Nusaybin’de devlet terörüne karşı direnişin birinci haftasında HDP’nin 4 Mardin milletvekili ilçede açlık grevine başladı. Vekiller, sokağa çıkma yasağının kalkmasının tek başına yeterli olmadığını belirterek, devletin savaş politikalarına son vererek müzakere masasına geri dönmesini istedi. 

Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağı 7 günü geride bırakırken, ilçedeki devlet saldırılarına karşı halkın direnişi sürüyor. Ağır silahlarla mahallelerin bir haftadır tarandığı, devlet güçlerinin 3 sivilin katlettiği, 13 kişiyi bombaatar ve kurşunla yaraladığı ilçede HDP Mardin Milletvekilleri Gülseren Yıldırım, Ali Atalan, Mithat Sancar ve Erol Dora, abluka, saldırı ve sıkıyönetim uygulamalara karşı dün ilçede açlık grevine başladı. Eylem, günlerdir ilçede bulunan  HDP Mardin Milletvekilleri Yıldırım ve Atalan tarafından dün sabah başlatıldı. Tarihi İpekyolu Caddesi üzerinde basın mensuplarına yaptıkları açıklama ile greve başlayan vekiller, yasak kalkıncaya kadar eylemlerini sürdüreceklerini ifade etti. HDP Mardin Milletvekili Gülseren Yıldırım, 7 gün boyunca Nusaybin halkına uygulanan zulmü dile getirmeye ve demokratik bütün yollardan seslerini duyurmaya çalıştıklarını ancak yetkililerin bu duruma kulak tıkadığını belirtti. Yıldırım, “Nusaybin üzerindeki yasak kalkmayana kadar eylemimiz devam edecektir” dedi.


Müzakere masasına dönülmeli

HDP Mardin Milletvekili Ali Atalan da, barikatların kaldırılmasını isteyen devletin, halkların arasına açtığı siyasi hendekleri kapatması gerektiğine dikkat çekerek, “Çözüm devletin açtığı hendekleri kapatmasıyla olacaktır. Eminim o zaman mahalle arasındaki hendekler de kazanacaktır” dedi. Sorunun çözümünün müzakerelere dönülmesinden geçtiğini vurgulayan Atalan, “Bu sorunların tamamen çözülmesi için İmralı’da bulunan Sayın Abdullah Öcalan ile yeniden görüşmelere başlanması gerekir. Öcalan’ın müdahalesi ile bunların bir günde çözüleceğine inanıyorum. Sadece güvenlik anlayışı ile soruna yaklaşırsak sorunlarımızı çözemeyezi. Seçim atmosferiyle sekteye uğratılan çözüm sürecinin yeniden başlaması gerekiyor” diye konuştu. 


Savaş politikasına son verin

İpekyolu Caddesi üzerinde kurşun sesleri arasında açlık grevini sürdüren vekillere öğleden sonra ilçeye varan HDP Mardin milletvekilleri Mithat Sancar ve Erol Dora da katıldı. Milletvekili Sancar, 4 HDP’li vekil olarak sokağa çıkma yasağı kalkana kadar açlık grevine devam edeceklerini belirtti. Nusaybin’deki operasyonların durdurulmasını ve öz yönetimin anayasa yapım sürecinde ele alınması gerektiğini belirten Sancar, “Savaş politikalarına son verilmeli, müzakere masasına geri dönülmeli” dedi. İlçedeki hukukdışı ve insanlık dışı uygulamalara son verilmesini isteyen Sancar, “Her geçen gün barıştan biraz daha uzaklaşılıyor. Gelişmeler bütün bölgeyi etkileyecek, demokrasi daha ağır darbe yiyecektir” uyarısında bulundu. 


Başka eylemler de gündemde 

Silvan’daki duvar yazılarını hatırlatarak, “Haftalardır buradaki zihniyetin nelerden beslendiğini anlatmaya çalışıyoruz. Silvan’daki duvar yazıları buradaki politikaların yansımasıdır” dedi. “Her sorun müzakere masasında ele alınmalı” vurgusunda bulunan Sancar, “Sokağa çıkma yasağı sona erdiriline kadar açlık grevindeyiz” diye kaydetti. Sancar, devletin savaş konseptine karşı başka demokratik ve etkili eylemlerin de hayata geçirileceğini sözlerine ekledi. 


