• Tek bir kadın kurumunun olmadığı Colemêrg'te bir yıl içerisinde 25 şüpheli kadın ölümü yaşandı. Son bir ay içinde 4 kadın katledildi.

 

Binevş Kadın Dayanışma Merkezi’nin kayyumlar tarafından kapatılmasından sonra tek bir kadın kurumunun olmadığı Colemêrg'te bir yıl içerisinde 25 şüpheli kadın ölümü yaşandı. MA’ya konuşan Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) Serfiraz Demirer, buna karşı mücadele ağını genişleteceklerini belirtirken, Avukat Leyla Ali Pur ise şiddet gören kadınların baroya başvurmaları çağrısında bulundu. 

Kayyum kurumu kapattı

Colemêrg'te son yıllarda onlarca kadın fuhuşa, sanal kumara, yoksulluğa ve intihara sürüklendi. Son 6 ay içinde 26 şüpheli ölüm yaşandı. Bunların 14’ü kadınlardan oluşurken, sadece bir yıl içinde 25 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Son bir ay içinde 4 kadın katledildi. 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)  Belediyesi döneminde açılan tek Kadın Dayanışma Merkezi olan Binevş Kadın Dayanışma Merkezi ise belediye atanan kayyumlar tarafından kapatıldı. 

Kadın kurumuna erkek atandı

Kayyum tarafından yönetilen Colemêrg Belediyesi bünyesinde çalışma yürüten Kadın Politikalar Müdürlüğüne ise erkek atandı. Kadın kurumunun bulunmadığı kentte, kadınların ulaşabilecekleri tek bir mekanizma ise yok. 

TJA aktivisti Serfiraz Demirer ve Colemêrg Barosu Kadın Hakları Merkezi başkanı Avukat Leyla Ali Pur, kentte kadınlar üzerinde yürütülen özel savaş politikaları ve artan şüpheli kadın ölümlerine dair değerlendirmelerde bulundu. 

Ciddi adımlar atılmalı

Kentte yaşanan şüpheli kadın ölümlerinin "intihar" denilerek sıradanlaştırılmaya çalışıldığını belirten Serfiraz Demirer, "Kadın katliamlarının gündemden düşürülmek istenmesi de özel savaş politikalarının bir parçasıdır. Cezasızlık politikaları bu şiddeti büyütüyor. Kadın katliamlarının son bulması için ciddi adımlar atılması gerekiyor" dedi. 

Güven alanları oluşturulmalı

Özel savaş politikalarına karşı mücadele ağını büyüteceklerini söyleyen Serfiraz Demirer,  kadınların kendilerini güvende hissedeceği alanlar oluşturacaklarını kaydetti. Serfiraz Demir, "Kadının yok sayıldığı değil, yaşamın merkezinde olduğu bir toplumsal model oluşturmak istiyoruz. Bu nedenle Colemêrg, Çelê, Şemzînan, Gever ve Rubarok’ta yaşayan tüm kadınları dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz" çağrısında bulundu. 

Kadınlar çıkmaza itiliyor

Kadın cinayetleri ve intihar süsü verilmiş ölümlerin en temel nedenlerinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ataerkil toplumsal yapı olduğunu belirten Leyla Ali Pur, "Erken yaşta ve zorla evliliklerin kadınları şiddet döngüsüne sürüklediğini ve kadınları çıkmazın içine ittiğini görüyoruz. Son altı ay içinde 14'ü kadın ve kız çocuğu olmak üzere toplam 26 şüpheli ölüm meydana geldi. Son iki ayda ise dört kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu kadınlardan biri Colemêrg merkezde, üçü ise Şemzînan'da katledildi” diye belirtti. 

Beş kişiden biri uyuşturcu bağımlısı

Kadınların karşı karşıya kaldıkları psikolojik ve dijital şiddetin farkında olmadıklarını ifade eden Leyla Ali Pur, "Özellikle uyuşturucuya erişimin son derece kolay hale geldiği Colemêrg'de her beş kişiden ikisinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu görüyoruz. Psikolojik, ekonomik, cinsel ve dijital şiddetin de kadınların yaşamını ağır biçimde etkilediği görülüyor. Kadınların telefonlarının kontrol edilmesi, aileleriyle görüştürülmemesi ya da sosyal medya hesaplarının denetlenmesinin de birer şiddet biçimidir" dedi.

Barolar destek sunuyor

Şiddet gören kadınların Colemêrg Barosu Kadın Hakları Merkezi'ne başvurmaları gerektiğini kaydeden Leyla Ali Pur, "Başvuran kadınlara hukuki haklarının anlatıldığını, gerekli durumlarda 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirlerinin uygulanması için destek sunuyoruz. Ekonomik durumu yetersiz olan kadınlara ücretsiz avukat görevlendiriyoruz. Fiziksel şiddet vakalarında ise ceza davalarının takip ediyoruz. Özellikle kadınların ve gençlerin hukuki ve psikolojik destek mekanizmalarına başvurmaktan çekinmemesi gerekiyor" şeklinde konuştu. COLEMÊRG