Tüm göstergeler IŞİD’in Türkiye, Katar, Suudi Arabistan tarafından desteklendiğini ortaya koyuyor. IŞİD’in dolaylı ya da direkt olarak ABD tarafından desteklendiğini düşünmememiz için hiçbir mantıklı sebebimiz de yok.
IŞİD’in korkunç infazları, akıl sınırlarını zorlayan uygulamaları yasakları açıkça söylemek gerekirse kimsenin umurunda değil. Zaten hiçbir zaman uluslararası güçlerin böyle gündemleri olmamıştır. Büyük resimde görülen çıkarlar her zaman egemen güçlerin esas aldığı noktalardır.
Kürtler Ortadoğu denkleminin en hassas noktalarından birinde yer alıyor. Gerici egemen ülkelerin kuşatması altında mücadele veren Kürtler, uluslararası güçlerin tüm öngörülerini boşa çıkarmak için tarihi bir direniş içinde. Kobanê’de, Haseke’de, Kerkük’te, Şengal’de verilen mücadele Kürtlerin yakın geleceklerini kendi elleriyle şekillendirme gücü elde etmelerinin anahtarı olacak. Ortadoğu halklarını Ortaçağ karanlığına mahkum etmeye çalışan gericiliğe karşı verilen direniş sadece Kürtlerin değil, bölgenin kaderini de belirleyebilecek nitelikte.
***
Ortadoğu’da bu gerici yapı birden ortaya çıkmış falan değil. Gerici, aşırı dinci, tarikatçı, mezhepçi yapılar her zaman Ortadoğu toplumlarının bünyesinde vardı. Bugüne kadar Batı destekli askeri diktatörlükler ya da monarşilerle kontrol altında tutulan bu gerici yapılar artık İran, Irak, Suriye ve Lübnan’dan oluşan Şii hattına karşı kullanılmaya çalışılıyor.
Bu çatışmanın iki muhtemel sonucu var. Birincisi Irak ve Suriye’de ordu güçlerinin kuzeye ilerleyişiyle yaşanacak büyük bir Sünni katliamı. Bu ihtimal bugün göründüğünden çok daha gerçekleşmeye yakın. İkinci sonuç ise, bu çatışmanın Ortadoğu’da birçok devleti kapsayabilecek bir bölgesel savaşı tetiklemesi. Böylesi bir savaş Ortadoğu’yu kan gölüne çevirebilecek nitelikte.
Kürtler bu süreçte eğer ki kendi toplumu dışındaki güçlere dayanarak, bölgesel farklı güçlerin yanında yer alarak siyaset yürütürlerse sıkça hatırlatılan 'Soykırım tehdidiyle' karşı karşıya kalmaları oldukça muhtemeldir. En fazla önem verilen nokta Kürtlerin bağımsız bir çizgi izlemesidir. Kürtler kendi içinde bugün Ortadoğu’da çatışma nedeni olan tüm dinamikleri kendi toplumu içinde anlamsızlaştırmak durumundadır. Etnik ayrım, mezhepsel ayrım, dinsel ayrım Kürt coğrafyasında demokratik bir sistemin inşasıyla anlamsızlaşmalıdır. Bu çatışmanın taraflarının Kürt toplumu içindeki örgütlenmeleri de deşifre edilip üzerine gidilmelidir.
***
IŞİD’in, El Nusra’nın içinde çok sayıda Kürt olduğunu ve bunların büyük bölümünün Kuzeyli olduğunu biliyoruz. Bu çatışmayla, bastırmayla, dıştalamayla önüne geçilebilecek bir durum değil. Toplumun bilinçlendirilmesi, sürekli olarak örgütlülüğün korunarak IŞİD ve benzeri grupların etkilerinin önüne geçilmesi bugün bir elzem konumundadır.
Aksi takdirde Kürt toplumu içinde manipüle edilebilecek olan kesimler kimse ne olduğunu anlamadan bir çatışmanın tarafı olarak karşımıza çıkabilir. Bunun da son derece yıkıcı sonuçları olacaktır.
Kürtlerin bu süreçteki en önemli silahı demokrasi ve direniştir. Kürt güçleri Kürt toplumunun yaşadığı her alanı korumak durumundadır. Bu alanlarda da hangi koşullar olursa olsun, halkın iktidarından, demokrasiden taviz verilmemelidir.
Rojava’da gerçekleştirilen de budur. Kürtler Ortadoğu’nun en vahşi örgütlerinden birine karşı bu şekilde direniyor ve başarılı oluyor.
Kürtler için yakın ve uzak tehditler
IŞİD’i Ortadoğu’daki siyasal denklemin küçük bir parçası olan fanatik bir hareket olarak değerlendirmek büyük bir hata olur. IŞİD kısa sürede yok olacak, ezilecek bir örgüt falan da değil.