İlçe cezalandırılıyor!

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Nusaybin’deki duruma dikkat çekti. Nusaybin’de şimdiye kadar 3 kişinin hayatını kaybettiğini, 20’ye yakın kişinin de yaralandığını anlatan Baluken, can kayıplarının artacağına ilişkin endişelerini paylaşarak, şimdiye kadar herhangi bir soruşturma ve tek bir görevden almanın yaşanmadığını da paylaştı. 


Ateş buzdolabında düşürülüyor

Baluken, elektrik, su ve temel ihtiyaçların gasp edildiği Nusaybin’de şehrin cezalandırıldığını belirterek, ilçede doktorlarla yaptıkları görüşmeye ilişkin, “Doktorlar bize çocukların, buzdolabına konularak ateşinin düşürülmeye çalışıldığını söyledi” dedi.


Keskin nişancılar katlediyor 

Baluken, şöyle devam etti: “Sokağa çıkanlar, keskin nişancılar tarafından katlediliyor. Bu utanç verici bir tablodur. Türkiye’de bu tablonun yaşanmasından utanç duyuyorum, hicap duyuyorum. Faşizm anlayışıyla insanların hakları ortadan kaldırılıyor. Ankara’da ilgili yetkililerle yaptığımız görüşmelere rağmen, devlet bu faşizan uygulamanın arkasında olduğunu söylüyor. AKP eliyle Türkiye hızla bir uçuruma sürükleniyor.”


Öz yönetime yanıt savaş 

Halkın öz yönetim talebine katliamla yanıt verildiğini vurgulayan Baluken, “Halk kendi kendini yönetmek; valilerini ve kaymakamlarını seçmek istiyor. Bu talebe tankla, topla, bombayla, keskin nişancıyla cevap veren bir devletle karşı karşıyayız. Böyle bir yaklaşım kabul edilebilir mi?” diye sordu. 

“HDP olarak bundan önce direndik bundan sonra da direnmeye devam edeceğiz” diyen Baluken, “Bu yaşanılanlara tüm Türkiye kamuoyu tepki göstermeli” çağrısında bulundu. 


Dünya gündemine taşınacak 

HDP’li vekillerin ilçede başlattığı açlık grevine dikkat çeken Baluken, “HDP olarak bu kararın yanında olduğumuzu; daha etkin bir mücadele ile dünya gündemine taşımak için özgün bir takım çalışmalar içinde olacağımızı ifade etmek istiyoruz” dedi. 


12 Eylül’de yaşanmadı 

“12 Eylül gibi darbe anlayışının, uygulamaların en yoğun olduğu dönemde bile sahada görülmeyen uygulamalar şimdi halka dayatılmaya çalışılıyor. 12 Eylül’de bile 7 gün süren sokağa çıkma yasakları olmadı“ diyen Baluken, “Yaşanılanlar AKP ve Saray’ın hangi zihniyette olduğunu orta koyma açısından son derece önemli” diye konuştu. 


AKP’nin gladiosu

Silvan’daki duvar yazılarına ait fotoğrafları gösteren Baluken, şunları söyledi: “Bu terörü ve katliamı gerçekleştirenler Ankara’dan özel olarak gönderiliyor. Burada ‘Türksen övün; değilsen itaat et’ anlayışı açık bir şekilde ifade ediliyor. Bunlar yasal mı? Bu çeteler IŞİD ile aynı yöntemi kullanıyor. AKP, Ergenekon yapısıyla yaptığı uzlaşma ve IŞİD çeteleriyle tam gladio oluşturmuştur. Açılan soruşturmalar da göstermeliktir.” 


Meşru bir direniş 

“Cizre’de, Nusaybin’de yapılan direniş bütün Türkiye halklarının demokratik bir idari sistemle tanışması için ortaya koyulan meşru bir direniş” diyen Baluken ekledi: “Yapılması gerekenler Dolmabahçe Mutabakatı’nda var.” 

Baluken, bir soru üzerine İmralı’ya gidiş taleplerinin reddedildiğini, kendileriyle irtibat kurulmadığını söyledi. 


Neden Nusaybin?


