- En temel hakları gasp edilerek eşit yurttaş kabul edilmeyen Kürtler, sağlık hizmetlerine erişimde de eşitsizlik mağduru. Şirnex, Agirî, Mûş ve Colemêrg, sağlık alt boyutu verilerinde son dörtte yer alıyor.
TTB Merkez Konseyi’nde yer alan ve sağlık hakkı mücadelesinin bilinen isimlerinden Dr. Halis Yerlikaya, bölgesel eşitsizliğin giderek derinleştiğini belirterek, "Sağlık başlığında hangi parametreye bakarsanız bakın işte seçim gecelerinde televizyona yansıyan haritayı görüyoruz. Yani Kürdistan'ın illeri. Temel nedenlerden birisinin siyasal tercih olduğunu düşünüyorum" dedi.
AKP'nin 2003'te başlattığı Sağlıkta Dönüşüm Programı'yla birlikte sağlık sistemi ciddi bir yapısal dönüşüme uğradı. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı 2006’da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında toplandı. 2008’de Genel Sağlık Sigortası (GSS) yürürlüğe girdi. GSS ile kısa bir sürede toplumda “devlet bana bakıyor” algısı oluştu, ancak bu kez prim borcu sorunu oluşmaya başladı.
Bugün milyonlarca kişi prim borçları nedeniyle GSS’nin sunduğu hizmetlere erişemiyor. Sistem, sağlık hizmetine erişimi kısıtlayan ve özel sağlık sektörüne ciddi kaynak transfer eden bir modele dönüştü. Yurttaşlar hem prim ödüyor hem de muayene ve ilaç için katılım payı veriyor. Özel hastanelerde de ilave ücret ödüyor. Bu durum sağlık hizmetinin de piyasalaşmasına neden oldu.
Program kapsamında yapılan en önemli değişikliklerden birisi, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri oldu. Hastane randevu ortalama bekleme süresi, 2006’da devreye konulan Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile bir saatin altına indirildi. Her yıl hastane başvurusunun artması, bu sistemin artık çalışamaz hale gelmesine neden oldu. Günümüzde sağlık alanında yaşanan en büyük sorunlardan birisi muayene için randevu bulmak.
Sadece muayene değil, tahlil ve görüntüleme hizmetlerinde de benzer bir sorun yaşanıyor. Hastalara MR ve tomografi randevuları geç veriliyor. Bu durum birçok hastanın özel kuruluşlara gitmek zorunda kalmasına neden oluyor. Sağlık Bakanlığının verilerine göre MR cihazlarının neredeyse yarısı özel sektörde.
Aile hekimliği
Düzce'de 2005'te "aile hekimliği" uygulaması başladı, 2010’da ise yayıldı. Bu modelle birlikte her bireye bir hekim atandı ve sağlık hizmeti kişisel hale getirildi. Eski Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 17 Aralık 2025’te yaptığı açıklamada, ülkede 8 bin 300 aile sağlığı merkezinin, 29 bin 800 aile sağlığı hekiminin olduğunu açıkladı. Sistemle birlikte merkezlerin tüm idari ve finansal sorumlulukları da hekimlerin omzuna bırakıldı. Aile hekimleri hem kendilerine kayıtlı yaklaşık 3 bin hastaya bakıyor hem de çalıştığı sağlık merkezinin finansal giderlerini yönetiyor.
Yürürlüğe 1 Kasım 2024’te giren “Aile Hekimleri Sözleşme ve Yönetmelik” ile birlikte hekimlere "teşvik" adı altında ceza sistemi de getirildi. Hekimlerin teşvik alabilmesi için kendilerine kayıtlı kişilerin yılda en az iki kere gelmesi zorunluluğu getirildi. Yönetmelikle birlikte aile hekimlerinin antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilaç yazması sınırlandırıldı. Yeni yönetmelikle ayrıca hekimler için günlük hedef muayene sayısı 75 olarak belirledi.
