
Halk olarak tarih sahnesine yeniden çıkışı yaşayan Kürtler, yaşanan nesnel gelişmelerin yanısıra, tarihsel geçmiş ve gerçekliklerine ilişkin gün yüzüne çıkarılan yeni bilgilerle özgür bir tarih bilincine de kavuşuyor. Günümüze kadar yok sayılan ve egemen rejimler tarafından itibarsızlaştırılan bir halk iken, bu gün Kürtler, resmi tezlerle karartılan gerçekliklerini yeniden keşfediyor. Kendini, kendi gerçekliğini keşfettikçe de özgüven ve saygınlığını yeniden kazanıyor...
Araştırmacı Yazar Mehmet Bayrak’ın Kürdoloji çalışmaları, Kürt toplumundaki bu tarih bilinci ve toplumsal saygınlığın gelişmesine katkıda bulunan önemli çalışmalardır. Bayrak’ın, yasaklı koşullarda kırk yılı aşkın bir süredir aralıksız bir çaba ve emekle gün yüzüne çıkarabildiği ve Kürdoloji arşivine mal ettiği belge ve bilgiler aynı zamanda yeni ve daha detaylı araştırmalara da kaynak oluşturan birer rehber niteliğinde.
Bu arşivlik kaynak çalışmalardan biri de, 1993 yılında ilk basımı yapılan ‘Kürtler ve Ulusal-Demokratik Mücadeleleri’ adlı çalışmadır. Bu kitap, 20 yıl sonra, 2013 yılında yapılan ikinci basımıyla Kürt tarihi okuyucusuyla yeniden buluştu.
İlk baskının önsözünde, “bu topraklarda yaşayan halkların tarihlerinin yeniden yazılması gerektiği” vurgusunu yapan Mehmet Bayrak, 20 yıl sonra ikinci baskısı yapılan kitaba ilişkin, “hazırlarken Kürt sorunu ve Kürt tarihine bakışımın en belirgin olarak netleşttiği bir çalışma oldu” diyor.
Kitapta yer verilen çok sayıdaki gizli belge ve araştırma raporlarından, Türk devletinin, Kürt ve Kürdistan gerçeğini bir çok yönüyle Kürt aydınlardan daha iyi bildiği tespitine ulaşan Bayrak’ın, gizli belgelerden gözüne çarpan diğer bir konu ise, Kürtlerin hakları için daima demokratik mücadeleyi yeğlediği ancak, bu kanallar kapalı olduğu için hep silaha başvurmak zorunda kaldıkları tespitidir.
Kitapta yer alan ve Cumhuriyet dönemi Kürt tarihinin genel bir çerçevesini sunan gizli belge ve araştırma raporları, son yirmi yılda yapılan bir çok farklı Kürdoloji çalışmasına da kaynaklık etti.
Kürt ve Kürdistan gerçeğinin Kemalist rejim tarafından sistematik olarak nasıl karartıldığını ve yok edilmek istendiğini belgeleriyle açıkça ortaya koyan ‘Kürtler ve Ulusal-Demokratik Mücadeleleri’ kitabı, değişik kaynaklardan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna kadarki Kürt tarihine kısa bir hatırlatmada bulunduktan sonra, Cumhuriyet’le birlikte yürürlüğe sokulan ‘Türkleştirme’ politikaları ve Kürtlerin bu politikalara karşı tepkilerini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Kitapta, Hamidiye Alayları’ndan İttihat Terakki’nin Kürt politikasına, Sevr’den Lozan’a, Koçgiri direnişinden Cumhuriyet’in kuruluşuna, TC’nin resmi Kürt politikasının esaslarını belirleyen Şark Islahat Planı’ndan bu plan doğrultusunda hazırlanan Türkleştirme Raporu ve Türkleştirme Programı’na, Şeyh Said direnişinden Seyid Rıza’nın öncülük ettiği Dersim direnişine kadar; Kürt ve Kürdistan gerçekliğinin inkarı ve tarihten silinmesi süreci olarak gelişen döneme ilişkin resmi gizli belgeler, notlar, raporlar ve yazışmalar yer alıyor.
Özge Yayınları tarafından ikinci basımı yapılan ve 650 sayfadan oluşan ‘Kürtler ve Ulusal-Demokratik Mücadeleleri’ kitabı her Kürdün ve her tarih araştırmacısının evinde ve arşivinde mutlaka bulunması gereken önemli bir eser...
HALİL DALKILIÇ