
Amed'in Sur ilçesine yönelik Türk devlet saldırıları 3'üncü ayını geride bırakırken, tarihi direniş devam ediyor. Ablukanın 91. gününde çatışmalar tüm şiddetiyle sürüyor; ilçede mahsur kalan sivillerden ise haber alınamıyor.
Eşi ve çocuklarını çıkararak mahalleleri terketmeyen kardeşleri İhsan ve Ahmet Karatay'la son olarak 4 gün önce konuştuklarını belirten Mehmet Karatay, "Kardeşlerim ve Sur'daki sivilleri büyük bir katliam riskiyle karşı karşıyalar. Biz dışarıda kalan aileleri, her an bir katliam ve ölüm haberinin gelmesini bekler durumdayız" diye konuştu.
Sur'da bir kızı ile 2 torunu olan Adem Tarin de kızı Remziye Tosun ile en son önceki gün saat 14.40'ta bir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti. Tarin, "O görüşmenin ardından başka bir iletişimimiz olmadı. Kızım çok kısa konuştu, insanlık koridorunu beklediğini söyledi" dedi.
Sur'dan son görüntüler
İlçede mahsur kalanlarla telefon yoluyla görüşerek seslerini duyurmaya çalışan HDP Amed Milletvekili Sibel Yiğitalp de, twitter hesabından bombardımana tutulan Sur'dan fotoğraflar paylaştı. Yiğitalp önceki gece attığı mesajda da "Son 89 günün en yoğun top atışları"nın yaşandığını bildirdi.
DİHA dün yerel saatle 16.12'de geçtiği haberde 1 saat içinde ilçeden 8 büyük patlama sesi geldiğini bildirdi.
Devletin gözünden son durum
STÖ'lerin bağımsız heyet gözetiminde yaşam koridoru açılması talebine karşılık, Diyarbakır Valiliği'nin geçtiğimiz hafta 4 gün boyunca 'tahliye' adı altında teslimiyet anonsları ardından başlayan şiddetli bombardımanlar devam ederken, devletin resmi ajansı Anadolu Ajansı, "Bayrak-12 Sur Müşterek Özel Birlik Operasyonu'nun tamamlanma aşamasına geldiğini" yazdı.
Kontrol dediği katletmek!
Haberde "Operasyonun söz konusu bölgedeki yaklaşık 80 evde yapılacak kontrol ile 6 mahalledeki patlayıcıların infilak ettirilmesinin ardından sona ermesi bekleniyor" denilerek toplu katliam hazırlığı duyurulurken, "Silopi'de, Cizre'de huzur ortamı tam olarak sağlandı, çok yakında Sur'a da huzur gelecek. Devletin kararlılığı ortadadır. Mücadele, hepiniz teslim olana kadar devam edecek" diyerek bir kez daha teslimiyete çağrı yapıldı.
100 metre ötede
HDP, DBP, HDK ve DTK Eşbaşkanları, Sur'daki kuşatmaya karşı 9 gündür nöbet eyleminin sürdüğü Dicle Fırat Kültür Merkezi'nde açıklama yaptı. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, açıklamanın 100 metre ötesinde saldırıların sürdüğünü ifade ederek, ölümlerin olmaması için tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını belirtti.
Katliamların tarihi kırılmalara neden olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Biz de eşbaşkanlar olarak nöbet eylemindeyiz. Şu noktadan sonra bütün halkımızla birlikte buna müdahale edeceğiz. Burnumuzun dibinde tankla, topla bir savaşın yürütülmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
Herkes Sur'a yürümeli
Çarşamba günü saat 16.00'da herkesi Sur'a yürümeye davet eden Demirtaş, şöyle konuştu: "3 aydır şehrin ortasında gözümüzün önünde 24 saat tank topla bir savaş yürütülmesini biz olağan bir durum olarak görmüyoruz. Bu kapsamda bütün halkımız çevre mahalle ve ilçeler, artık Sur'daki ablukanın kalkması için tümden ayakta olmalı. Somut bir planlama ve öneriyle halkımıza şu çağrıyı yapıyoruz; Çarşamba günü saat 16.00'da herkes bulunduğu yerden Sur'a doğru yürümelidir. Israrlı ve kararlı olunmalıdır. Abluka kalkana kadar geri dönmeyeceğiz demelidir herkes
Orada insanlar ölürken biz yüz metrede ölemeyiz! Demokratik hakkımızı kullanacağız."
Bir gün değil her gün
DTK Eşbaşkanı Selma Irmak da, "Sur'da katliama izin vermeyelim, bir trajediye izin vermeyelim" diyerek herkesi Sur'a yürümeye çağırdı. Irmak "Abluka ve kuşatma kalkıncaya kadar biz de geri adım atmayacağız. Bu abluka ve kuşatmayı kaldırın bir insan dahi ölmesin. Bu çağrımız yerine getirilmezse halkımızın direnişiyle bu kuşatmayı kıracağız. Bir gün değil her gün direnişte olmalıyız" dedi.
Ağrı, Muş ayağa kalkarsa
Partisinin il eşbaşkanları toplantısında konuşan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek de, Sur'daki ablukanın ancak topyekün ayağa kalkışla sona erebileceğine dikkat çekti. Yüksek şöyle konuştu:
"Sessizlik, izleme ve benzeri tüm durumlar AKP politikalarını güçlendirir. Bu süreçte illerde eşbaşkanlarımıza çok büyük sorumluluklar düşüyor. Sur'da abluka varken, Erzurum'da, Muş'ta, Ağrı'da halkımız harekete geçmelidir. Ancak böyle abluka kalkar."
Kadınlar nöbette
Kürdistan'daki kuşatma ve işgal saldırılarına karşı yaptığı eylemlerle gündeme gelen Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyeleri, Sur'daki siviller için yaşam koridoru talebiyle Amed'e geldi. Konuyla ilgili yapılan Cizre'de yaşanan vahşeti hatırlatan kadınlar, "Sur'da en az 15'i 10 yaşından küçük çocukların da aralarında bulunduğu onlarca insan yaşatmaya çağırıyor hepimizi. Sur'dakilerin sesi duymaz ve duyurmazsak, birlikte bir gelecekten söz edebilir miyiz? Birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız?" diye belirtti.
BİKG'li kadınlar, abluka altındaki Sur'da mahsur kalanların bağımsız gözlemci bir heyet tarafından çıkarılması için girişimlerde bulunacak. Ayrıca 3 gün boyunca Dicle Fırat Kültür Merkezi'ndeki nöbet eylemine katılacak.
AMED