Hastanelerde sorun
Program kapsamında birçok kentte Şehir Hastanesi kurulmaya başlandı. Sağlık Bakanlığı bu hastanelerde 25 yıl boyunca "kiracı" konumunda. Şirketler, kendilerine tahsis edilen Hazine arazileri üzerinde kuruyor ve işletiyor. 2017’de açılmaya başlanan şehir hastanelerinin sayısı 25'i bulmuş durumda. 18 şehir hastanesini Akfen, YDA, CCN Sağlık, Rönesans, Türkerler, Gama-Türkerler ve Güriş isimli 7 şirket işletiyor. Bakanlık, bu şirketlere kullanım bedeli adıyla kira ve hizmet bedeli ödüyor. Sayıştay raporları, buralarda birçok usulsüzlüğün olduğunu ortaya koydu.
Özel sektöre teşvik
2002'de 774 kamu, 50 üniversite ve 271 özel hastane bulunuyordu. 2024 yılı verilerine göre; 941 kamu, 69 üniversite ve 552 özel hastane bulunuyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Bursa Tabip Odası'nın 2024'te yaptığı “Görüntüleme Hizmetlerinde Taşeronlaşma-Hekimler Ne Düşünüyor?” konulu çalışmada, kamu hastanelerinde radyoloji raporlarının yüzde 90’ından fazlasının taşeron firmalara devredildiği tespiti yer aldı. Hekimlerin yüzde 43’ü, BT/MR yorumlanmasının taşeron, yüzde 49’u karma, yüzde 8’inin kamu eliyle yönetildiğine dikkat çekti.
TTB'nin verilerine göre, son 13 yılda kamudan istifa eden uzman hekim sayısı 21 bin 362’ye ulaştı. Sadece 2025'in ilk 10 ayında bin 759 uzman hekim kamudan ayrıldı. Yurt dışına göç de artıyor. Son üç yılda 8 bini aşkın hekim, yurt dışına gitmek için TTB'den uygunluk belgesi aldı.
Bölgeler arası eşitsizlik
MA'dan Berivan Altan'ın haberine göre; bölgeler arası eşitsizlik, ekonomi ve sosyal alanların yanı sıra sağlık alanında da kendisini hissettiriyor. Hekim başına düşen hasta sayısı, uzman hekim eksikliği ve sağlık altyapısına dair veriler bu eşitsizliği net bir şekilde ortaya koyuyor. Dr. Yerlikaya, "Hangi parametreye bakarsanız bakın bu iller en geri planda" sözleriyle bölgesel eşitsizliğe işaret etti.
CHP Sağlık Politikalar Kurulu'nun Mart 2026 tarihli "sağlık karnesi" raporu, bölgesel eşitsizliğe dair önemli veriler sunuyor. Karneye göre; Türkiye’de ortalama 10 bin kişiye 25,81 hekim, 5,89 diş hekimi, 4,49 eczacı, 30,92 hemşire, 7,19 ebe ve 31,01 sağlık personeli düşüyor. 10 bin kişiye düşen yatak kapasitesi 31,30, yoğun bakım yatak kapasitesi 5,70, bebek ölüm hızı yüzde 10, 5 yaş altı ölüm hızı oranı yüzde 12,30. Kuzey Kürdistan kentleri ise kişi başına düşen hekim sayısında ortalamanın altında. Yine bebek ölüm hızları Türkiye ortalamasının üzerinde. Bazı kentlerin verileri şöyle:
DÊRSIM: 10 bin kişiye 24,59 hekim, 4,96 diş hekimi, üç eczacı, 31,87 hemşire, 18,01 ebe, 58,65 sağlık personeli, 17,30 yatak kapasitesi düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 794 olurken, kişi başı hekime başvuru sayısı 10,40. Bebek ölüm hızı yüzde 8,80; 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 10,20. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 58. sırada, sağlık alt boyutunda 62. sırada.
AMED: 10 bin kişiye 20,07 hekim, 3,72 diş hekimi, 4,05 eczacı, 28,46 hemşire, 9,22 ebe ve 29,35 sağlık personeli, 27,20 yatak kapasitesi düşüyor. Aile hekimi başına 3 bin 41 kişi, ambulans başına 15 bin 808 kişi düşüyor. Kişi başı hekime başvuru sayısı 11,30. Bebek ölüm hızı yüzde 10,40; 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 12,80. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 68, sağlık alt boyutunda 65. sırada.
