
“PKK’ye ‘geril çekil’ demek çözüm değil. Muhatap dışlayarak bir sorun çözülmez. Parlamento işini yaparsa Sayın Öcalan ve KCK de dahil edilerek çözüm sağlanmalıdır” diyen Demirtaş, başkanlık sistemi tartışmasının yeni anayasanın önüne konulmasının yanlış olduğunu söyledi. Demirtaş, “Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemle, güçlendirilmiş yerinden yönetim istiyoruz. Başkanlık tartışması konusunda tutumumuzu değiştirecek hiçbir şey görmüyoruz” dedi.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Amed’de bir araya geldiği basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtladı. Demirtaş’a yöneltilen sorulardan ilki 1 Kasım seçimleri sonrası Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’li kurmayların gündeme getirdiği başkanlık sistemi oldu.
Güçlendirilmiş yerinden yönetim
Başkanlık sistemi konusunda tutumlarının ne olacağı sorulan Demirtaş, “Türkiye’nin yeni anayasaya ihtiyacı var. Tartışmanın başkanlık sistemi üzerinden yapılması yanlıştır. Güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistemle, güçlendirilmiş yerinden yönetim istiyoruz. Başkanlık tartışması konusunda tutumumuzu değiştirecek hiçbir şey görmüyoruz. Anayasa için tartışılması gereken şey, insan hakları ve özgürlüklerdir. Anayasa konusunda daha önce de önerilerimiz olmuştu. Yerinden yönetim ve güçlendirilmiş bir parlamento istiyoruz. Anayasa’da bütün maddeleri daha güçlü, demokratik ve özgürlük talebiyle buluşturabiliriz. Türkiye’nin darbe Anayasası’ndan kurtulması ve tüm partilerin bu konuyu merkezlerine almaları gerekir” dedi.
Buzdolabına koyan ölümlerden sorumludur
Demirtaş’a, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP tarafından bitirildiği dile getirilen çözüm süreci de soruldu. Siyasetin çözüm olanakları yaratıldıkça anlamlı olacağını vurgulayarak, çözüm sürecini buzdolabına kaldıranların son 6 ayda bini aşkın kişinin yaşamına neden olduğunu dile getiren Demirtaş, ölümlerin son bulması ve yeniden çözüm sürecine dönülmesi için çalıştıklarını ifade etti. Demirtaş, bu konuda şunları söyledi: “Hepimizi ilgilendiren vazgeçilmez olan barış isteğidir. Parlamento, çözüm sürecini gündemine almalı ve çözüm adresi olmalıdır. HDP ve AKP ile yürütülürse sorun yaşanabiliyor. Ama Parlamento’da komisyonlar oluşturulup çözüm arayışı olduğunda daha anlamlı olur. Ama öncesinde çatışmalar durmalı, silahlar susmalı ve sonrasında çözüm sürecine dönülmesi gerekir. Silahların devreden çıkacağı bir atmosfer itiyoruz. Biz diyalogdan yanayız.”
AKP olsaydı yüzde 3 alamazdı
Demirtaş, 7 Haziran seçimlerine oranla 1 Kasım seçimlerinde oylarının düşmesini de değerlendirdi. “Biz İsviçre’de seçime girmedik. Devletin bütün imkanlarını eline almış bir iktidarın karşısında seçime girdik” diyen Demirtaş, şöyle devam etti: “AKP bizim şartlarımızda seçime girseydi, Türkiye’de yüzde 3 oy dahi alamazdı. Bizim yüzde 11 oyumuz, halkımızın başarısıdır. Öz gücümüzdür. En yoğun saldırılar altında bile yüzde 11 oy alan bir partiyiz. Saldırıların dışında AKP ve MHP’nin ortaklaşarak bizi baraj altında bırakmak istediler. Biz bahsedilen çatışmaların olduğu yerde değil, batıda oy kaybettik. 7 Haziran’a göre en az AKP’ye oy kazandıran partiyiz. Nerde eksik kaldık değerlendireceğiz. HDP’nin bir kongresi gerçekleşecek. HDP’yi daha güçlü ortaya koymak için çalışacağız.”
Kürtler kimsenin koçbaşı değil
Türkiye’de normal bir ortamda seçime girmediklerini tekrarlayan Demirtaş, şunların altını çizdi: “Tüm baskılara rağmen yüzde 11 oy aldık. Bu oyu kim verdi, Hindistanlılar mı verdi? ‘Kürtler oy vermedi’ demek, yalandır. Yüzde 11 oyu kim bize verdi? Kürtler hala kendi iradelerinin arkasındadır. Kimse hakaret etmesin. Kürtler kimsenin koçbaşı değildir. Kürtler kendi gündemine bakar. Biz Kürtler ile Türkler el ele vererek çalışmalarımıza devam edeceğiz.”
‘CHP karnından konuşmamalı’
Parlamento’nun misyonuna dönük yöneltilen sorulara da yanıt veren Demirtaş, önümüzdeki dönemde Parlamento’nun tavrının çok önemli olacağını, bu nedenle CHP’nin de HDP kadar inisiyatif alması gerektiğini vurguladı. Demirtaş, “CHP karnından konuşmadan proje sunmalı. Parlamento’da bir etrafta toplanmalıyız. Parlamento’da büyük bir özveriyle çalışılmalı. Barışın sesini yükseltmek için çalışma yürütmemiz gerekir” dedi.
Muhatabı dışlayan çözüm olmaz
Demirtaş’a yöneltilen bir diğer önemli soru da Öcalan üzerinde 5 Nisan’dan bu yana süren tecrit ve Türk devlet erkanın muhatapsız çözüm arayışları oldu. “Çözüm arayışında muhatap dışlayarak bir sorun çözülmez. Parlamento işini yaparsa Sayın Öcalan ve KCK de dahil edilerek çözüm sağlanmalıdır” diyen Demirtaş, devamında ise şunları söyledi: “PKK’nin silah kullanmadığı ve çözümün olduğu bir ortamın içine girilmesi gerekir. PKK’ye ‘geri çekil’ demek, çözüm değildir. Çözüm sürecine dönülür, Öcalan dahil edilirse o zaman daha etkili olur. Dünyanın birçok yerinde büyük devletler çözümü konuşarak sağladı. Bu yüzden işin muhataplarıyla oturulup samimi konuşulmalı. Eskisi gibi olmaz. Bir çözüm heyeti olmalı. İmralı’da görüşme yapmalı, sonra da Parlamento’da tartışılmalı. İmralı’da ne konuşuluyorsa halkla paylaşılmalı. Ne konuşulduğunu bilmediği zaman halk korkuyor. Parlamento sorumluluk üstlenmezse sorun çözülmez.”
AMED