Dünya Sosyal Forumu, 86 devlet ve hükümet başkanını biraraya getiren Rio+20 zirvesine alternatif olarak “Halkların Zirvesi”ni organize etti. Alternatif zirveye Kürtler adına da KNK, BDP ve KON- KURD’dan bir heyet katıldı.
1992 yılında ilki yapılan Rio+20 olarak da bilinen BM Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi için biraraya gelen liderler, dünyanın ‘daha ekolojik ve sosyal bir yola koyulmasını’ amaçlıyor. Ancak 20 yıl aradan sonra gerçekleşen zirvenin ikincisinin amacı bu olsa da lider arasında yapılan ikili görüşmeler dikkat çekiyor. Ve bugüne kadar verilen hiçbir söz yerine getirilmedi. Dönemin liderleri kalıcı kalkınmanın tanımı üzerine anlaşarak, beş yıl sonra kabul edilecek olan Kyoto Protokolü’nün temellerini atmıştı.
Rio’daki zirvenin açılışında konuşan BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, “Eski model ekonomik kalkınma ve sosyal ilerlemenin artık işlemediğini kabul ediyoruz” dedi. BM Genel Sekreteri, “Rio+20 bir şeyleri düzeltmek, güçlü bir büyüme ile kalıcı bir refahın sosyal ve çevresel boyutları ile ekonomik kalkınmanın aciliyetlerini uzlaştıran yeni bir model için benzersiz bir şans sunuyor” diye ekledi.

Çevre zirvesinde çevre yok!

“Şimdi harekete geçme zamanıdır” diyen Ban Ki-Moon, “Çocuklarımızın ve torunlarımızın bir Rio+40 ya da Rio+60 toplamasına yol açmayalım” şeklinde konuştu. Zirvede hazır bulunan toplam liderlerin, “yeşil ekonomi” konsepti öngören bir deklarasyonu cuma günü onaylaması gerekiyor. Bu konsept dünya çevre yönetimini güçlendirmeyi ve BM’nin 2015’te sona eren Binyıl Hedefleri çizgisinde “kalıcı kalkınma hedefleri” ilkesini başlatmayı öngörüyor.
Aylarca süren müzakerelere ve tartışma günleri sonucunda bu 50 sayfalık metin üzerine salı günü bir anlaşma sağlandı. Ancak, sivil toplum örgütleri ve bazı Avrupa liderleri bu konseptin yetersiz olduğu tepkisinde bulunuyor. Fransa’nın Sosyalist Cumhurbaşkanı François Hollande, anlaşmanın “bir aşama” olduğunu söylerken, ortaklarından kalıcı kalkınmada “büyük davayı” ilerletmek için “sıçrama” yapmalarını istedi. Hollande, özellikle zirvede mali işlemlere vergi uygulanması ve çevre için özel bir kurumun kurulması yönünde anlaşmaya varılmamasını eleştirdi.

Çevre örgütler: Başarısızlık
Büyük sivil toplum örgütleri arasında yer alan Greenpeace “Epik başarısızlık” derken, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ise “belirgin hayal kırıklığı” ifadesini kullandı. Zirve sırasında Costa Rica Başkanı Laura Chinchilla, büyük ekonomilerin liderlerinin (Almanya, İngiltere, Rusya…) zirveye katılmamasını eleştirdi.
Dünyanın daha yaşanabilir hale gelmesi konusunda liderlerden umudunu kesen Dünya Sosyal Forumu, Rio+20 zirvesine alternafif olarak “Halkların Zirvesi’ni topladı. Zirve öncesi yağmura rağmen 100 binden fazla kişi Rio sokaklarına çıktı. Renkli görüntülerin oluştuğu yürüyüşte radikal bir ekonomik dönüşüm talep edildi. 200 sivil toplum örgütü tarafından organize edilen yürüyüşte, ABD’li fast-food zincirleri McDonald ve Burger King’i protesto eden “Mac Killer” ve “Murder King” yazılı dövizler dikkat çekti.
Yürüyüşe çevreciler, işçiler, memurlar, siyahi eylemciler, eşcinseller, yerliler, feministler ve Kürtler katıldı. Eylem de nükleer enerjiyi ve resmi zirveyi protesto eden Güney Koreli bir grup nüfusun “yüzde 1’ine yönelik yeşil yaşama hayır” pankartı açtı.

Kürtler de yerini aldı
Paralel olarak yapılan Halkların Zirvesi’ne de 1600’ü aşkın yerli katıldı. Yerliler topraklarının korunmasını istedi. 15 Haziran’da başlayan Halkların Zirvesi 23 Haziran’a kadar sürecek. Bu alternatif zirveye Kürtler adına da KNK, BDP ve KON-KURD’dan bir heyet katıldı. Heyet, alternatif medya, kriminalizasyon, komünikasyon, kadın mücadelesi, ortak değerler, Arap Baharı ve Suriye’deki gelişmeler konusundaki seminerlerde Kürtlerin pozisyonlarını anlattı. Toplantılarda Kürt heyet, Kürt sorununu geldiği düzey ile Ortadoğu’daki gelişmelerde Kürtlerin rolünü değerlendirdi. Heyet, ekoloji ve suyu özelleştirilmesi konusundaki seminerlere de katılım sağlarken, yerel medyanın da ilgisini çekti.

ANF/RIO DE JANEIRO