ÊLIH: 10 bin kişiye 14,44 hekim, 3,03 diş hekimi, 3,93 eczacı, 27,81 hemşire, 7,06 ebe, 31,11 sağlık personeli, 27,70, yatak kapasitesi düşüyor. Aile hekimi başına 2 bin 962 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 10,20; 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 13. Kişi başı hekime başvuru sayısı 11,80. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 67, sağlık alt boyutunda 66. sırada yer alıyor.
ERDEXAN: 10 bin kişiye 16,75 hekim, 3,39 diş hekimi, 3,39 eczacı, 27,37 hemşire, 11,71 ebe, 41,49 sağlık personeli, 23 yatak kapasitesi düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 538 kişi. Bebek ölüm hızı yüzde 11,10; 5 yaş altı ölüm hızı 13,90. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinde ülke ortalamasında 68, sağlık alt boyutunda ise 68. sırada yer alıyor.
QERS: 10 bin kişiye 19,24 hekim, 2,39 diş hekimi, 3,27 eczacı, 25,82 hemşire, 11,13 ebe, 33,20 sağlık personeli ve 28,90 yatak kapasitesi düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 779, hekime başvuru 10,30. Bebek ölüm hızı yüzde 11,30 iken, 5 yaş altı ölüm hızı 14,30. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 71, sağlık alt boyutunda 69. sırada yer alıyor.
WAN: 10 bin kişiye 18,52 hekim, 3,69 diş hekimi, 3,68 eczacı, 29,34 hemşire, 6,02 ebe ve 29,34 sağlık personeli ve 27,50 yatak kapasitesi düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 668. Bebek ölüm hızı yüzde 11,40 olan kentte, 5 yaş altı ölüm hızı ise 14,50 oldu. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 74, sağlık alt boyutu ise 70. sırada yer alıyor.
ÇEWLÎG: 10 bin kişiye 14,93 hekim, 3,21 diş hekimi, 3,67 eczacı, 30,29 hemşire, 10,70 ebe, 39,57 sağlık personeli ve 23 yatak düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 672. Bebek ölüm hızı yüzde 9,70; 5 yaş altı ölüm hızı 12. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 70, sağlık alt boyutunda 71. sırada.
BEDLÎS: 10 bin kişiye 14,73 hekim, 2,70 diş hekimi, 3,45 eczacı, 32,85 hemşire, 7,64 ebe, 33,27 sağlık personeli ve 29,60 yatak düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 998. Bebek ölüm hızı yüzde 11,30; 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 14,80. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 75, sağlık alt boyutunda 72. sırada yer alıyor.
MÊRDÎN: 10 bin kişiye 14,06 hekim, 3,20 diş hekimi, 3,97 eczacı, 21,92 hemşire, 6,62 ebe, 27 sağlık personeli ve 20,7 yatak düşüyor. Aile hekimi başına 2 bin 800 kişi düşerken, kişi başı hekime başvuru 10,80'dir. Bebek ölüm hızı yüzde 10 olan kentte, 5 yaş altı ölüm hızı 12,50. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 72, sağlık alt boyutunda 73. sırada.
SÊRT: 10 bin kişiye 14,39 hekim, 2,41 diş hekimi, 3,57 eczacı, 26,75 hemşire, 7,01 ebe, 34,63 sağlık personeli ve 23,30 yatak düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 3 bin 115, kişi başı hekime başvuru 10. Bebek ölüm hızı yüzde 11,90 olurken, 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 15,30 oldu. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 76, sağlık boyutunda 74. sırada yer alıyor.
SEMSÛR: 10 bin kişiye 15,83 hekim, 3,53 diş hekimi, 3,90 eczacı, 31,57 hemşire, 11,05 ebe, 34,63 sağlık personeli ve 17,60 yatak düşüyor. Aile hekimi başına düşen nüfus 2 bin 777’dir. Bebek ölüm hızı yüzde 10,20; 5 yaş altı ölüm hızı 13,10. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 69, sağlık alt boyutunda 75. sırada.
ÎDIR: 10 bin kişiye 12,47 hekim, 21,22 hemşire, 7,06 ebe, 30,26 sağlık personeli, 3,24 eczacı ve 15,70 yatak düşüyor. Aile hekimi başına 2 bin 955 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 10,10; 5 yaş altı ölüm hızı 12,90. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 73, sağlık alt boyutunda 76. sırada yer alıyor.
