
Suriye’de yaklaşık dört yıl önce ortaya çıkan krizden sonra ilk resmi ziyaretini Rusya devlet başkanı Vilademir Putin’in daveti üzerine Rusya’ya yapan Beşar Esad, bu yolla dört yıldır sürdürdüğü savunma pozisyonundan da çıkmış oluyor…
Rusya, Çin, İran ve Suriye’den oluşan dörtlü yıllardır sürdürdükleri savunma pozisyonundan çıkıp bölgesel siyasetin aktif tarafı haline geliyorlar. Bütün bu gelişmeler üzerine eski pozisyonlarını sürdüremeyeceğinin bilincinde olan Erdoğan/Davutoğlu ikilisi sanki kendilerine soran varmış gibi “Esad’lı geçiş sürecinin de düşünülebileceği” yönünde açıklamalar yapmaya başladılar.
Bütün Ortadoğu siyasetini mezhepçilik ve anti Kürtlük üzerinden inşa eden Erdoğan/Davutoğlu ikilisi kendi yaşadıkları akıl tutulmasını bütün dünyaya dayatmaya çalışıyorlar. Suriye’de çöken sadece Erdoğan/Davutoğlu ikilisinin Suriye siyaseti değildi; en son ortaya çıkan gelişmeler Erdoğan/Davutoğlu ikilisinin hem Türkiye içinde hem de uluslararası arenada kendilerine biçtikleri rolü de yerle bir etti…
Rusya’nın Suriye’de hava operasyonları yapmaya başlamasından sonra ortaya çıkan yeni durum Türkiye kadar Katar’ı da endişelendirmişe benziyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Rusya’yı ziyaretinin hemen ardından Katar Dışişleri Bakanı Halid El Atiyye, “Herhangi bir meydan okumadan korkmuyoruz. Suudi ve Türk kardeşlerimizle birlikte elimizden geleni yaparız. Suriye halkını rejimin gaddarlığından korumak için askeri bir müdahale gerekiyorsa bunu da yaparız!” diyerek aslında; Türkiye, Suudi Arabistan ve Türkiye üçlüsünün bozgununu da itiraf ediyor…
IŞİD canilerinin yaptıkları barbarlıklar karşısında kılını kıpırdatmayan, hatta her türlü silah, araç gereçle IŞİD canilerini destekleyenler, rejimin barbarlığı karşısında bir anda aslan kesiliyorlar. Tamamen kendi çıkarları için bütün bölgeyi yangın yerine çeviren, besledikleri çeteler eliyle binlerce insanın ölümüne sebep olanlar işler istedikleri gibi gitmeyince bir anda timsah gözyaşı dökmeye başladılar…
Hele Türkiye’nin durumu tam içler acısı; ortaya koyduğu tezlere ne kendi iç kamuoyu ne de uluslararası kamuoyu inanıyor. En son yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında kamuoyuna temel gündem maddesi güya “Ankara Katliamı” olarak duyurulmuştu. Ancak yayınlanan sonuç bildirgesine baktığınızda aslında konuşulanların “Ankara Katliamı” ile ilgisinin olmadığını görüyorsunuz.
Erdoğan’ın Kürt fobisi hem kendisini hem de bütün bir ülkeyi yangın yerine çeviriyor. Neredeyse her konuyu Kürtler üzerinden konuşmayı alışkanlık haline getirmiş Türk devleti ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan 100 yıllık devlet geleneğini hiç bozmadan sürdürüyor…
Türk devletinin; sorun çözmeme, gerçekliğe gözlerini kapama geleneğinin hiç değişmeden devam ettirildiğini son “MGK” sonuç bildirisinde bir kez daha gördük. Bunca olup bitene rağmen devlet ısrarla Rojava Kürtlerini ötekileştirmeye çalışıyor. Israrla PYD ve YPG’nin uluslararası arenada terör örgütü muamelesi görmesini istiyor…
Halbuki gerçek durum bunun tam tersi; daha yakın zamanda Rusya PYD/YPG ve PKK’yi terör örgütü olarak görmediğini ilan etti. Amerika ise Türkiye’nin bütün ısrarlarına rağmen PYD ve YPG’yi terör örgütü olarak görmediğini, hatta sahada birlikte çalıştıklarını ve çalışmaya da devam edeceklerini kamuoyu ile paylaştı…
Türkiye bu tavrıyla sadece Rojava Kürtlerini değil bütün Kürtleri ötekileştiriyor. Bir taraftan günümüz koşullarında en fazla dayanışmaya muhtaç olan Rojava Kürtlerini dışlamaya, ötekileştirmeye, yok etmeye çalışıp; diğer taraftan da “iç ve dış düşmanlarımız” iç barışımızı bozuyorlar diye yakınamazsınız. Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrar eden Türkiye; bu tavrıyla sadece kendi iç istikrarsızlığının değil aynı zamanda bütün bölgenin de istikrarsızlaşmasının en önemli nedenlerinden biri haline gelmiştir…
Suriye iç savaşı sonrasında dünya Kürtleri keşfetti; özgürlük ve demokrasi azmi ve bilinci ile Kürtler bütün bölge için bir umut oldular. Ortadoğu’da demokrasi ve özgürlük isteyen bütün çevreler açısından Kürtlerle ilişki bir tür samimiyet testine dönüşmüştür. Kürtlere sırtını dönen hiçbir güç artık bu bölgede kalıcı barışı sağlayamaz!