarak, katliamı büyük bir öfke ile kınadıklarını belirtti.
Katliamla halkların tarihi barış ve çözüm sürecinin hedeflendiği belirtilen PKK açıklamasında, üç devrimci kadının mücadelelerinin Kürdistan’da eşit, özgür ve onurlu yaşamın inşasına dönüştüğü kaydedildi. Açıklama şöyle devam etti: "Sara yoldaşın 40 yıllık mücadelesiyle Dêrsim’de direnen Kürt kadınları Zarife ve Besêlerin direniş ruhu PKK’de yeniden hayat bulmuştur. Zîlanlar, Bêrîtanlar, Şirin Elemhuli, Viyan’larla sembolleşen Kürt kadınının soylu direnişi, Sara, Rojbîn ve Ronahî yoldaşlarla Kürt halkının özgürlüğü kadar Ortadoğu ve dünya kadın özgürlük yürüyüşüne dönüştürmüştür."
'Hesap sormak, Sara gibi kavgayla yaşamaktır'
Başta Kürt kadınları olmak üzere tüm Kürdistan halkının üç devrimci kadının komployla katledilmesine karşı büyük bir öfkeyle ayağa kalktığı, katliamcılardan hesap sorana kadar kesintisiz bir mücadele içinde olma kararlılığını Kürdistan ve Avrupa’da açığa çıkardığı hatırlatılan açıklamada şöyle denildi: "Paris Katliamı'nın hesabını sormak, Sara ilkesiyle, Rojbîn duyarlılığıyla ve Ronahî coşkusuyla özgür yaşam ve özgür toplumu yaratmanın tüm eylemlerine yönelmektir. Paris Katliamı'nın hesabını sormak, tanrıçalık kültürünü yaygınlaştırarak özgür kadın militanlığını evrenselleştirerek demokratik sosyalizmi kurmaktır. Paris Katliamı'nın hesabını sormak, Sara gibi kavgayla yaşayarak özgür yaşamı yaratmaktır."
'Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan amacını gerçekleştireceğiz'
Açıklamanın sonunda mücadeleyi yükseltme çağrısı yapılarak, şöyle denildi: "Paris Katliamı'nın hesabını sormak üzere başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı, dünya halklarını, yurtsever halkımızın dostlarını ve tüm demokratik, özgürlükçü ve sosyalist çevreleri, Paris’te, Avrupa’nın her yerinde ve Kürdistan’da gerçekleştirilecek eylemlere güçlü bir şekilde katılarak, katliamcılardan hesap sormaya ve mücadeleyi her yerde yükseltmeye çağırıyoruz. Sara, Rojbîn ve Ronahî yoldaşlarımızın özgürlük mücadelesini; “Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan” amacını gerçekleştirerek zafere taşıyacağımızın sözünü veriyoruz.
HABER MERKEZİ