Erdoğan’ın milliyetçi ve şovenist Türklere hitap ederek, faşist çete gruplarına Kürtlere saldırının talimatını verdiğini kaydeden Sabri Ok, asıl seferberlik halinde olması gerekenin Kürtler ve dostları olması gerektiğini söyledi.

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok, ANF’nin sorularını yanıtladı. Çapsız bir Enver Paşa rolünü oynamak isteyen Erdoğan’ın Kürt halkına ve direnen demokratik güçlere karşı seferberlik ilan etmesinin şaşırtıcı olmadığını belirten Sabri Ok, tescilli bir faşist olan Erdoğan’ın zaten mevcut durumu açıkça itiraf ettiğini söyledi. 

Eğer yarın Türkiye’nin değişik kentlerinde sivil ve resmi faşist güçler Kürtlerin evlerine, işyerlerine saldırırlarsa, insanları katleder ve kaçırırsa bunun sorumlusunun Erdoğan olacağını vurgulayan Ok, “Erdoğan milliyetçi ve şovenist Türklere hitap etmektedir. Faşist çete gruplarına Kürtlere saldırının talimatını vermiştir. Erdoğan boşuna ‘İstiklal savaşında daha tehlikeli bir durumdayız’ dememektedir. Durum böyle tespit edilmişse mücadele yöntemlerini de buna göre geliştirecekleri açıktır” dedi.

 Sadece Kürt olmak yeterli

Sabri Ok, şöyle devam etti: “Halkımızı da bu konuda uyarıyoruz, dikkatli olmalıdırlar. Savunma tedbirlerini geliştirmeliler. Erdoğan zihniyetine göre belirttiğimiz bu faşist çete grupların hedefi olmak için sadece Kürt olmak yeterlidir. Kürtler bunu bilmelidir. Birlikteliklerini, örgütlülüklerini ve savunma tedbirlerini mutlaka geliştirmelidirler. Faşizme karşı ancak direnilir. Bunun için asıl seferberlik ilan etmesi gereken Kürtler ve dostlarıdır.”

İnsanlığın başına bela

Avrupa ve Amerika’nın tepkisini “sınırlı, ürkek ve oportünistçe” olarak değerlendiren Sabri Ok, Almanya, İtalya ve İspanya’da faşizmin ayak sesleri gelmeye başladığında gösterilen toleransı hatırlattı ve “Tarihten ders çıkarmalı” dedi. Ok, şunları söyledi: “Doğrudur Türkiye NATO üyesidir, önemli jeopolitik bir coğrafyadadır. AKP faşizmi ve Erdoğan diktatörlüğü bunu çok hoyratça ve çılgınca kullanmaktadır. Eğer bu faşist diktatörün önü alınmazsa sadece Kürtler için değil Ortadoğu halkları ve insanlık için bir bela haline geleceği kesindir. Avrupa değerleri bunu kabul etmemelidir.”

Suriye’deki varlığı herkes için tehdit

Rusya ile TC’nin Halep ve Bab konusunda anlaştıklarının görüldüğünü kaydeden Ok, Rusya’nın TC’ye karşı bu kadar tavizkar olmaması, özellikle de Türk devleti ile ilişkilerini Kürtler üzerinde geliştirmemesi gerektiğini vurguladı. Rusya’nın reel sosyalizmin Kürt politikasızlığından ders çıkarmasını beklediklerini ifade eden Ok, “Kürtler Ortadoğu’da en dinamik ve demokratik bir güçtürler. Kürtlersiz ne Ortadoğu yeniden dizayn edilebilir ne de Suriye. Bu her şeyden önce bir olgudur ve kabul edilmek durumundadır” dedi. 

Orta ve uzun vadede Türk ordusunun Suriye toprakları üzerindeki varlığının herkes için bir tehdit olacağının altını çizen Ok, şunlara işaret etti: “Belli ki Halep’te tahliye edilen Nusra ve diğer çeteleri ya İdlib ya da Bab’a yerleştirmek istenecektir. Türkiye’nin de buna önayak olduğu açıktır. Eğer böyle olursa savaş bu sefer İdlib’te şiddetlenecektir, Bab’da gelişecektir. 

Erdoğan’ın kompleksi kırılmalı

Bununla birlikte önümüzdeki süreçte Suriye’de siyasi ve diplomatik arayışların hız kazanacağı görülmektedir. Çözümün önündeki en büyük engel AKP devletinin işgalci politikaları ve Türk ordusunun Suriye’deki varlığıdır. Bunu ne Kürtler, ne Hıristiyanlar ve ne Araplar kabul eder. Erdoğan’ın Osmanlı kafası ile Arapları, Hıristiyanları ve Kürtleri yok sayan kompleksi kırılmadan ve Türk işgaline karşı her düzeyde ve sürekli bir mücadele verilmeden Suriye’de sorunların çözüme doğru evrilmesi oldukça zor görülmektedir.”  


HABER MERKEZİ