Mardin’in Nusaybin ilçesinin 15 mahallesinde 13 Kasım Cuma günü 21.00’den itibaren geçerli olmak üzere, kaymakamlık kararıyla sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Yasağın bitiş süresi açıklanmadı. Nusaybin, Mardin’in 10 ilçesinden biri. Merkez nüfusu 97 bin 156. Güney komşusu Rojava. Kürdistan direnişinin merkezlerinden biri olan Nusaybin, 15 Ağustos 1984 atılımından sonra serhildanların olduğu ilk kentlerden. Türk devletine boyun eğmeyen Nusaybinliler, dönemin DYP hükümetinin Newroz yasağını tanımayarak panzerlerin önüne çıkmış ve onlarca şehit vermişti. 

15 mahalleden oluşuyor: Selahaddin-i Eyyûbi, Devrim, Sekiz Mart, Barış, Fırat, Gırnavas, İpekyolu, Zeynelabidin, Moryakup, Kışla, Dicle, Yenituran, Yenişehir, Abdulkadirpaşa, Yeşilkent.

Kentin DBP’li Belediye Eşaşkanları; Sara Kaya, Cengiz Kok. Tutuklanan ve görevden alınan Kaya daha sonra serbest bırakıldı. HDP, 7 Haziran ve 1 Kasım’da da oyların tamamına yakınını aldı.

1 Kasım 2015 

Genel Seçim sonuçları şöyle: 

HDP (yüzde 89,38), AKP (yüzde 8,62), CHP (yüzde 0,63), MHP (yüzde 0,55)

7 Haziran 2015 

Genel Seçim sonuçları:

HDP (yüzde 90,42), AKP (yüzde 6,53), MHP (yüzde 0.80), CHP (yüzde 0,37)


Keşif uçakları bile


Nusaybin’de sokağa çıkma yasağı 8. güne girdi. Direniş nedeniyle mahallelere giremeyen devlet güçleri bir haftadır ağır silahlarla mahallelere saldırıyor. İpekyolu ve Devrim Mahallesi’nde Newroz Alanı ile Çağçağ Caddesi üzerinde zırhlı araçlarla konuşlanan özel harekat timleri önceki akşam Abdulkadirpaşa, Fırat, Yenişehir ve Dicle mahallelerine bombaatar ve ağır silahlarla saldırdı. Halk ise soğuk havaya rağmen cadde başlarındaki barikatlarla nöbet tuttu, gürültü eylemi ile “Bijî berxwedana Nisêbîn” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla saldırılara tepki gösterdi. 

Dört mahalleye dönük saldırı dün de devam etti. Saldırılar özellikle Abdulkadirpaşa Mahallesi’nde yoğunlaştı. Mahalleyi dört taraftan kuşatmaya alan polisler, mahalle içlerine girebilmek için saldırılarını sürdürdü. Hendeklerin kazılı olduğu bu dört mahalleyi birbirine bağlayan Çağçağ Caddesi üzerinde zırhlı araçlarla konumlanan özel hareket timleri, özellikle cami ve yüksek binaları hedef almalarının yanı sıra rastgele sokakları taradı. Devrim Mahallesi’nde Newroz alanına konumlandırılan özel harekat timleri, halkın direnişi karşısından giremedikleri mahalle içlerine ateş açtı. İlçenin üzerinde keşif uçakları uçuş yaptı. 

Bir hafta içinde 3 kişinin devlet güçleri tarafından katledildiği, 13 kişinin yaralandığı ilçede yaralıların kaldırıldığı Nusaybin Devlet Hastanesi de polis ablukasına altında. Nusaybin’de daha önceki sokağa çıkma yasaklarında ortaya çıkan manzalar yaşandı. İlçede bir yaralanın beyaz bayrakla battaneyiye sarılı şekilde hastaneye kaldırıldığına ilişkin görüntüler ortaya çıktı. 


Elektrik, su ve internet kesik 

Günlerdir maruz kaldıkları bu saldırılara karşı kesintisiz direniş halinde olan halk da her şeye rağmen terk etmedikleri sokaklarda. Zılgıt çekip, gürültü eyleminde bulunarak direnişlerini sürdüren yurttaşların direncini kırmak için kentte önceki gün yapılan elektrik, internet ve su kesintisi devam ediyor. Belediye, halkın su ihtiyacını karşılamak amacıyla mahallelere su taşımaya çalışırken, yurttaşlar da devam eden abluka ve saldırılara rağmen ihtiyaçlarını komün ruhuyla gidermeye çalışıyor.


HABER MERKEZİ