RIHA: 10 bin kişiye 13,01 hekim, 2,40 diş hekimi, 4,11 eczacı, 20,70 hemşire, 4,83 ebe, 21,51 sağlık personeli ve 19,30 yatak düşüyor. Aile hekimi başına 3 bin 134 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 13,40 olan kentte, 5 yaş altı ölüm hızı 16,30’dur. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 79, sağlık alt boyutunda 77. sırada yer alıyor.
AGIRÎ: 10 bin kişiye 12,18 hekim, 2,46 diş hekimi, 3,10 eczacı, 19,19 hemşire, 6,06 ebe, 22,99 sağlık personeli ve 19,70 yatak düşüyor. Hekime başvuru sayısı 9,50. Aile hekimi başına 2 bin 716 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 11,80; 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 15,30. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 81, sağlık alt boyutunda 78. sırada yer alıyor.
COLEMÊRG: 10 bin kişiye 14,03 hekim, 2,59 diş hekimi, 2,16 eczacı, 20,66 hemşire, 5,78 ebe, 30,37 sağlık personeli ve 17,50 yatak düşüyor. Aile hekimi başına 3 bin 171 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 10,80; 5 yaş altı ölüm hızı yüzde 14,20. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 77, sağlık alt boyutunda 79. sırada yer alıyor.
ŞIRNEX: 10 bin kişiye 12 hekim, 2,08 diş hekimi, 3,12 eczacı, 17,54 hemşire, 4,52 ebe, 22,06 sağlık personeli ve 13 yatak düşüyor. Aile hekimi başına 3 bin 136 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 11,30 olan kentte, 5 yaş altı ölüm hızı 14,80’dir. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 78, sağlık boyutunda 80. sırada yer alıyor.
MÛŞ: 10 bin kişiye 12,54 hekim, 1,84 diş hekimi, 2,60 eczacı, 22,76 hemşire, 6,09 ebe, 25,57 sağlık personeli ve 19,20 yatak düşüyor. Kişi başı hekime başvuru sayısı 10,40 olan kentte, aile hekimi başına 2 bin 995 kişi düşüyor. Bebek ölüm hızı yüzde 11,20 olurken, 5 yaş altı ölüm hızı 14,30’dur. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde 80, sağlık alt boyutunda 81. sırada yer alıyor.
Eşitsizlik çok ciddi
Daha önce Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey'inde yer alan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Halis Yerlikaya, bölgesel eşitsizliğin giderek derinleştiğini belirtti. Bölgeler arası "inanılmaz bir eşitsizliğin" söz konusu olduğunu söyleyen Yerlikaya, şunları ifade etti: "Bu bütün sağlık göstergelerine yansıyor. Bebek ölüm hızı mesela bunların temel parametrelerinden biridir. Hekim başına düşen nüfus temel parametrelerinden biridir. Sağlığa erişim temel göstergelerinden biridir. Yani siz sağlık başlığında hangi parametreye bakarsanız bakın işte seçim gecelerinde televizyona yansıyan haritayı görüyoruz. Yani Kürdistan'ın illeri en geri planda. Mesela Şırnak, Muş, Bitlis, Bingöl... bütün bu iller, sağlık göstergeleri açısından en son sıralarda ve ciddi bir eşitsizlik söz konusu. Farklı bir dağılım söz konusu. Temel nedenlerden birisinin siyasal tercih olduğunu düşünüyorum." AMED
***
En düşük eğitim Agirî'de
Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da ortalama eğitim süresi 2025’te 9,6 yıl; sürenin en düşük olduğu il ise 7,6 yılla Agirî (Ağrı) oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) duyurduğu 2025 ulusal eğitim istatistiklerine göre; 25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008’de yüzde 13,5’ken 2025’te yüzde 45,6’ya ulaştı. Bu dönemde söz konusu yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezunu oranı yüzde 12,5’ten yüzde 50,3’e; erkeklerde yüzde 14,6’dan yüzde 41’e çıktı.
25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025’te 9,6 yıl oldu. Geçen yıl kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl olarak kaydedildi.
25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025’te en yüksek olduğu il, 10,9 yılla Türkiye'nin başkenti Ankara oldu. Başkenti sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yılla Agirî. Söz konusu ili Riha, Mûş ve Wan izledi. ANKARA